Burkay Düzce: 23 Haziran’da Mazbatayı Gençlik Alacak - Kozmopolitik

 Burkay Düzce: 23 Haziran’da Mazbatayı Gençlik Alacak

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı Burkay Düzce ile YSK'nın İstanbul seçimlerinin tekrarlanması kararını ve 23 Haziran seçimlerine kadar CHP Gençlik kollarının nasıl bir kampanya yürüteceğini kozmopolitik.com.tr editörü Ayşegül Kaplan'a değerlendirdi.

31 Mart seçimlerini az bir farkla CHP adayı Ekrem İmamoğlu kazandı ancak daha sonraki süreçte YSK, İstanbul seçiminin tekrarlanmasına karar verdi. Bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bunun ismini çok açık net koymak gerekiyor. Bu bir sivil darbedir. Seçimi kazandığı ortada olan bir ismin elinden gerekçeleri çok komik olan bir şekilde mazbatasını geri alıyorsunuz. Eğer durum sandık kurullarında devlet memurlarının olmamasıysa, bu YSK’nın bir hatasıdır. Faturası halka kesilemez. Bu seçim kararıyla hem kurdaki dalgalanma, hem istenen seçimsiz icraat döneminin geciktirilmesi, hem Ekrem başkanın İstanbul’a yapacağı önemli çalışmalara başlayamaması ve son olarak da halkın bir seçim gerginliğini daha yaşaması gibi pek çok bedel sadece 16 milyon İstanbulluya değil, 82 milyona ödetiliyor. 2017’de referandumda ve bu seçimde Bursa Kemalpaşa’da YSK aldığı kararla sandık kurullarındaki hatalarından halkın kullandığı oyun önüne geçmemesi gerektiği kararını verdi. İBB seçimlerinde ise bu kararıyla çelişip bu hukuk katliamına sebebiyet verdi. AKP, itirazında 123 sandık ve 40 000 oyda şaibe
olduğunu, oy sayım döküm çetelelerinde problemler olduğunu söylüyor. Pek çok sandık tekrar sayıldı, bunları da sayarak bu iş çözülebilirdi; ancak seçimin sonucu aleyhlerine olunca hedef suyu bulandırabildikleri kadar bulandırmaktı. Bu seçim iptalinin tek bir ‘acaba dedirten’ bile sebebi yoktur.

Ekrem İmamoğlu'nun saha çalışmalarında gençlerin ön planda olduğunu görüyoruz. Sizce bu son yıllarda gençlerin siyasetten uzaklaştığı iddiasını tersine döndüğü anlamına geliyor mu?

Öncelikle Ekrem İmamoğlu genç bir başkan hem ruhen hem de fiziksel olarak, pili dolu ve enerjisi yüksek. Seçim zaferimizin arkasında olan en büyük neden gençliğinin verdiği dinamizm ile yerel yönetim tecrübesinin sakinliğini bir araya getirmesiydi. Gençlik aslında kendileriyle doğru iletişimin sağlanmasını bekliyor. Ekrem başkanda halkın sorunlarını bilen ve toplumunu tanıyan bir siyasetçi olarak tüm samimiyetle gençlere seslendi. Projelerin büyük kısmı gençliğin sorunlarına yönelik oldu gerek sosyal gerek ekonomik gerekse kültürel olarak. Ayrıca gençliğin siyasetten uzaklaştığı iddiasını pek doğru bulmuyorum. Düşünün ki 12 Eylül Askeri Darbesinin ardından sürekli ebeveynleri tarafından aman siyasete girme aman bu işlere karışma nasihatleriyle büyüyen bir kuşak yetişti. Bu kuşağın 90 doğumlu kardeşleri her şeye rağmen farkında olmadan 2013 yılının haziran ayında gezi direnişini örgütleyip yaşattılar.
Belli bir siyasi yapıya kayıtlı olmasalarda en temel hakları ve özgürlükleri için mücadele etmekten geri durmadılar. Kindar nesil yetiştirme çabalarına karşın bir arada yaşama arzularını diri tuttular. Son olarak 24 Haziran cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gerek sosyal medyada gerekse saha çalışmalarında gençler önemli bir özne oldular ancak sonuçların ardından ciddi bir hayal kırıklığına uğradılar. 31 Mart’ta ise daha önceden yaşanan sıkıntılara rağmen hem Ekrem Başkanın kampanyasında hem de sandıkta ciddi anlamda görev alarak sahaya daha inançlı ve daha organize bir şekilde indiler. 17 gün süren ve demokrasi ayıbı haline getirilen oy sayım sürecinde uyumadan çuvalların başında nöbet tutarak iradelerinin takipçisi oldular.
Mazbatayı alacağımıza inandılar ve netice olarakta aldık. Şimdi de hiç şüphemiz yok 23 Haziran’da da mazbatayı gençlik alacak!

