CHP'li Sağlar ve Tüm'den Van'da HAYIR Çalışması - Kozmopolitik

 CHP'li Sağlar ve Tüm'den Van'da HAYIR Çalışması

16 Nisan'da yapılacak ve ülkenin kaderini etkileyecek referandum çalışmaları kapsamında Van'da çalışmalarda bulunan CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, insanlara baskı yapan kamu görevlilerinin er veya geç yargıya hesap vereceğini belirterek, "17 Nisan'dan itibaren hayır çıktığında Türkiye bambaşka bir yere gidecektir ve kendi devletini yıkma doğrultusunda mücadele edenler hesap verecek" dedi.

Vansesi'nin haberine göre; Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, CHP Parti Meclisi önceki dönem üyesi Dursun Bulut, CHP İstanbul Milletvekili Adayı Özgen Nama ve Can Poyraz Van'a gelerek, CHP İl Başkanı Mehmet Kurukcu öncülüğünde yürütülen referandum çalışmalarına katıldı.

Van Ticaret ve Sanayi Odasında basın toplantısı düzenleyen CHP'li Fikri Sağlar, TSO Başkanı Necdet Takva ve ekibine teşekkür ederek, "Van Ticaret Odası Van'a her geldiğimizde bize büyük bir ilgi, misafirperverlik gösteriyor. 16 Nisan'da referandum seçimlerine gidiyoruz ve çalışmalarımız çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Referandum aslında seçim değil, hükumet veya yeni bir iktidar partisi belirlemiyoruz ama kendimizin, ailemizin, mahallemizin, kentimizin ve ülkemizin geleceğiyle ilgili bir karar vereceğiz. 18 maddelik anayasa değişikliğiyle rejimin değişmesi talep edilirken, bu rejim değişikliğine dur diyecek bir yapıyı ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. O nedenle yoğun bir şekilde illeri dolaşıyoruz. Bugünde Doğunun Paris'i diye adlandırdığımız gerçekten doğal güzellikleriyle insanının çalışkan, çok aydın ve aynı zamanda da üretken olduğunu bildiğimiz Van'dayız" dedi.

Ülkenin içinde bulunduğu durumu çok iyi bildiklerini ifade eden CHP'li Sağlar, "Ülkemiz ekonomik anlamda müthiş bir sıkıntıyla karşı karşıyadır. Gelirimiz azalıyor, adaletsizlik artıyor, işsizlik yükseliyor, paramız değer kaybediyor. Kısacası fakirleşiyoruz. Bu fakirliği en etkin şekilde yaşayan Doğu'daki insanlarımızdır. Van'da buna dâhildir. Dolayısıyla biz bir taraftan ülkedeki ekonomik kalkınmayı sağlamaya çalışırken, birden karşımıza, demokratik haklarımızı da yok eden bir yapı ile karşı karşıya kaldık. Dolayısıyla hangisine daha öncelik vereceğimizi düşünürsek, 16 Nisan'da Türkiye'nin geleceğiyle, ekonominin düzelebilmesi, demokratik hakların, özgürlüklerin var olabilmesi, eşitlik kavramının adil bölüşümün gerçekleşebilmesi için bu anayasanın hayır demenin daha da gerekli olduğu açıktır. Çünkü Türkiye'de çok ciddi bir şekilde gelir adaletsizliği var" ifadelerini kullandı.

