İmamoğlu'ndan Göksu'ya: Geçmişte Övdüğünüz İnsanlarda Yanıldığınız Gibi Bugün de Sövdüğünüz İnsanlarda Yanılacaksınız - Kozmopolitik

 İmamoğlu'ndan Göksu'ya: Geçmişte Övdüğünüz İnsanlarda Yanıldığınız Gibi Bugün de Sövdüğünüz İnsanlarda Yanılacaksınız

23 Haziran seçiminin ardından Ekrem İmamoğlu başkanlığında toplanan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, tatilin ardından aylık toplantılara başladı.

Her ayın ikinci haftası yapılan meclis toplantılarında bugün bazı ilçelerde sokakların isimlerinin değiştirilmesi ve Zabıta Müdürlüğü’nün ihaleye çıkma yönteminde yapılacak değişiklikler ele alınacak.

Eylül ayı toplantısının açılış konuşmasını yapan Ekrem İmamoğlu kısa bir süre önce grup oluşturan İYİ Parti ve MHP’ye başarılar diledi.

İmamoğlu konuşmasında 12 Eylül darbesinde kaybedilen insanları anarak devam etti. Darbelerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulunan İmamoğlu 27 Mayıs’ta idam edilen Adnan Menderes’i de andı.

Muharrem ayı vesilesiyle Alevi yurttaşlara da selam gönderen İmamoğlu bir olmayı, diri olmayı öne çıkaran felsefenin de herkes tarafından benimsenmesi gerektiğini söyledi.

GÖKSU: KARA PROPAGANDA YAPILIYOR

İmamoğlu konuşmasının ardından AK Parti Grup Başkanvekili Tevfik Göksu’ya söz verdi. Göksu yeni dönemde İBB çalışanlarının işten çıkartılma korkusu olmadan çalışacakları bir dönem olmasını dileyerek konuşmasına başladı. Göksu konuşmasına Diyarbakır’da HDP binası önünde eylem yapan ailelere değinerek devam etti.

Belediyeye eleman alımı ile ilgili kara propaganda yapıldığını öne süren Göksu, cep telefonuna kaydettiği Ekrem İmamoğlu’nun seçim döneminde belediye çalışanlarına hitaben yaptığı konuşmayı dinletti. Göksu ‘Hiç bir işçi atılamayacak’ şeklinde verilen sözün tutulmasını istediğini ifade etti. Göksu konuşmasına “Bu insanların trol olduğuna dair elinizde belge mi var? Seçimden önce liyakata bakacağız deyip insanlar işten çıkartıldı. Sosyal demokrasi ne oldu? Emek ne oldu? ” diyerek devam etti.

Göksu’ya yönelik tepkiler üzerine Ekrem İmamoğlu birkaç kez ‘Hatibe müdahale etmeyin’ çağrısı yaptı. Göksu işten çıkartmaların partizanlık olduğunu öne sürerek, yeniden işe alınmaları çağrısı yaptı.

Göksu konuşmasında “Sayın başkan seçim döneminde 643 yöneticiye 1717 makam aracı verildiğini söyledi. Bunlar mı makam aracı? Makam araçlarını bulamayınca hizmet fazlası dediler. 730 araç toplandı Yenikapı’ya tepki gelince kamyonetleri geri çektiniz. Madem fazlaydı İSKİ’ye neden 997 aracı neden aldınız. Peki İSKİ’de 2 Ağustos’ta 997 aracı niye aldınız? Hem de bizim dönemde 1400 liraya kiralanan araç yeni dönemde 3341 liraya kiralanmış. Üç katı.” dedi. Göksu, hizmet fazlası araç tartışması konusunda ise “Hizmet fazlası araç neye göre belirlenir? Eğer hizmet yapmayacaksanız bütün araçlar fazladır. O zaman bütün araçları teslim edebilirsiniz sizin hizmet etmek gibi bir amacınız olmadığı ortaya çıktı” dedi.

Yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütleri ile bağını maksimuma çıkartması gerektiğini savunan Göksu, ‘Sanki bazı vakıflara oluk oluk para aktarıldı. Sanki bu vakıflara nakdi para verildi gibi algı operasyonu yapıyorsunuz. İBB’nin bu derneklere bu vakıflara bir kuruş Türk Lirası yoktur. ” diye konuştu. Göksu konuşmasının son bölümünde ise Tayfun Kahraman’ın daire başkanlığına atanmasına ilişkin, “Gezi olaylarında eli kanlı terör örgütlerinin paçavrasının altında gaz mahkemesi ile beraber havaalanı dursun, boğaz köprüsü dursun diyen bir kişi bu şehrin neresini dönüştürecek. Hadi CHP’lilere bir şey demiyorum, İYİ Partililere soruyorum bunu içinize sindirebilecek misiniz?” dedi.

ÖZKAN: KAFTANCIOĞLU’NA HAKSIZ CEZA

Göksu’nun konuşmasının ardından İYİ Parti grubu adına İbrahim Özkan söz aldı ve seçimin ardından Millet İttifakı ile girdikleri meclisten 12 arkadaşı ile ayrılarak grup kurduklarını ifade etti. Özkan, ülke gündemi ile İstanbul’un yerel gündeminin tıkanmaya çalışıldığı söyledi.

