CHP, İç Tüzük Değişikliğine Şerh Koydu - Kozmopolitik

 CHP, İç Tüzük Değişikliğine Şerh Koydu

CHP, TBMM İç Tüzük değişiklik teklifine 17 sayfalık muhalefet şerhi koydu. Komisyon Başkanlığı'na sunulan şerhte değişikliğin "Özü itibariyle OHAL KHK'sı niteliğinde" olduğu vurgulandı.

CHP'li Anayasa Komisyonu üyeleri Bülent Tezcan, Muharrem Erkek, Murat Emir, Uğur Bayraktutan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Akın Üstündağ tarafından TBMM Başkanlığı'na hazırlanan şerhte, "Özü itibariyle bu teklif, iç tüzük değişikliği değil; OHAL KHK'sı niteliğindedir. KHK gibi yürürlüğe konulmuyor olması, onun bu özelliğini ortadan kaldırmaz" denildi.

Şerhte, iç tüzük değişikliğinin 'parlamento hukukumuzun gelişmesine darbe niteliğinde” olduğu belirtilirken, "İç tüzük değişikliği teklifi dayatmacı yöntemle hazırlanmış, uzlaşmadan uzak, konunun uzmanlarının görüşlerine başvurulmadan kapalı kapılar ardında iki parti temsilcileri tarafından hazırlanmıştır" ifadelerine yer verildi.

Bahsi geçen TBMM İçtüzüğü teklifinin birçok açıdan Anayasa’ya aykırılık taşıdığı belirtilen şerhte şu açıklamalara yer verildi:

"Anayasa’nın başlangıç hükümleriyle birlikte; Cumhuriyetin nitelikleri başlıklı 2’nci, Egemenlik başlıklı 6’ncı, Yasama yetkisi başlıklı 7’nci, Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü başlıklı 11’inci, Düşünce ve kanaat hürriyeti başlıklı 25’inci, Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları başlıklı 67’nci, Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma başlıklı 68’inci, Yasama dokunulmazlığı başlıklı 83’üncü, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri başlıklı 87’nci, İçtüzük, siyasi parti gurupları ve kolluk işleri başlıklı 95’inci, Toplantı ve karar yeter sayısı başlıklı 96’ncı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları başlıklı 98’inci maddelerine açıkça aykırılık taşımaktadır. Getirilen İçtüzük değişikliği teklifi Milletvekillerinin söz haklarını kısıtlayarak demokrasiye, ifade özgürlüğüne, siyasi partilerin kuruluş amaçlarının gerçekleşmesine aykırıdır. Ayrıca yasama yetkisinin kısıtlanmasına ve dolayısıyla egemenliğin temsilciler aracılığıyla kullanılamamasına, TBMM’nin görev ve yetkilerinin yerine getirilememesine, Milletvekillerinin ve kamuoyunun bilgi edinme yollarının daraltılmasına neden olmaktadır. Bunlar, Anayasa’ya aykırılığı doğurmaktadır."