CHP'li Mehmet Tüm: Gezi Gençliği Biat Etmeyen, Sorgulayandır - Kozmopolitik

 CHP'li Mehmet Tüm: Gezi Gençliği Biat Etmeyen, Sorgulayandır

Gezi Direnişi'nin 4. Yılı dönümünde ile TBMM de bir basın toplantısı düzenleyen CHP Balıkesir Milletvekili ve PM üyesi Mehmet Tüm, Geçtiğimiz günlerde, Cumhurbaşkanı gençlere seslenirken,“Bize sorgusuz, sualsiz biat eden cahil bir gençlik değil, neye inandığını, neyi savunduğunu, neyin mücadelesini verdiğini bilen, bunun için her türlü donanıma sahip bir gençlik lazım." ifadelerini kullandı. İşte Gezi gençliği tam da budur.

Milletvekili ve PM üyesi Mehmet Tüm, ” Geçtiğimiz günlerde , Cumhurbaşkanı Gençlere seslenirken,“Bize sorgusuz, sualsiz biat eden cahil bir gençlik değil, neye inandığını, neyi savunduğunu, neyin mücadelesini verdiğini bilen, bunun için her türlü donanıma sahip bir gençlik lazım. “ ifadelerini kullandı. İşte Gezi gençliği tam da budur. Gezi biat etmeyen, sorgulayan, kendisini ülkesine karşı sorumlu hisseden yurtseverlik bilinci ile donanmış bir gençliğin adıdır. Cumhurbaşkanı bu ifadelerden sonra Gezi gençliğinden özür dilemelidir.” dedi. Gezi Gençliğinin Atatürk’ün Bursa Nutkunda ifade ettiği; “Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir.” Söyleminin bilincinde olduğunu dile getiren Tüm, konuşmasını şöyle sürdürdü.

Gezi, yeni bir ruh ortaya çıkardı.
Gezi Olaylarının 4. Yıl dönümündeyiz Gezi ,yakın tarihimizin gelmiş geçmiş en gerici, en karanlık en baskıcı siyasal yönetimine karşı başlayan onurlu bir gençlik hareketidir. Baskı ve zulme karşı Özgürlük ve demokrasi talebidir. Tarihe Gezi Ruhu olarak geçen, bu eylemler ilk defa ülkemizi baskı ve dikta ile yönetenlerin yüreğine korku saldı. Gezi hareketi ülkemizin geleceği adına, bir umut yarattı. Yeni bir ruh ortaya çıkardı.Bu ruhun, Cerattepe ’de, Artvin Halkı ile bütünleştiğini görüyoruz. Yeşil Yolda Karadeniz halkı ile birleştiğini görüyoruz. Sinop’ta Nükleer santralin karşısında mücadele ederken görüyoruz.16 Nisan da diktatörlüğe karşı referandum sandıklarına koşarak Hayır diyen anlayışta görüyoruz. Bu gün Zeytin ağaçlarına sahip çıkan onun birilerine peşkeş çekilmesine izin vermeyen , çiftçilerde , köylülerde görüyoruz. Bu Gezi ruhu her zaman Haksızlığın ve talanın karşında, Demokrasinin ve özgürlüğün yanında durmaya devam edecektir.

Gezi yurtseverliktir
GEZİ ; Gökkuşağının bütün renklerini içinde barındıran, bütün farklılıkların bir zenginlik halinde mayalandığı , bir dayanışma ruhudur. İktidar bu dayanışma ruhundan korkmuştur.Bu korku yüzünden olaylara baskı ve şiddet uygulayarak cevap verdi. AKP bu direnişi yok etmek adına her türlü hukuksuzluğa ve haksızlığa baş vurmaktan asla kaçınmadı. AKP'nin unuttuğu hesaba katmadığı bir şey vardı. O da; Gençliğin ve Halkın Gezi’ye olan inancıydı.

Ülkemizin her yerinde Geziciler tüm baskılara ve zulme karşı direndiler ve İktidara şöyle seslendiler;Gezi onurdur. Gezi zalime, zulme karşı koyuştur. Gezi yurtseverliktir, Gezi gözü pekliktir ,Gezi gençliğimizdir, Gezi birlikteliğimizdir. .Gezi omuzdaşlıktır, Gezi ben değil biz olmaktır. Gezi tek değil çok olmaktır. Gezi insana saygımızdır. Gezi emeğin gücüdür. Gezi şiirdir, resimdir, şarkıdır, Gezi insan olma farkıdır Gezi hiç bitmeyen, hep başlayandır bu topraklarda, bu gençlik var oldukça faşizm de diktatörlükte asla hayat bulamayacaktır. Çünkü bu gençlik, 68’in ve 78 ‘in şanlı devrimci abilerini örnek almışlardır.

