28 Ekim 2020 , Çarşamba

Siyaset Üzerine Tespitler-2 Ne yapmalı?

Bir önceki yazımızda ülke siyaseti ve siyasetçileri üzerine değindiğimiz konularda merkezine toplumun tamamını almayan yönetim ve siyaset anlayışının ülke üzerinde hakim olduğu ve bunun toplumsal barış ve ilerlemenin önündeki en büyük engel olduğuna değinmiştik.

İletişim çağı olarak adlandırılan dönemde teknolojinin smart (Akıl-akıllı) teknoloji alanında göstermiş olduğu hızlı gelişim artık dünya genelinde her alanda kullanılır duruma erişti. Toplumun satın alma ve borçlanma gücü çerçevesinde karar vericileri olarak adlandırılan kesime teknoloji araçları üzerinden gerçekleştirdiğiniz iletişim ile erişme şansına sahip olabiliyor görünüyoruz. İş dünyası ve toplumun yukarıda tarif ettiğimiz kesimi akıllı teknolojik ürünleri bu yüzden kullanıyor ve yaygınlaşmasına hizmet ediyor.

Tabi bu teknoloji sayesinde artan cirolar, artan etkileşimler, artan beğeni ve paylaşım oranları yukarıda saydığımız kesimi büyük oranda memnun ediyor ve teknolojik hizmet ve iletişim alanına daha da fazla yatırım yapma, bütçe ayırma, vakit ayırma gibi sonuçlar doğuruyor.

Akıllı teknolojiler bir çok alanda iletişimi ve gelişimi artırıyor görünse de odağında ki lider kişi ve kurumların, yönetici kişi ve kurumların, idareci kişi ve kurumların toplumun geri kalanını ile arasındaki geleneksel iletişim ve organizasyonlarının git gide azalmasına ve etkileşimin düşmesine neden oluyor.

Konuyu fazla detaylandırmadan olayın toplum siyaseti kısmı ile ilgili tespit ve yapılması gerekenler kısmına değinmek istiyorum.

Teknolojik iletişim araçlarını merkezine alan kişi ve organizasyonlar erişemedikleri satın alma ve borçlanma gücü düşük olan toplum kesimlerine yerelde kendi bölgesinde söz sahibi olan ve o bölgede toplum üzerinde yaptırım gücü olan kişi, gurup ve yapılar üzerinden erişmek zorunda kalıyor. Masaya toplum temsilcileri ile değil, toplumu idare eden ve yönlendiren kesimle oturmak zorunda kalıyorlar. Bu şekilde elde edilen kazanımlar masaya oturduğunuz kişi ve yapıların çıkarları devam ettiği müddetçe devam ediyor. Bu nedenledir pazarlama ve pazarlık üzerine organize ettiğimiz bu yapılar içerisinde sosyal ve ekonomik gidişata teknoloji üzerinden eriştiğiniz kesim olumlu olumsuz tepki verirken satın alma ve borçlanma gücü düşük kesim büyük oranda tepkisiz kalıyor. Çünkü onların bölgesel Smart (Akıllı) lider ve yöneticileri çıkarları doğrultusunda ya sessiz kalıyor ya da sesini yükseltiyor.

Bir diğer bakış açısıyla teknolojik iletişim olanakları ile iletişim sağladığınız kesim daha fazla satın alarak ve borçlanarak büyümek isterken satın alma ve borçlanma gücü düşük olan kesim sadece günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek istiyor. Asgari düzeyde de olsa aile içerisinde bir kişinin işinin olması, alınan sosyal yardımlar bu kesimin ihtiyaçlarını karşılıyor görünüyor.

Yapılan son araştırmalar gösteriyor ki gerek devlet, gerek teknoloji ve iletişim şirketleri toplumun satın alma ve borçlanma gücü düşük kesimlerinin yaşadığı alanlara yeterli teknolojik yatırımı yapmıyor ve teknoloji iletişimi üzerinden bu kesimin etkilenmesini sağlayacak gelişimi desteklemiyorlar.

Siyaseten toplumun satınalma ve borçlanma gücü düşük olan kesimine nasıl erişeceğiz?