Mart ayında genç işsiz oranı yüzde 26.7 olarak açıklanmıştı. Sizce seçimlerin yenilenme kararı ekonomiye ve genç işsiz oranına etkisi nasıl oldu? Bir etkisi oldu mu?
Tabi seçim kararıyla beraber ortaya çıkan veriler henüz bize ulaşmış değil, ama olası sonuçları
öngörebiliyoruz. Artık sağır sultan duydu. Ekonomiyi düzeltmek istiyorsanız, seçimlerin zamanında yapıldığı, hukuk işlediği, kuralların herkese adil uygulandığı bir ülke olmanız gerekiyor. Her şeyden önce iktidarı halka saygıyla devredebilmeniz gerekiyor. Bu seçim iptali bütün bu algıların daha kötüleşmesine, yerli veya yabancı tüm yatırımcıların kendilerini geri tutmalarına sebebiyet veriyor. Ülkemizin üretime, kalkınmaya yapması gereken yatırımlar ne yazık ki devlet imkanlarının hoyratça kullanılmasıyla iktidarın seçim çalışmalarına gidiyor. Önümüzdeki en dikkat çekici verici 31 Mart’tan bu yana oluşturulan anlamsız belirsizlikle paramızın sürekli değer kaybetmesi. Dövizle borcu yüksek bir ülke olarak kur her
yükseldiğinde fakirleşiyoruz. Bu tablodan genç işsizliğinin azalmasını değil, ne yazık ki yükselmesini bekleyebiliriz.

Canan Kaftancıoğlu ile birlikte çalışıyorsunuz. Kendisi İstanbul seçiminin kazanılmasının mimarlarından. Gençlere yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?

Canan Başkanımız göreve geldiği andan itibaren İstanbul’u kazanacağımıza inandı ve bu inancımı tüm örgütlere hissettirerek örgütlerimizin inancının daha da harmanlanmasını sağladı.
İstanbul’dan geldiler İstanbul’dan gidecekler bence unutulmaması gereken ve tüm hikayenin başladığı tarihi bir söz. Netice itibariyle bu sözle başlayan mücadele İstanbul’da rantın ve talanın iktidarına kaybettirerek kent ve toplum menfaatini düşünenlerin kazanmasını sağladı.
Bunda en büyük etken kusursuzluğu ve işini takip etmeyi gündelik yaşamının bir parçası yapmış olan süreklilik ve titiz çalışmayı ilke haline getirmiş olan kimi zaman bir eğitimci azarı gösteren kimi zaman da anne şefkati gösteren bir kadın lidere sahip olmak diyebilirim.

Türkiye'de yaşanan beyin göçünün önemli bir kısmı genç nüfustan gerçekleşiyor. Sizce CHP bu durumun önüne geçebilecek bir kapı olabilir mi?

Beyin göçü dediğimiz olay, nitelikli insanlarımızın yapmak istediklerini bu ülkede üretecek zemini bulamamasından kaynaklanıyor. Bugün genç bilim insanlarımız, mühendislerimizi her şeyden önce özgürce yazıp çizemiyorlar. Akademi üzerindeki baskı ortada. Koskoca profesörler üniversitelerindeki rektörleri bile seçmeye layık görülmüyor. Atılan bir siyasi analiz tweeti bile sabah kapınızda polisleri bulmanıza sebebiyet verebiliyor. İnovasyon ve ar-ge yapmak isteyen gençler aradıkları teşvikleri bulamıyorlar. Üniversite ve araştırmak enstitülerinde ya düşük maaşlarla mezun öğrenci statüsünde kendilerini geliştiriyorlar ya da pes ediyorlar. Doktoralarını aldıktan sonra ise verimli olabilecekleri kurumlarda kadro bulabilmeleri, kadrolarda liyakate bakılmaması sebebiyle gençlere ihtimal dahili gelmiyor.
Biz hem önceki genel seçimlerde orta gelir tuzağı ve endüstri 4.0’ı öne çıkarmamızla, hem de Ekrem başkanımızın yerelde gençlerimizden yararlanabilmesi için girişimcilik merkezleri kurma vaatleriyle bu kitleye önemli vaatlerde bulunuyoruz. Gençlerimizin yurt dışında doktora eğitimlerini alıp sonra kazandıkları tecrübelerle Türkiye’mizde önemli çalışmaları yapmasının da projelerinden önceki seçimlerde bahsettik. Her şeyden önce muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için bilim ve teknolojide taklit eden değil üreten bir ülke olmamız gerekir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye’nin parlak gençlerine tarih boyunca umut olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.

23 Haziran'a İstanbul gençlik kolları nasıl hazırlanacak? 31 Mart seçimlerinden farklı bir yol izleyecek misiniz?
Şu anki durumumuz seçim stratejimiz ve söylemimizde bir değişiklik olmayacağı yönünde. Sadece şunu özenle vurgulayacağız. Ekrem İmamoğlu bir yerel seçimdeki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayımızdı, şu an adaletsiz bir şekilde tekrarlanan seçimde seçilmiş bir İBB Başkanı sıfatıyla bu oylamaya yeniden katılıyor. 31 Mart’taki seçim iptalinin neden haksız ve hukuksuz olduğunu 16 milyon İstanbulluya anlatmamız gerekiyor. İstanbul’la ilgili bütün inandıklarımızın yanına bunu da eklememiz büyük bir önem arz ediyor. Gençlik kollarımız yine sokaklarda olacak. Halkımıza ve özellikle İstanbul gençliğine Ekrem başkanımızın vaatlerini anlatacak. Çoktan gerekli çalışmaları başlattığı öğrenciye 50 TL aylık akbil vaadini, girişimcilik merkezlerini, Saraçhane kütüphanesini, 150 000 kişiye iş bulunacağını, 10 000 öğrenciye konaklama imkanı verileceğini, 75 000 öğrenciye karşılıksız 400 TL burs verileceği gibi önemli vaatlerini bir kez daha halkımıza taşıyacağız. Yine geceleri pankartsa pankart, bayraksa bayrak tüm saha çalışmalarını eksiksiz yerine getireceğiz.