150 ülke arasında parası değer kaybeden ülke olarak üçüncü sırada olduğumuzu anlatan Sağlar, "Her bir kuruş kaybında 2.7 milyar TL fakirleşiyoruz. Ocak ayından itibaren Türk parasının değeri yüzde 28 kayboldu. Bu aşağı yukarı 311 milyar TL fakirleştiğimizi gösteriyor. Yani üç ay içerisinde hepimiz üç ay öncekinden daha fakir durumdayız. Düzgün ve üretken bir ekonomiye ulaşmamız gerekiyor. Üretmeyen bir ekonomin borçlandırarak, geleceğe gitmesi mümkün değildir. Bunları gerçekleştirebilmek, denetleyebilmek için demokrasinin ve hukuk devletin tam oluşması gerekiyor. Oysa 16 Nisan'da önümüze getirilen toplum anayasanın 21 maddesinin kaldırıldığı, 40 maddenin değiştirildiği, 18 yeni maddenin oluşturulduğu bir anayasa paketiyle bu söylediklerimi gerçekleştirmek mümkün değil. Tek adamın hükümet olduğu, tek adamın meclis olduğu, tek adamın mahkeme olduğu, tek adamın bütün yetkileri elinde tutuğu, tek adamın ekonomiyi kendi vizyonu, kendi görüşüne göre yönlendirdiği bir noktaya gidilmesiyle bunları düzeltmek hiç mümkün değil. Zaten şuan Türkiye'de gelir adaletsizliği, bölüşüm adaletsizliği o kadar had safhaya vardı ki 780 bin kişi 800 milyar dolarlık gayri safi milli hâsılatın 432 milyarını alıyor" şeklinde konuştu.

17 Nisan'dan itibaren hayır çıktığında Türkiye'nin bambaşka bir yere gideceğini anlatan Sağlar, "Kendi devletini yıkma doğrultusunda mücadele edenler hesap verecek. Rejimini değiştirme doğrultusunda insanlara baskı yapan kamu görevlilerinin hesap vereceğini bilmenizi isterim. İnsanların vergileriyle arabalara binip, uçaklara binip, kamu görevlilerini de yanlarına alarak, baskı kurup Türkiye'nin rejimini değiştirtmeyeceğiz. Bunu bilsinler. Bu değişmediği zamanda o gün değişmek için uğraşanlarda durmasınlar. Yerlerinden hemen ayrılsınlar. Bu ülke emperyalizme karşı kurtuluş savaşı verilerek kuruldu. 94 yıldır da devam ediyor. Ne olursa olsun bunu yıktırmayacağız. O kamu görevlileri de yarın öbür gün gelip bizden af dilemesin. Yaptıklarının nereye gittiğini bilerek hareket etsinler" ifadelerini kullandı.

CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm ise "Bu güne kadar yapılan bütün seçimlerde ve referandumlarda, AKP seçim kampanyasını hep mağduriyet üzerine kurdu. Şimdi de aynı şeyi yapmak istiyor. Çünkü bunların yanlış politikaları ülkeyi uçurumun eşiğine getirdi. Halkımız da bunu çok iyi biliyor. Her gün Ortadoğu bataklığında evlatlarımız şehit oluyor. Suriye'de ve Ortadoğu'da yaşanan kan ve göz yaşının sorumlusu AKP iktidarıdır. Çünkü AKP baştan beri Suriye'de barıştan yana olmadı. Eğer Emevi cami sinde namaz kılmayı hayal etmek yerine Barışa katkı verseydiler, bu gün Suriye'de bunlar yaşanmayacaktı. Bu gün 4 milyon Suriyeli Türkiye'ye gelmemiş olacaktı. Ve Türkiye için de bir sıkıntı olmayacaktı. Aynı zaman da her türlü terör örgütü ülkemizde cirit atmayacaktı" dedi.

Van TSO Başkanı Yardımcısı Yavuz Kahraman ise, kentte bulunan tüm STK'ları toplantıya davet ettiklerini ancak katılımın az olduğunu belirterek, "Fikri beyin geleceğini öğrendiğimiz zaman odamızı da ziyaret ederek, yönelttiğimiz sorulara cevap bulmak istedik. Kendisinin odamızda bulunmasını çok önemsedik. Mevcut ildeki STK'Larımızı davet ettik, gelenler var, gelmeyenler var. Önemli olan gelip de burada öğrenmek istediğini sorup yetkili ağızdan öğrenmelerini isterdik ama katılım az oldu" dedi.

Heyet Van'da yapılan STk ziyaretlerinin ardından esnaf gezisinde de bulunarak vatandaşlardan 16 Nisan'da yapılacak referandumda Hayır oyu vermelerini istedi.