Siyasetçilerin bu konuda kararlı ve sık adım atamamalarının en büyük sebebi nereden başlayacaklarını bilememelerinden ve bulundukları organizasyon içerisinden kafalarını kaldıramamalarından kaynaklanıyor.

Merkezi yönetimin veya yerel yöneticilerin herhangi bir il, ilçe başkanı veya yönetimi ile hoş beş sohbet edebilmek ile o bölgenin tabanına erişebilmek arasında ki uçurumu kapatmasının yolu bölgeyi ziyaret değil, bölge siyasetçilerinin (Milletvekili, milletvekili adayları, belediye başkanı, belediye başkan adayları, meclis üyeleri, il, ilçe yöneticileri, parti üyelerini) siyaset politikaları çerçevesinde tam donanımlı hale getirip ortak bir hedef ile sahaya inmesini organize etmesi ile mümkün olabilir.

Donanımdan kastımız bugünkü çerçevede sadece gerçekler ve doğrular üzerine bilgi ve veri akışının topluma inecek siyasal kesime doğru dille aktarılmasıdır. Bu bilgi ve veriler geneli kapsadığı gibi yerelde elde edilecek bilgi ve verilerin kullanılması o bölge insanının günlük ve temel sorunlarına ulaşılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesine neden olacaktır. Yerel yöneticilerin kadro ve mali alanlarının darlığı bu bilgi ve verilerin toplanması önünde engel teşkil ettiğinden organizasyonun merkezi yönetim tarafından kurulması ve işletilmesi en doğru olanı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Merkezi yönetim organizasyonu merkeziyetçilik demek değil, tam tersine yerinden yönetim ve siyasetin geliştirilmesi ve toplum üzerinde sonuca evrilmesi noktasında bugünün siyasetinin temel ihtiyacıdır.

Bu şekilde merkezi yönetim organizasyonun kurulması eskimiş ve kalıplaşmış dar siyaset anlayışını merkezine alan siyasetçiler ile toplum siyasetçilerinin önemi ve farkını toplum içerisinde de parti örgütü içerisinde de daha net ortaya çıkartacak ve halkın iktidarı hedefine ulaşılmasını daha da hızlandıracaktır.

Bu şekilde merkezi yönetim organizasyonun kurulması parti örgütü içerisinde kendi organizasyonunu kurarak kişisel hedefleri çerçevesinde ilerleyenlerle, toplum siyaseti yaparak halkın iktidarı ile birlikte parti içerisinde görev ve sorumluluk alacak siyasetçilerin ortaya çıkmasına ve başarılı olmasına yol açacaktır. Nihayetinde toplum üzerinde kabul gören siyasetçi parti örgütü içerisinde zaten kabul görecektir.

Bu şekilde merkezi yönetim organizasyonun kurulması harekete geçirilen parti örgütü yönetim anlayışından, harekete geçen parti örgütü yönetim anlayışı modeline geçiş yapılarak hem yeni üyelerin kazanılmasının hem de pasif kalan, zorunda bırakılan yetkin üyelerin de bölge siyasetine katkı sunmasının önü açacaktır.

Bu şekilde bölgesel liderlerin, yöneticilerin ve idarecilerin oluşması ve ortaya çıkmasının da önü açılacaktır. Bu şekilde merkezi yönetim organizasyonunun kurulması toplumla teması artıracak ve konunun sadece asgari düzeyde bir iş veya alınan sosyal yardımlarla sınırlı olmadığını gösterecek ulusal bir harekete dönüşü tetikleyecek ve seçim sandığına da bunu mutlaka yansıtacaktır.

Bu şekilde merkezi yönetim organizasyonun kurulması kendini kurtarmak isteyenlerle geleceği kurmak isteyenler arasında ki farkı parti örgütü ve toplum içerisinde net bir şekilde ortaya çıkmasına sebep olacaktır.

Bu şekilde merkezi yönetim organizasyonun kurulması hayata karşı duruşu olmayanın net bir siyasal duruş sergileyemeyeceği gerçeğinden hareketle liyakati sistem mühendisliği olanların çoğalmasını ve toplumu harekete geçirmesini kaçınılmaz kılacaktır.

Devam edeceğiz…

PAYLAŞ:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir