Hastanede İğrenç Olay Anestezi Esnasında Cinsel Tacize Uğradı - Kozmopolitik

 Hastanede İğrenç Olay Anestezi Esnasında Cinsel Tacize Uğradı

Hürriyet gazetesi köşe yazarı Ayşe Arman, 49 yaşındaki bir kadının hastanede yaşadığı taciz olayını köşesine taşıdı. Ayşe Arman'ın "Yuh artık! Anestezi esnasında cinsel tacize uğradı" başlıklı yazısında talihsiz kadının yaşadıklarını anlattı.

Her gün yeni bir taciz olayı medyaya yansıyor. Bazıları ise insana pes dedirtecek cinsten... İşte bu da öyle bir olay... 49 yaşındaki Filiz Erdem adlı bir kadın spinal anestezi esnasında cinsel tacize uğradı. Hürriyet gazetesi köşe yazarı Ayşe Arman, 49 yaşındaki kadının hastanede yaşadığı taciz olayını köşesine taşıdı. Erdem 4 yıldır bir hukuk savaşı veriyor. Ayşe Arman'ın "Yuh artık! Anestezi esnasında cinsel tacize uğradı" başlıklı yazısından bir bölüm...

Yani pes! Ve çüş! Gerçekten inanılır gibi değil...Nasıl bir ülke olduk biz? Ya da hep mi böyleydik? Kadınlar anlatmıyordu da şimdi mi dile geliyor bütün bu rezillikler? Nedir bu kadınların çektiği...Sokakta, toplu taşımada, iş yerinde, evde ve aklınıza gelecek her yerde bitmez tükenmez bir cinsel istismar ve cinsel taciz... Yetmezmiş gibi bir de hastanede! İnsanın en savunmasız olduğu yerde!49 yaşındaki Filiz Erdem, spinal anestezi esnasında cinsel tacize uğradığını iddia ediyor ve 4 yıldır bir hukuk savaşı veriyor.

Tesettürlü, iki oğlu, bir torunu olan kendi halinde bir ev kadını. En kolayı bu meseleyi unutup gitmesiydi ama o, bunu onur meselesi yapmış. “Bana oluyorsa, yüzde yüz eminim ki başka kadınlara da oluyordur. Ben susmayacağım. Yeter artık cezalarını çeksin bu sapık adamlar!” diyor. Sanık Ali Çavuşoğlu, iki yıl cezaya çarptırıldı. İtiraz etti, bir üst mahkemeye gitti. Şimdi de Filiz Erdem itiraz edecek. Bakalım bu davanın sonucu ne olacak. Filiz Erdem bana aşağıda okuyacaklarınızı anlatırken ara ara ağladı. Onu susmadığı, bu olayı hasıraltı etmediği için kutluyorum...Ben Filiz Erdem. 49 yaşındayım. Ev hanımıyım. Torun büyütüyorum. 3 yaşında bir kız torunum var ve cinsel istismar mağduruyum.

Nedir bu başınıza gelen? Ameliyat öncesi, anestezi esnasında cinsel tacize uğradım. Akıl alır gibi değil...
Aynen öyle! Üstelik bir hastanede oldu bu rezillik. İnsanın en savunmasız olduğu yerde. O kadar ağrıma gitti ki, bütün psikolojim bozuldu. Susmadım, sineye çekmedim. Rezil olma pahasına davacı oldum. Sapık iki yıl ceza aldı ama bir üst mahkemeye itiraz etti, ceza bozuldu. Şimdi biz de itiraz edeceğiz, temyize gideceğiz...

