AKP Sadece Kendisine Demokrasi ve Özgürlük İstiyor - Kozmopolitik

 AKP Sadece Kendisine Demokrasi ve Özgürlük İstiyor

Dün gece 03.30'a dek Anayasa Komisyonu'nda görüşmeleri devam eden TBMM İçtüzük Değişikliği Teklifi'ne ilişkin bir konuşma yapan CHP İstanbul Milletvekili Didem ENGİN, AKP’nin 2002 yılında demokrasi ve özgürlük söylemleri ile iktidara geldiğini hatırlatarak "Ancak bugün 15 yıllık tek başına iktidarının sonunda sadece kendi partisine demokrasi, sadece kendi partisine özgürlük isteyen, milli birlik ve beraberliğimizi yok edici söylemleri sürekli olarak yineleyen, toplumumuzdaki kutuplaşmadan beslenen ve kendi parti görüşleriyle aynı şekilde düşünmeyen tüm vatandaşlarımızı dışlayan, terörist ilan eden bir siyasi iktidara dönüşmüştür" dedi.

AKP ve MHP tarafından getirilen İçtüzük Değişikliği Teklifi'nin ülkemizde demokratikleşmenin, çoğulculuk, katılımcılık ve uzlaşma kültürünün nasıl geriye gittiğinin çok bariz bir örneği olduğunu söyleyen Didem ENGİN, "Son Anayasa değişikliğiyle, Olağanüstü Hal sürecinde, kuvvetler ayrılığını yok eden, hukuk devleti ilkesini temelden zedeleyen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni işlevsiz hale getiren bir teklifle, 'Evet' çıkması için devletin tüm imkânlarının sınırsızca iktidar partisi tarafından kullanıldığı, eşit ve adil olmayan koşullarda yürütülen ve Yüksek Seçim Kurulu’nun kanuna açıkça aykırı bir şekilde mühürsüz oy pusulalarını geçerli sayarak dünyada eşi benzeri görülmemiş bir karar almasıyla, bir parti devletine dönüştürülen ülkemiz, muhalefet partileri milletvekillerinin konuşmalarından, halkımızın sorunlarını Meclis’e taşımalarından, önerge sunmalarından bile rahatsız olan bir iktidar partisi tarafından yönetiliyor" dedi.

AKP SADECE KENDİSİNE DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK İSTİYOR!
AKP'nin 2002 yılında demokrasi ve özgürlük söylemleriyle iktidara geldiğini hatırlatan Didem ENGİN, "AKP, 15 yıllık tek başına iktidarının sonucunda sadece kendi partisine demokrasi, sadece kendi partisine özgürlük isteyen, milli birlik ve beraberliğimizi yok edici söylemleri sürekli olarak yineleyen, toplumumuzdaki kutuplaşmadan beslenen ve kendi parti görüşleriyle aynı şekilde düşünmeyen tüm vatandaşlarımızı dışlayan, terörist ilan eden bir siyasi iktidara dönüşmüştür. Hâlbuki ülkemizin her zamankinden daha fazla birliğe, beraberliğe, uzlaşma kültürünün gelişmesine, düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı duyulmasına ihtiyacı vardır" diyerek sözlerini sürdürdü.

“MECLİS’TE ÇOĞUNLUĞA SAHİBİM, HER İSTEDİĞİMİ YAPARIM!”
2017 Türkiye'sinin milletin vekillerinin ülkemizdeki sorunları, önerileriyle birlikte Meclis’e taşımasından rahatsızlık duyan bir iktidar tarafından yönetildiğini söyleyen Didem ENGİN, "Bu İç Tüzük değişikliği, 'Meclis’te çoğunluğa sahibim, her istediğimi yaparım' anlayışının bir tezahürüdür. Milletin iradesini temsil eden milletvekillerinin yürütmeyi denetleme yetkisini yok ederek, Meclis’i tamamen işlevsiz hale dönüştürmeyi amaçlamaktadır" eleştirisinde bulundu.