Cumhurbaşkanı Gezi gençliğinden özür dilemelidir.
Geçtiğimiz günlerde , Cumhurbaşkanı Gençlere seslenirken, "Bize sorgusuz, sualsiz biat eden cahil bir gençlik değil, neye inandığını, neyi savunduğunu, neyin mücadelesini verdiğini bilen, bunun için her türlü donanıma sahip bir gençlik lazım." ifadelerini kullandı. İşte Gezi gençliği tam da budur. Gezi biat etmeyen, sorgulayan, kendisini ülkesine karşı sorumlu hisseden yurtseverlik bilinci ile donanmış bir gençliğin adıdır. Cumhurbaşkanı bu ifadelerden sonra Gezi gençliğinden özür dilemelidir.Gezi Gençliği ,Atatürk’ün Bursa Nutkunda dediği “Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir.” Söyleminin bilincindedir. Gezi ruhunun ortaya çıkışı ile birlikte. Artık bu faşizan anlayış biliyor ki, bu ülkenin gençliği haksızlıklar karşısında asla boyun eğmeyecektir.Tüm olanlara karşın ne yazık ki çok ağır bedeller ödendi. Genç Fidanlarımız toprağa düştü. Berkin Elvan'la birlikte 8 kişi yaşamını yitirdi. Gezi sürecinde, 77 ilde 600 eylem yapıldı. Bu olaylarda 4.500'ün üzerinde insanımız göz altına alındı. Yüzlerce yurttaşımız tutuklandı. 11 gencimiz gözünü kaybetti, 100 ün üzerinde insanımız kafa travmasına uğradı, 59’u ağır 7.850 kişi yaralandı. Binlerce öğrenci devlet yurtlarından atıldı. Onlarca Gazeteci işinden ekmeğinden oldu. Sanatçılar dizilerden ve film setlerinden kovuldu. Toplum, kutuplaştırılarak ortadan 2 ye ayrıldı. Devleti teslim ettikleri ortakları FETÖ darbe girişiminde bulundu. AKP; FETÖ ‘yü bahane ederek, OHAL ilan etti. Ülkenin büyük bir bölümünde insanlar evlerinden işlerinden oldu, adeta kendi ülkemizde mülteci durumuna düştüler. AKP tüm bunların hesabını vereceği yerde, hak arayan, ülkesinin kaynaklarına ve doğasına sahip çıkan her yurttaşı ortağı FETÖ ile birlikte çapulcu , terörist ilan etti. Bununla yetinmedi, Dış güçlerin oyunu, üst akıl diyerek , bu halkın çocuklarını birilerinin maşası olarak itham etti.

Üst akılları, onların yurtseverliğidir.
Oysa, Gezi gençliği bu ülkenin kendi değerlerine sahip çıkan, öz evlatlarıdır. Üst akılları, onların yurtseverliğidir. Bu gençliğe iftira atanlar, hain ilan edenler,15 temmuzda , bu ülkenin insanlarına kurşun sıktılar, ulusal egemenliğin merkezi olan TBMM ne bomba attılar. Tüm olanlar karşısında, bir tek AKP yetkilisi çıkıp ta bu olanlar yanlıştı , hata yaptık diyemiyor, korkuyorlar. Çünkü , arada çıkan cılız sesleri tek tek partiden attılar , yok ettiler. Yalancı tanıklık etmek istemeyen cami imamını sürgün ettiler. “Başörtülü bacımıza” hakaret ettiler algısını yaratarak inanç sömürüsü yaptılar. Aradan geçen 4 yıl içinde bunların bütün yalanları tek tek ortaya çıktı. Halktan özür dilemek yerine hala aynı yalan ve iftiraları ısrarla savunmaya devam ediyorlar. Âmâ sonuç ne olursa olsun bu haksızlıkları ve cinayetleri işleyenler er-geç tarih önünde mutlaka hesap vereceklerdir. Biz CHP olarak her zaman Gezi ruhuna sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bu yolda canını feda eden gençlerimizi asla unutmayacağız ve unutturmayacağız.4. yılında bir kez daha, Mehmet Ayvalıtaş , Abdullah Cömert ,Ethem Sarısülük ,İrfan Tuna , Selim Önder, Ali İsmail Korkmaz , Ahmet Atakan ve Berkin Elvan’ı saygı ile anıyorum. Onlar Tarihin ölümsüz sayfalarında yerlerini aldılar ve hep orda kalacaklar. Işıklar içinde uyusunlar.

Yaşasın Şanlı Gezi Direnişi.”