Daha önce miyom ve kist ameliyatları olmuştum. Bu ameliyatlar neticesinde oluşan karın içi yırtıklarını giderme ameliyatıydı. İlk defa spinal anesteziyle, yani belden aşağı uyuşturma şeklinde yapılacaktı. Çünkü benim diğer 5 ameliyatım genel anestezi altında gerçekleşti. Beşincide uyanamama problemi ve akciğer sorunca yaşayınca bu karar alındı. Gerekli işlemler yapıldı, cihazlar bağlandı, damar yolu açıldı vs. Bunun üstüne anestezi doktoru, bana anestezinin nasıl yapılacağı bilgisini verdi ve sonra da şikâyetçi olduğum sapık hastane personeline seslendi. Ona beni konumlandırmasını söyledi...

O anestezinin yapılması için, kişinin belli bir konuma gelmesi gerekiyor. Ben ameliyat masasında oturur pozisyondaydım. Bacaklarım yere sarkıyordu. Ve bu kişi geldi, omuzlarımdan tutarak beni konumlandırdı. Yani kafamı, omuzlarının arasına aldı. Beni iyice kendini çekti. Ve vücudunu dizlerime yasladı. O sırada doktor da arkamda, belime iğneyi sapladı...Ben o pisliğin cinsel organını dizimde hissettim. Kendimi geri çekmeye çalıştım ama doktorun, “Kıpırdamayın lütfen, iğne soktum!” uyarısıyla karşılaştım. Nefesi de kulaklarımdaydı. Resmen adamın solukları hızlandı, belimde iğne varken adam tatmin oldu. Kıpırdamamam gerektiği için, hiçbir şey yapamadan çaresizce durmak zorunda kaldım. Çünkü ani bir hareket yapıp, sakat kalmak var...

Siz emin misiniz o sırada tatmin olduğundan?
Ben evli bir kadınım, neyin ne olduğunu biliyorum. Durumdan müthiş iğrendim. Zafiyetimden faydalanıldığı için de çok kızdım. Yüzde 100 eminim ki, bu pisliğin öncesinde de böyle sapıklıkları var. O hastaneye pek çok tesettürlü kadın gidiyor. Ben de de tesettürlüyüm ama ben, bana yapılan bu iğrençliği dile getirebildim. Herkes getirebiliyor mu emin değilim...Bakın, birine iftira atmak benim inancıma aykırı. Bir de sorarım size, torun-torba sahibi kadınım, niye böyle rezil bir şeyin mağduru olduğumun yalanını söyleyeyim? Olan biten bununla da sınırlı değil. Ameliyat bittikten sonra, personeli tekrar çağırıyorlar. Sizi ayılma odasına götürmeleri için. Sonuçta, o yeşil önlük üstünüzden çıkarılıyor ameliyat esnasında. Sadece pike örtmüş oluyorlar. Ayılma odasına, o pislik yeniden geldi. Üstümden örtüyü çekti. Doğal olarak göğüslerimi elimle kapattım ve bağırdım, “Defol git, üstümü niye açıyorsun!” diye. Ortadan kayboldu ve bir başka kadın görevli gelip üstümü örttü, beni içeri götürdü...

Tüm bunları eşinize anlattınız mı?
Korktum, bir süre anlatamadım. Öfkeden şeker komasına mı girer, kalp krizi geçirir mi bilemedim, o yüzden. Ama iki ay sonra o kadar gergindim ki evde, resmen depresyona girdim. Sonunda, “Ben ameliyatta böyle böyle şeyler yaşadım!” diye anlattım. Tabii, “Bana daha önce niye anlatmadın!” diye kıyameti koparttı. Ama sonra dava süreci başladı...

KADIN HAKİM, O PİSLİĞİ YERİN DİBİNE SOKTU
Hiçbir şekilde açıklanamaz! Siz, bu ülkedeki istismarın boyutunu düşünün. Bakın, mahkemede kararı veren bir hâkime hanımdı. Ona hep dua ediyorum, o beni anladı. Hâkime hanım, o pisliği yerin dibine soktu. “Keşke cezayı almadan tedavi görseydiniz bulunduğunuz hastanede!” dedi. Ekledi: “Bu toplum nereye gidiyor?”