'Katılımcı, Kamucu, Toplumcu Belediyecilik Modelini Halkımızla Birlikte Hayata Geçireceğiz' - Kozmopolitik

 'Katılımcı, Kamucu, Toplumcu Belediyecilik Modelini Halkımızla Birlikte Hayata Geçireceğiz'

CHP Avcılar Belediye Başkan Adayı Turan Hançerli, “Her yerde söylediğimiz ve şiar edindiğimiz temel ilkelerimiz var. Katılımcı, kamucu, liyakati esas alan ve toplumcu belediyecilik modelini halkımızla birlikte hayata geçireceğiz. Dünyada ve ülkemizde yaşanan önemli deneyimler var ve biz Avcılar halkının mutluluğu ve refahı için güzel olan tüm bu deneyimleri örnek alacağız. ” diyor

CHP Avcılar Belediye Başkan Adayı Avukat T uran Hançerli adaylık sürecini ve seçildiği takdirde Avcılar nasıl bir belediyecilik yapacağını kozmopolitik.com.tr editörü Ayşegül Kaplan'a anlattı:

1. Turan Hançerli kimdir, Bize kendinizden bahseder misiniz?
1975 yılında Tokat, Almus’ta, okuma yazma oranının düşük olduğu bir köyde çiftçi bir ailenin
çocuğu olarak dünyaya geldim. İlkokulu bitirmenin yeterli sayıldığı çocukluk zamanlarımda
bununla yetinmeyip üniversite okumaya karar verdim. Bunun için ortaokula daha 12 yaşımda,
ailemden uzakta, kendi yemeğini yapan, kendi sobasını yakan, kısacası tek başına yaşayan
bir çocuk olarak mücadele dolu hayatımın zor günlerine başlamış oldum. Üniversite sınavını
kazandım ve Ankara’ya okula gitmeden 3 gün önce Tokat’ta köyde çiftçilik yapan aileme
tarlada yardım ederken geçirdiğim patos kazasında iki kolumu kaybettim. O sene Üniversiteye gidemedim ama yılmayarak hazırlanıp tekrar üniversite sınavlarına girip bu sefer de İstanbul Üniversitesinde Hukuk Fakültesini kazandım ve Avukat oldum.

25 yıldan fazla bir süredir dezavantajlı grupların sorunlarına derman olabilmek için sivil
toplum kuruluşlarında çalışmalar yaptım, yapmaya da devam ediyorum. Fakat sivil toplumun
belli sorunları çözmede sınırlı bir kapasitesi olması ayrıca siyasetin sorun çözmekten öte sorun üreten bir mekanizmaya dönüşmesi beni siyasete yönlendirdi diyebilirim. 2009 yılından beri de Cumhuriyet Halk Partisinin çeşitli kademelerinde aktif siyaset hayatımı sürdürmeye devam ediyorum. 31 Mart 2019 yerel seçimleri için de yine gündelik ve ekonomik hayatımı sürdürdüğüm Avcılar ilçesinden belediye başkanlığına aday oldum.

2. CHP avcılar belediye başkan adayısınız, Mevcut belediye yönteminden farkınız
ne olacak? Kısacası nasıl bir belediyecilik yapmayı düşünüyorsunuz?


Belediyenin rutin işleri dışında karar alma süreçlerinin tamamını şeffaf ve halkın katılımıyla
sürdüreceğiz. Meclis toplantıları halka açıktır ama genellikle yurttaş gündemden habersiz
veya sonrasında ne kararlar alındığına dair fikir sahibi bile değildir. Meclis toplantılarının
gündemlerini bir hafta önceden belirleyerek yurttaşlarımızdan gündem önerileri de alacağız.
Öte yandan tüm toplantıları internet üzerinden canlı yayınlarken kaçıranlar için de arşiv kaydı
tutacağız. Her yerde söylediğimiz ve şiar edindiğimiz temel ilkelerimiz var. Katılımcı, kamucu, liyakati esas alan ve toplumcu belediyecilik modelini halkımızla birlikte hayata geçireceğiz.
Dünyada ve ülkemizde yaşanan önemli deneyimler var ve biz Avcılar halkının mutluluğu ve refahı için güzel olan tüm bu deneyimleri örnek alacağız. Katılımcılık diyoruz bunu sadece gündem belirlemek için değil yönetimin her aşaması için düşünüyoruz. Örneğin çeşitli şaibelere en açık konuların başında bütçe ve imar planlama konusu gelmektedir. Biz bütçede de, imar planlamasında da katılımcı bir mekanizmanın işlemesini esas alan bir yaklaşıma inanıyoruz ki bunun örneklerini de zaten Ovacık’tan, Çanakkale’ye; Sarıyer’den, Porto Alegre’ye kadar birçok coğrafyada görebilmek mümkün.