Özkan konuşmasında CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na verilen cezaya da tepki gösterdi. Bu sırada bazı meclis üyelerinin ‘Yuh’ çekmesi üzerine İmamoğlu, bir kez daha uyarı yaptı. Özkan, “7 yıl öncesinin hesabı sorulacak ise ‘Ne istediler de vermedim. Bitsin bu hasret’ sözlerinin de hesabı sorulmalıdır” dedi.

Özkan, vakıflara belediye tarafından yapılan yardımlara ilişkin ise “Ben Diyanet’e bağlı olarak hafızlık yaptım, hiç bir vakıf adına çalışmadım. Hiç bir vakıfdan eğitim almadım. Hafızları yine Diyanet yetiştirebilir. 15 Temmuzu sizin bu vakıflarda yetişenler yaptı. Yurtları da hiç bir vakfın yapmasına gerek yok belediye bunu gayet güzel işletebilir” diye konuştu. Özkan’ın ardından CHP Grup Başkanvekili Doğan Subaşı söz aldı.

‘İKİ PARTİ VAR; CHP VE DİĞERLERİ’

Subaşı konuşmasında CHP’nin kuruluş yıldönümünü kutladığı belirterek, “Diğer partilerden arkadaşlar beni bağışlasınlar. Türkiye’de iki parti vardır, Cumhuriyet Halk Partisi ve diğerleri. Bunu CHP’li olduğum için söylemiyorum. CHP büyük işler başarmıştır. Burada kurumsallaşan diğer partileri de gördükçe mutlu oluyorum” dedi. Subaşı sözlerine, “Abdülkadir Selvi’nin bir yazısına da değinmek isterim. Sizi Güneşin öğleden sonraki hali olarak nitelendiriyor. Kendinize dikkat edin sizi Türk siyasi hayatına görmek isteriz” diye devam etti. 12 Eylül uygulamalarına da değinen Subaşı, “Seçim ile gelenin yerine kayyım atanması doğru değildir. 12 Eylül sadece hatıralarda kalmalıdır” diye konuştu.

Subaşı, “Tevfik Göksu işten çıkarmalarla ilgili 1,5 dakika, araçla rile ilgili 3,5 dakika konuştu. Neden? Araçları daha mı çok seviyorsunuz? Pejmurde oldunuz değil mi? İnsanların eve ekmek götürme umuduyla oyun oynadınız ? Neden duyuru yapmadınız eleman alırken. Siz binlerce insanı KHK’larla işten çıkarttınız. Onlardan sadece biri benim arkadaşım, çoğu sizin arkadaşınız. Ama insanların ekmeği ile böyle oynayamazsınız. Bank Asya’da hesabı olanı işten çıkartıp, Bank Asya’da yöneticilik yapanı SPK’da yönetici yapıyorsunuz” dedi. Subaşı konuşmasına “Burada bize akıl verecek kadar aklı varsa AK Partililerin, gitsinler Ankara’ya akıl versinler. Siz Tekel işçilerine ne diyeceksiniz, şeker fabrikalarında çalışanlara ne diyeceksiniz” diyerek devam etti.

Belediyede işe alımlara ilişkin ise bir milletvekilinin Metro A.Ş. de çalışıyor gözükerek ABD’ye eğitim için gittiğini ifade eden Subaşı, “Ne yapacak Metro çalışmasında mı yer alacak? Hayır siyaset bilimi okuyacak? Basında haber oluyor hemen yayın yasağı geliyor, kimse öğrenmesin isteniyor. Bir diğeri İSBAK’ta çalışıyor görünüyor o da ABD’ye gitmiş, ama CV’sinde yazmıyor İSBAK’ta çalıştığı. Çünkü yazarsa işler karışacak. Binali Yıldırım’ın kaç tane akrabası var. Bana söyle diye soruyorsunuz. Belediyede 10’a yakın Göksu soyadlı çalışan var. Bir şey ima etmiyorum, isim benzerliği ise çıkar açıklar” dedi.

‘GEZİ OLAYLARI DEĞİL GEZİ DİRENİŞİ’

Tayfun Kahraman’ın atanması ile ilgili olarak ise “Demin Gezi olayları dediniz, Gezi direnişi diyeceksiniz. O olay filan değil, Türkiye’nin her tarafında destek bulan direnişti. Tayfun Kahraman orada gösterdiği yeteneğini şimdi burada gösterecek. Kentsel dönüşüm rant kapısı olmayacak. Tayfun Kahraman bunu simgeliyor. Benim için Gezi Parkı tartışılacak bir konu değildir” diye konuştu.

Subaşı’nın ardından söz alan Tevfik Göksu, çalışanların akrabası olmadığını dile getirdikten sonra, Gezi eylemleri ile ilgili konuşmayı eleştirdi.

Ekrem İmamoğlu ise Tayfun Kahraman ile ilgili olarak, “Kendisini çok iyi tanıyorum, akademisyendir, arkadaşımdır. Kendisine kefilim. Sayın Göksu geçmişte çok iyidir dediğiniz insanlar ile ilgili yanıldığınız gibi Kahraman ile ilgili söylediklerini hakkında da yanıldığınızı göreceksiniz” dedi.