Amerika, AKP Eliyle Türk Erkeğini Kısırlaştırıyor - Kozmopolitik

 Amerika, AKP Eliyle Türk Erkeğini Kısırlaştırıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kayseri Milletvekili Çetin Arık, son yıllarda erkeklerde kısırlığın arttığına dikkat çekerek, çarpıcı bir iddia da bulundu. Kısırlığın araştırması için verdiği önerge üzerinde konuşan Arık, şeker fabrikalarının satışına da tepki göstererek, “Amerika, AKP Hükümeti eliyle Türk erkeğini kısırlaştırıyor” diye konuştu.

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, son yıllarda erkeklerde kısırlığın arttığına dikkat çekerek 4 Ekim 2017 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na verdiği Araştırma Önergesi, meclis genel kurulunda gündeme alındı. Araştırma Önergesi üzerinde konuşan Arık, son 15 yılda erkeklerde kısırlığın artığına dikkat çekerek, “Peki, AKP iktidarı döneminde erkeklerdeki kısırlık neden bu kadar artmıştır? Aslında, kısırlığın başlıca nedenlerine baktığımızda bu sorunun cevabını da görüyoruz. Stres, insülin direnci, diyabet, obezite, GDO'lu gıdalar, sigara, alkol, çevre kirliliği, uyuşturucu madde kullanımı, varikosel, testis tümörleri, inmemiş testis vesaire kısırlığın başlıca nedenleridir. Bunların hepsi de AKP iktidarı döneminde artış göstermiştir. Şimdi, beyler, beni iyi dinleyin: Amerika, AKP Hükûmeti eliyle Türk erkeğini kısırlaştırıyor. Evet, yanlış duymadınız, Amerika, AKP Hükûmeti eliyle Türk erkeğini kısırlaştırıyor. İşte, son günlerde millî ve yerli olan şeker fabrikalarının satılma kararı ve nişasta bazlı şekerin kotasının artırılması da Türk erkeğini kısırlaştırma projesinin bir parçasıdır. ‘Şeker fabrikalarının satılmasıyla kısırlığın ne ilgisi var?’ diye sorabilirsiniz. Ben size açıklayayım sayın milletvekilleri: Nişasta bazlı şeker ne demek, pancar şekerinden farkı nedir? İnsanlar hangi şekeri tüketirlerse tüketsin karaciğer o şekeri ayrıştırır ve metabolizma bunların içinden glikozu kullanır. Glikoz vücudun enerji kaynağıdır. Vücutta enerji oluşabilmesi için glikozun hücre içine girmesi ve hücre tarafından yakılması gerekir. Glikozun hücre içine girebilmesi için de pankreasın insülin hormonu salgılaması gerekir. İnsülin hormonu hücrenin kapısını açar, hücreye giren glikoz da yakılarak enerjiye dönüştürülür. Nişasta bazlı şekerde ise izoglikoz vardır. Nedir izoglikoz? İzoglikoz, metabolizmanın kullandığı glikozun izomeridir yani glikozun tersten bir kopyasıdır. Metabolizma glikozun tersten kopyası olan izoglikozu tanımadığı için insülin hormonu salgılayamamaktadır. Biz bu duruma insülin direnci diyoruz ki bu durum da kısırlığın en önemli nedenlerinden biridir. Vücut izoglikozu kullanamadığı, şeker ihtiyacını karşılayamadığı için sürekli yeme ihtiyacı devam eder. Bu da neye neden olur? Obeziteye. Obezite neye neden olur? Kısırlığa neden olur. İnsülin hormonu salgılanamayınca izoglikoz hücre içine giremediği için kanımızda birikip diyabete yani şeker hastalığına neden olmaktadır” dedi.

CARGİLL AŞKINIZ NEREDEN GELİYOR
Kısırlığın bir diğer nedenlerinin şeker hastalığı ve hava kirliliği olduğunu belirten Arık, şeker fabrikalarının kapatılmasıyla sorunun daha da artacağını ifade eden Arık, AKP hükümetinin Cargill çalıştığını belirtti. Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Şeker pancarı aynı büyüklükteki orman alanlarından 3 kat daha fazla oksijen üretiyor. Siz Eskişehir'de olduğu gibi halkın sağlığıyla oynamaya, termik santralleri yapmaya devam edin. Ben bu milletin bir ferdi olarak gerçekten çok merak ediyorum, bu Amerika sevdanız, Cargill aşkınız nereden geliyor Allah aşkına? Çoğu Avrupa ülkeleri nişasta bazlı şekeri yasaklamış, en fazla yüzde 2,5 kota vermişken bizim millî ve yerli Hükûmetimiz neden şeker fabrikalarını kapatıp da nişasta bazlı şekerin kotasını yüzde 15'e çıkarmış? Amerika bir taraftan ürününü satıp kâr ediyor, diğer taraftan da vatandaşımızın sağlığını bozarak şeker ilacını, kanser ilacını, kısırlık ilacını satarak kâr ediyor hem de Türk milletinin soyunu kurutuyor. Bugün vatandaşımız kısırlık ilacını alabilmek için tarlasını, ahırındaki hayvanını, evini satmak zorunda kalıyor. Ben, buradan vatandaşlarımızı uyarıyorum: Eğer çocuk sahibi olmak istiyorsanız, neslinizin devam etmesini istiyorsanız...Türk milletinin nesli devam etsin diyorsanız, daha düne kadar birbirlerine idam ipi atanların, birinin yüzde 50'yi, diğerinin yüzde 10'u bulamama korkusuyla birbirine can simidi gibi sarıldıkları sözde cumhur ittifakına, aslında al gülüm, ver gülüm ittifakına, koltuk ittifakına, kirli ittifaka itibar etmeyin, oy vermeyin; benden söylemesi.”