Ahmet Şık: Tası Tarağı Toplayıp Gitmeyeceğiz - Kozmopolitik

 Ahmet Şık: Tası Tarağı Toplayıp Gitmeyeceğiz

69. Frankfurt Kitap Fuarı kapsamında verilen 'Cesur Gazetecilik' ödülü bu yıl Ahmet Şık'a verildi. Ödülü Ahmet Şık'ın tutukluluğu nedeniyle avukatı Can Atalay aldı.

Bu yıl 69. düzenlenen Frankfurt Kitap Fuarı kapsamında verilen 'Cesur Gazetecilik' ödülü, 30 Aralık 2016 tarihinden itibaren tutukluluğu devam eden Cumhuriyet muhabiri ve yazarı Ahmet Şık'a verildi. Ödülü, Ahmet Şık'ın adına, avukatı Can Atalay aldı.

'GAZETECİLERİN BASKIYA MARUZ KALMASININ UTANCINI TÜRKİYE'DEKİ SAHİPLERİNE BIRAKIYORUM'

Ahmet Şık, törene avukatı aracılığıyla gönderdiği mesajında "Gazetecilik yapmak/ hakikati dile getirmek ve düşüncelerini ifade etmekten dolayı tutsak edilmiş biri olarak; başka bir ülkede yine düşüncelerini ifade ettiği için tutsak edilmiş ve işkence görmüş Raif Bedevi adına verilen bu ödüle layık görülmek benim için gurur verici olmasının yanı sıra aynı zamanda can yakıcı… Bir gazetecinin, zaten görevi ve sorumluluğu olarak işini yapmaya çalışmasından ötürü baskıya maruz kalmasının utancını ise Türkiye’deki sahiplerine bırakıyorum" dedi.

'TASI TARAĞI TOPLAYIP GİTMEYECEĞİZ'

"Hakikat ve hakikati konuşanlar düşman ilan edilip yok edilmeye çalışılıyor" diyen Ahmet Şık'ın mesajı şöyle devam etti:

"Kendileriyle suç ortaklığı yapmayı reddeden medyayı kuşatıp, gördüğü hakikati anlatmakta ısrarcı davranmaya devam eden gazetecileri hapsettiler. Korkuyla hakim kılınan bir suskunlukla tüm ülke bir sessizlik sarmalına girince iktidarlarının kalıcı olacağı yanılgısına düştüler. Oysa ki, bir toplumun gerçek hayatı ve hakikati sustuklarında saklıdır. Çünkü sessizlikte daha fazla duyar insan. 'İnsan umutsuzluktan umut yaratandır' diyen usta Yaşar Kemal’e inanan bizlerin umudu var. Çünkü zulmün elindeyken direnmeyenler için yaşanılası bir hayat olmayacağını bilen bizler için, umut kendi gerçeğini yaratır. Ve umudun öfkesinden korkacak olanlar yalnızca suçlulardır. Evet, karanlığın gölgesinin daha da koyulaştığı, karamsarlığın yaygınlaşıp daha da derinleştiği zamanlar. Hiçbir şeyin iyi olamayacağını düşündürten zamanlar… Tası tarağı toplayıp gitmeyeceğiz. Çünkü biz buradayız ve varız. Var kalmaya devam edeceğiz. Türkiye bizim evimiz. Hayatımız. Geçmişimiz. Barış, hak, hukuk, adalet ve eşitliğin hakim olduğu geleceğimiz."

'DENİZİ GÖRMEK İSTİYORUM'

Kitap fuarında, Türkiye'de cezaevinde bulunan gazetecilerle ilgili dayanışma etkinlikleri düzenlenecek. 'Denizi görmek istiyoruz' (Wir wollen das Meer sehen) başlığı altında düzenlenen Deniz Yücel ve Türkiye'de hapiste olan diğer gazetecilerle dayanışma amaçlı etkinliklere Daniel Cohn Bendit gibi tanınmış isimler de katılıyor.

AÇILIŞA MACRON VE MERKEL KATILACAK

Bianet'in aktardığına göre, Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı bu akşam Onur Konuğu Fransa'nın Cumharbaşkanı Emanuel Macron ve Federal Almanya Başbakanı Angela Merkel'in de katılacağı bir törenle açılacak.

Dünyanın 106 ülkesinden, büyük çoğunluğu yayınevleri olmak üzere yayıncılık sektörünün çeşitli alanlarından toplam 7 bin 150 kurumun kendi standlarını açarak katılacağı fuar, 15 Ekim Pazar gününe kadar sürecek. Yarından itibaren üç gün boyunca yayın dünyasından misafirlere, son iki gün de halka açık olacak fuarı, beş gün içinde toplam 280 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuarın önceki yıllara göre çok daha yoğun güvenlik önemleri altında gececeği öğrenildi.

Fuar boyunca Avrupa'nın finans merkezi Frankfurt, yüzlerce kültürel, sanatsal, toplumsal, siyasal içerikli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Fuarda düzenlenecek törenlerle yayıncılık dünyasının çeşitli alanlarını kapsayan ödüller sahiplerini bulacak.