CHP İstanbul İl Gençlik Kolu Başkanı Burkay Düzce İle Genç İşsizliği ve Kent Yoksulluğu Üzerine Konuştuk - Kozmopolitik

 CHP İstanbul İl Gençlik Kolu Başkanı Burkay Düzce İle Genç İşsizliği ve Kent Yoksulluğu Üzerine Konuştuk

CHP İstanbul İl Gençlik Kolu Başkanı Burkay Düzce ile Türkiye'deki genç işsizliği ve kent yoksulluğunun son yıllardaki artışını ve bu artışın toplum ve AKP rejimi üzerindeki etkilirini kozmopolitik.com.tr 'ye konuştuk.

Düzce, Temel nedenin yoksulluk, geçim sıkıntısı, işsizlik, borç ve sağlıksız çalışma koşulları olduğunu ve bu koşulların sorumlusunun AKP-Saray rejimi olduğunu söyledi.

Kozmopolitik/ Ayşegül Kaplan

►2009 Mart ayından beri en yüksek genç işsizlik oranıya karşı karşıyayız bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye kontrolü yitirilmiş ve yönetim zaafiyeti ayyuka çıkmış bir ekonomi anlayışıyla yönetilme ısrarından ötürü her geçen gün daha kötü bir tabloyla karşı karşıya kalıyor.
Ve bu kötü geleceği ilk karşılayanda ülkenin gençliği oluyor.
Belirttiğiniz gibi TÜİK verilerine göre 15-24 yaş aralığında bulunan genç işsizliği %7.2’lik bir artışla 27.1’i buldu.
10 yıl önce küresel ve piyasaları sarsıcı bir Mortgage Krizi olmasına rağmen rakamlar 27.5 oranındaydı.
Tabii bunların resmi rakamlar olduğunu ve çeşitli bağımsız araştırma şirketlerinde ve sendika araştırmaları ile belirlenen rakamların daha korkunç olduğunu vurgulamak isterim.
Bizlerin saha da gördüğü de ne yazık ki diğer vahim tabloları doğrular nitelikte.
2009’dan bu yana AKP tarafından birçok reform ve yatırım iddiası dile getirilip büyüme rakamları ile böbürlenilse de işsizlik gerçeği nal gibi karşımızda durmaktadır.
Bugün kentli nüfusun her 3 gencinden 1’i işsiz durumunda ve gençler ciddi bir çıkmaz içerisinde.
Gençliğe dayatılan bu çaresizliğin en büyük sorumlusu tartışmasız şekilde Saray ve kendisini Türkiye’den büyük gören tek adam rejimidir.
Şatafata dayalı israf düzenlerine ilk tokat demokrasi ve memleket sevdalısı milyonlar tarafından yerel seçimlerde atıldı.
İBB başta olmak üzere ortaya çıkartılan skandal boyutunda ki israflar aslında memleketin gençlerinin neden aç olduğunun en somut cevabı.
Bu durum asla saray tarafından asla kendi sorunu olarak kabul edilmiyor.
Lüks halılar ve kostümlü fantezilerin sergilendiği törenleri, varlık fonu eliyle kurtardıkları millete hakaretler savuran müteahhit yandaşları onlar için namusları ve gururuyla yaşam isteyen ülke gençlerinden daha vazgeçilmez...

►Genç işsizlik oranının yanında genç kadın işsizlik oranının da hayli yükseldiği gözüküyor. sizce bunun sebebi nedir?

Evet genç kadın işsizliği de aynı şekilde ciddi bir artış göstermekte.
DİSK-AR araştırmasına göre 2005 temmuzundan bu yana 15-24 yaş arası kadın işsizliği en yüksek seviyede, ağustos ayı rakamlarına göre genç kadın işsizliği %42.6’yı bulmuş durumda.
Tartışmasız şekilde ülkede yaşanan siyasi istikrarsızlık, iktidarın demokrasiyi ortadan kaldırma arzusu 82 milyonu doğrudan etkiliyor ama burada ne yazık ki ötekileştirilmiş toplum kesimleri daha fazla zarar görüyor.
Cinsiyetine, mezhebine, etnisitesine veya dünyaya bakış açısına göre iktidar ve resmi ideoloji tarafından eksik ve öteki görülen yurttaşlar özelinde bu olumsuzluklar daha ağır ve daha derin şekilde hissediliyor.
Türkiye’de de Kadın olmak hayatın her alanında ciddi bir mücadeleyi gerektiriyor.
Üzülerek ve utanarak söylüyorum ki kadına şiddet oranının bu denli yüksek olduğu bir toplum yapısında ne yazık ki kadının çalışma hayatına katılımı da böyle zor oluyor.
Burada da ne yazık ki AKP ve sarayın kadına karşı belleklerinde yatan saldırganlık ve saygısızlık baş etken olarak karşımızda duruyor.
Erdoğan başta olmak üzere birçok AKP’li ve ittifak ortağı olan MHP’li isim tarafından kadınlara yönelik aşağılayacı söylem hala zihinlerimizde.
Kadına ideolojik saplantıları doğrultusunda bir rol biçme arzuları ve kadın erkek eşitliğine inanmamaları bu çıkmazı daha da derinleştirmekte.
Yine genç kadınlar başta olmak üzere mücadelemizde yer alan ve artık öncüleşen yol arkadaşlarımızla bu çıkmaza parti olarak son vereceğiz çünkü artık ezilen herkes yalnız olmadığını ve AKP’yi yenmek için ne yapılması gerektiğini çok iyi biliyor.

