İlahiyatçı Yazardan Diyanet'e Sert Eleştiri - Kozmopolitik

 İlahiyatçı Yazardan Diyanet'e Sert Eleştiri

İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç camilerde büyüyen hoşnutsuzluğu anlattı.

"Atatürkçü, Cumhuriyetçi İlahiyatçılar" oluşumunun öncülerinden İla­hi­yat­çı ve ya­zar Ce­mil Kı­lı­ç, "İk­ti­dar par­ti­si­neya­kınlık duy­ma­yan yurt­taş­la­rın önem­li bir kıs­mı ar­tık ca­mi­ye, cuma na­ma­zı­na git­mi­yor. ‘Biz ca­mi­le­ri Al­la­h­’ın evi bi­lir­dik, şim­di AK­P­’­nin evi ol­muş’ di­yen­le­rin sa­yı­sı ol­duk­ça faz­la" şeklinde konuştu.

Medyapod'dan, Tunca Öğreten’in haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na yönelik "Sen Ku­ra­n­’­dan, ezan­dan ne an­lar­sın" açıklamalarını eleştiren Kılıç, "Di­ya­net gö­rev­li­si cami imam­la­rı el­le­ri­ni pat­la­tır­ca­sı­na bu söz­le­ri al­kış­la­dı. Ger­çek bir Müs­lü­man, ger­çek bir mü­min gibi dav­ran­sa­lar­dı cum­hur­baş­ka­nı­nın o açık­la­ma­sı­nı en azın­dan ede­ben ses­siz­lik­le kar­şı­la­ma­la­rı ge­re­kir­di" ifadelerini kullandı.

Kılıç'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:"Di­ya­ne­t­’e ha­kim olan dini yo­rum ve an­la­yış ke­sin­lik­le Ku­ra­ni ve Mu­ham­me­di de­ğil, tü­müy­le Eme­vi­le­rin İslam yo­ru­mu­dur. Bu yo­rum­la­ma­da da din, as­lın­da ide­olo­jik bir ay­gıt ola­rak kar­şı­mı­za çı­kı­yor. Yani ha­li­fe­nin, sul­ta­nın sal­ta­na­tı­nı daha ra­hat sür­dü­re­bil­me­si için hal­kın iti­ra­zı­nı bas­kı­la­ma ara­cı­dır. Di­ya­ne­t­’in, bu­gün böy­le­si­ne bü­yük bir büt­çey­le yap­tı­ğı da aynı şey­dir. Bu­gün Cum­hu­ri­yet çiz­gi­sin­den kop­muş, sa­da­kat­tan uzak bir ku­ru­ma dö­nüş­müş­tür. Ve hat­ta dev­rim kar­şı­tı kad­ro­la­rın eli­ne geç­miş­tir. Bi­li­yo­ruz ki Fet­hul­lah Gü­len de bir za­man­lar Di­ya­net ça­lı­şa­nıy­dı. Bu­gün Di­ya­net pey­gam­be­ri ve ki­ta­bı­nı esas al­ma­dı­ğı gibi si­ya­si ik­ti­da­ra hiz­met et­me­yi esas al­mak­ta­dır. Ba­kın cuma na­maz­la­rın­da oku­nan hut­be­le­re, ta­ma­men ik­ti­dar par­ti­si­ni ve cum­hur­baş­ka­nı­nı des­tek­le­yen va­az­lar ve­ri­li­yor. He­nüz bir­kaç gün önce Cum­hur­baş­ka­nı Tay­yip Er­do­ğan, ‘Din Gö­rev­li­le­ri Haf­ta­sı’ mü­na­se­be­tiy­le ya­pı­lan tö­ren­de CHP li­de­ri­ne “Sen Ku­ra­n­’­dan, ezan­dan ne an­lar­sın” diye ses­len­di. Bu­nun üze­ri­ne Di­ya­net gö­rev­li­si cami imam­la­rı el­le­ri­ni pat­la­tır­ca­sı­na bu söz­le­ri al­kış­la­dı. Ger­çek bir Müs­lü­man, ger­çek bir mü­min gibi dav­ran­sa­lar­dı cum­hur­baş­ka­nı­nın o açık­la­ma­sı­nı en azın­dan ede­ben ses­siz­lik­le kar­şı­la­ma­la­rı ge­re­kir­di. İmam­la­rın, si­ya­set üstü, her­ke­se eşit me­sa­fe­de ol­ma­sı ge­rek­mez mi? An­cak tam ter­si­ne o imam­lar mi­li­tan­ca dav­ran­dı­lar. İşte bu ne­den­le ik­ti­dar par­ti­si­ne ya­kın­lık duy­ma­yan yurt­taş­la­rın önem­li bir kıs­mı ar­tım ca­mi­ye, cuma na­ma­zı­na git­mi­yor. “Biz ca­mi­le­ri Al­la­h­’ın evi bi­lir­dik, şim­di AK­P­’­nin evi ol­muş” di­yen­le­rin sa­yı­sı ol­duk­ça faz­la.