Atatürk ve Sanat - Kozmopolitik

 Atatürk ve Sanat

Mustafa Kemal Atatürk, döneminin koşulları gereği savaş alanında verdiği mücadele ve yaptığı önderlik ile çok iyi bir komutan ve lider olabilmiş, bize bu günleri kazandırmış bir askerdi. Ancak üstlendiği bütün vazifeleri layığı ile yerine getirmekle kalmamış sanat alanında da yaptığı yenilikler ve çalışmalar ile sanat ve sanatçı için iyi bir destekçi olmuştur. Türk toplumunun çağdaş bir medeniyet olabilmesi adına sanat alanında ciddi somut adımlar da atmıştır.

Atatürk, Osmanlı döneminden kalma Sanayii Nefise Mektebini, Güzel Sanatlar Akademisi haline getirmiştir. Burada yetişen bir çok öğrenciyi kendilerini geliştirmeleri için Avrupa’ya göndermiştir. Cemal Reşit Bey, Ulvi Cemal Erkin, Adnan Saygun gibi sanatçılar bunlardan bazılarıdır.

Atatürk, Cemal Reşit Bey’e ilk konservatuarı kurdururken, Adnan Saygun’u ise ilk Türk operasının hazırlanması için görevlendirmiştir. Cumhuriyet öncesi ve sonrası sanatsal çalışmaların aynı çatı altında toplanması adına 1937’de Dolmabahçe Sarayı’nın veliaht dairesini Resim ve Heykel Müzesi haline getirmiştir. Atatürk Cumhuriyet’in ikinci yılında müzik öğretmeni yetiştirmek amacıyla Musiki Muallim Mektebi’ni açtırmıştır. Aynı zamanda bu çalışmaların profesyonelce yürümesi için ünlü müzisyen Paul Hindemith’ten Türkiye’deki müzik kurumlarının durumları hakkında bir rapor hazırlaması için destek almıştır. 1933 yılının Ekim ayında ise Ankara’da düzenlenen İnkılap Sergisi, Cumhuriyet döneminin ilk 10 yılına ilişkin gelişmelerin sanatsal yansıması niteliğindedir.

Sanat adına attığı bu somut adımların yanı sıra Atatürk katıldığı sohbetlerde, kürsüde ki konuşmalarında ve her fırsatta sanatın, ülkenin çağdaşlık seviyesi için en büyük gösterge olduğunu, sanatın ve sanatçının çok kıymetli olduğunu dile getirmiştir. Sanatçıya verdiği önemi “Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız.” sözüyle anlayabiliriz. Tabi sanatın birçok dalının yanında müziğin Atatürk için ayrı bir önemi vardı. Hem müziğin milli kültürümüz adına önemi hem de Atatürk’ün müziğe olan ilgisi sebebiyle müzik ile ilgili de kıymetli sözler söylemiş ve müziğe önem vermiştir. "Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar, insan değildirler. Eğer söz konusu olan hayat insan hayatı ise müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat zaten mevcut değildir: Müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir." der Atatürk müziğin ne denli değerli bir sanat olduğunu belirtmek için.

“Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”

Haber:Ali Kandemir