► Neredeyse her güne bir intihar haberiyle başlıyoruz. CHP'nin halkın içinde bulunduğu bu durum için çözümü nedir?

Üzülerek belirtebilirim ki intiharların en büyük nedeni yurttaşlarımızın yaşadığı ekonomik çıkmaz.
Kriz insanlarımızı yaşamlarını son vermeye sürüklüyor.
Hatta artık toplu intihar vakalarıyla karşı karşıyayız.
Türkiye’de bugün mutlu olan tek bir kesim var Saray ve soytarıları, bu imtiyazlılar hariç milyonlar aç ve huzursuz.
Yarınlarına dair garantileri yok.
Çünkü ülkeyi yöneten anlayış tarafından kul ve sahte saltanatlarının malları olarak görülmekteler.
Partimiz daha fazla canın yitirilmemesi için TBMM’de bir araştırma önergesi vererek bu olayların artık sosyal bir sorun haline dönüştüğünü vurguladı.
Temel nedenin yoksulluk, geçim sıkıntısı, işsizlik, borç ve sağlıksız çalışma koşulları olduğunu biliyoruz.
Bunun sorumlusunun da AKP-Saray rejimi olduğunu yani bu iktidarı değiştirmek çözüm için aciliyeti bulunan bir durum.
İnan ki insanların hayatlarını kurtarmak için bu bir zorunluluk kaldı ki sadece intihar vakaları için değil siyasal istikrarsızlık ve saray menfaati için yaşanan ölümleri durdurabilmek içinde şart...

►Yerel seçim kampanyası boyunca gençlerin ülkelerine dair hayal kurması teması vurgulandı. gençler neden ülkelerine dair hayal kurmuyorlar sizce ve bu yerel seçim başarısı bu durumu olumlu yönde etkileyebilecek mi?

Doğru aslında kampanyanın başarısının bir sırrı da bu diyebiliriz. Gençlik bu mesaja ciddi bir yanıt verdi. Gençliğimiz var, biz varız dedi. Aslında her daim gençliğin ülkesine dair hayalleri oldu. Ve bu hayalleri için ciddi bedeller ödemek durumunda kaldılar. Son olarak 2013 Haziran ayında artık yeter diyen gençlerdi.
AKP her baskıcı rejimin yaptığı gibi orantısız bir şiddetle insanlara saldırdı. Hayatlarını ve gözlerini yitiren yurttaşlarımız oldu.
Buradan da bir kez daha anıları önünde saygıyla eğildiğimi belirtmek istiyorum.
Sonunun geldiğini bilen her zorba baskı ve şiddeti arttırarak korku ve umutsuzluk terörüyle hakimiyetini sürdürmek ister.
Gezi direnişi belki sokaklar boyutunda bitmişti ancak bir araya gelince ne kadar güzel olunduğunu göstermek açısından zihinlerde yerini korudu ve aslında yerel seçim sürecinde de ortaya çıkan bir arada yaşama söylemi gençliğin bu uzak olmadığı arzunu yeniden su yüzüne çıkardı.
Birliktelik, empati, kendisi gibi olmayana saygı ve aslında gerçek kaygıların hatırlanması bu hayalin güçlenmesini ve hatta seçimlerin kazandırılmasında gençlerin aktif rol oynamasını sağladı.
Her şeyden önce 17 yıl boyunca yaşamlarını çalan bir anlayışı sandıkta yenebileceğini gördü gençler...
Yurtdışına göç etmesi gerektiğini düşünen, siyasetten uzak durması gerektiğini düşünen ve sistemli şekilde pompalanan umutsuzluk iklimine esir düşen gençler dahi bugün özgüvenli bir şekilde memleketlerine ve geleceklerine dair güçlü hayaller kurmanın yanında umutla mücadele ediyorlar.
Ülke gençliği artık CHP gençlik kollarıyla aynı noktada birleşiyor.
Başka geleceğin mümkün olduğunu gören yaşıtlarımızın arttığını görünce de kurduğumuz hayallerin çok yakında gerçekleşeceğini hissediyoruz bu durumda bizleri keyiflendirmenin yanında daha çok çalışmaya itiyor.
Çok az kaldı düşüyorlar, düşürüyoruz.