KENDİNE GÜVENEN BİR İKTİDAR PARTİSİ MİLLETİN VEKİLLLERİNİN KONUŞMASINDAN RAHATSIZLIK DUYMAMALI!
Didem ENGİN, İçtüzük Değişikliği Teklifi'nin iktidar partisinin Meclis’te kendi belirlediği gündemin dışında başka konuların konuşulmasına yönelik tahammülsüzlüğünün bir göstergesi olduğunu vurgulayarak "Hâlbuki kendine güvenen bir iktidar partisinin Meclis’te milletin vekillerinin konuşmasından rahatsızlık duymaması gerekir! Bugüne kadar muhalefet partileri milletvekilleri olarak getirdiğimiz araştırma önergelerin tamamı, halkımızın yoğun tepkisi sonrasında kabul etmek mecburiyetinde kaldıklarınız dışındakiler, tamamen AKP tarafından reddedildi. Genel Kurul’da muhalefet milletvekillerinin önergeleri ve kanun teklifleri düzgün bir şekilde incelenmeden, araştırılmadan, otomatik bir refleksle AKP tarafından hep reddedildi" dedi.

Genel Kurul çalışmalarına düzenli olarak katılan birkaç milletvekili dışında iktidar partisinin çoğu milletvekilinin Genel Kurul çalışmalarına katılmayıp konuşmaları dinlemediğini ve sadece oy verme zamanı gelince Genel Kurul’a girip oy kullanıp tekrar çıktığını hatırlatan Didem ENGİN, "Şimdi komisyona getirilen İç Tüzük değişikliğiyle ise, 'Nasıl olsa bu önergeleri reddedeceğiz, konuşma sürelerini de kısıtlayalım' diye bir yaklaşım söz konusu" dedi.

AKP YASAMA FAALİYETİNİ MADDİYAT İLE TEHDİT ETMEK İSTİYOR
Milletin vekillerinin söz haklarını kısıtlayan, usul tartışmalarına sınırlama koyan, yoklama istemini sınırlandıran maddelere ek olarak, teklifin başka sorunlu maddeler de içerdiğini hatırlatan Didem ENGİN, "Örneğin bir milletvekiline veya bakana kendisine ait olan bir beyanın düzeltilmesini yazılı olarak yapabilme imkânı verilmesi gibi, hâlbuki bu düzeltmenin suistimale mahal vermeyecek şekilde sözlü olarak Genel Kurul’da yapılması ve halkımızla paylaşılmasıdır doğru olan. Ayrıca teklifte yer alan, aylık ödenek ve yolluktan kesinti yapılması cezası ile milletin vekillerini disipline etme çabası, iktidar partisinin yasamaya olan çarpık bakışının bir göstergesidir. Yasama faaliyetinin maddiyat ile tehdit edilmesi kabul edilebilir bir tutum olmadığı gibi Meclis’in saygınlığını da zedelemektedir" ifadelerini kullandı.

Didem ENGİN, İçtüzük Değişikliği Teklifi'nin, muhalefetin iktidarı denetleme görevini daha etkin yapabilmesine olanak tanıyan tek bir madde içermediğini söyleyerek "Tüm maddeler konuşma sürelerini azaltmaya ya da muhalefetin denetim yetkilerini sınırlamaya yönelik düzenlemeler" diye konuştu.

BU TEKLİF DEMOKRASİMİZİ GERİYE GÖTÜRÜR
9 Temmuz'da gerçekleştirilen Adalet Mitingi'ne de değinen Didem ENGİN, "9 Temmuz’da 'Hak, Hukuk, Adalet' isteyen milyonlar Maltepe’de bir araya geldi. Siyasi görüşü ve dünyaya bakışı birbirinden farklı milyonlarca kişinin ortak beklentisi olan 'Hak, Hukuk, Adalet' talebini komisyondaki tüm milletvekillerine hatırlatıyor, demokrasimizi geriye götüren ve Anayasa’mıza aykırılık teşkil eden bu teklifin geri çekilmesi talebimizi yineliyorum" sözleri ile konuşmasını tamamladı.