Avcılar’da neden olmasın?
Örneğin aylık belediye harcamalarının, gelir gider tablosunun halkımızın görüp ulaşabileceği
her yerde olmasının bir mahsuru var mı? Bizce yok ve bunu yapacağız. Ya da kentsel dönüşüm uygulamalarında veya imar planlamalarında mahalleliyi yerinden etmeden, orada yaşayanların mülkiyet hakkını koruyarak, hukuki, maddi ve manevi güvencelerini sağlayarak gerçekleştirmek çok mu zor? Hayır, bunlar zaten halkçı belediyeciliğin temel konularıdır. Bunları hayata geçirmek inanın zor değil. Kent Konseyimiz var, mahalle meclisleri ya da semt evleri gibi bir modeli de yaratabilirsek ve buraları etkin kullanabilirsek mahalleliler ve belediye arasında önemli bir köprü görevi kurmuş olacağız.
Halkımızla el ele verip Halkçı Belediyeciliği hayata geçireceğiz. Bunların sözünü verebilirim. Son yıllarda tedbirsizlik ve denetimsizlik nedeniyle yaşanan önlenebilir birçok iş cinayeti haberleri almaktayız. Bunda merkezi yönetimin olduğu kadar yerel yönetimlere bağlı birimlerin de sorumlulukları bulunmaktadır. Biz emeğin ve insan yaşamının en kutsal değer olduğunu savunan bir düşünceye sahibiz. Buna bağlı olarak tarafımızdan kaynaklanan denetim eksikliği gibi bir zafiyete düşmesini asla kabul edemeyiz. Bu anlamda asla taviz vermeyeceğimizin de bilinmesini isteriz.

3.Avcılarda gördüğünüz ve kısa vadede çözüme dönük çalışacağınız sorunlar
nelerdir?


Avcılar ilçesinde kuzey-güney aksında bir ulaşım sorunu var. İlçemizde kreş sorunumuz var.
Park sorunumuz var. Yeşilkent mahallemizde okul sorunumuz var. Sahilin kullanımında bazı
sorunlar var. Öncelikle bunları çözeceğiz. İlçemizde 3 mahallemizde imar sorunumuz var. Halkımızla birlikte el ele verip bunu çözeceğiz.
Deprem konusu, gerçekten afete karşı bir önlem olarak ele alınacak. Bu noktada meslek
odaları ve konuyla ilgili akademik uzmanlar da sürece dâhil edilerek acil bir afet eylem
planlaması yapılacak. Kentsel dönüşüm uygulamasını daha önce de belirttiğimiz gibi
akademik çalışmaların yanı sıra yaşayanların fikirlerini de dikkate alarak bir modelleme
yapmak niyetindeyiz.

4. Eğitim konusunda yerel yönetimler açısından örnek teşkil edecek özgün diyebileceğiniz bir proje var mı?

Özellikle Yeşilkent’te ciddi bir okul sorunumuz var. Örneğin, Leyla Bayram İlköğretim Okulumuz var. Burası 6 bin kişi mevcudu olan bir okul. Bu koşullarda nitelikli bir eğitimin olması mümkün değil. Çocuklarımızın böylesine çağdışı bir ortamda öğrenim görmeye çalıştıkları bir yerde geleceklerinin karartılmasına izin vermeyeceğim. Milli eğitimin çözmesi gereken bir mesele ama çözüm önerisi sunuyoruz. Üstelik milyonlarca lira harcamanıza dahi gerek yok. Yeni okul yapmadan dahi çözülebileceğini ifade ediyoruz. Bu okulun yanında yer alan, etrafı hapishane gibi duvarlarla örülü Kemal Atay adlı bir lisemiz var. Bırakın farklı mahalleleri, çevre ilçelerden dahi buraya öğrenim görmeye gelenler var. Oysaki merkezi mahallelerde neredeyse bomboş olan okullarımız var. Bu gençleri oradaki okullara taşıyarak hem Yeşilkent’te yeni bir alan yaratılmış olur hem de liseli genç kardeşlerimiz çeşitli kültürel etkinliklere katılarak daha sosyalleşme imkânı bulabileceği merkezde öğrenimini sürdürür. Bunun için girişimlerde bulunacağım. Bunun yanı sıra özgün diyebileceğimiz Avcılar’ın tüm mahallelerinde eğitim konusunda mahallelinin de fikrinin alındığı ve eğitim dayanışmasında aktif rol aldığı bir model üzerinde çalışıyoruz. Bunun için her mahallede sınavlara hazırlık ve ödev takip merkezleri projemizi uygulamaya koyacağız. Okuldaki derslerde konuyu anlamamış veya soruları çözemeyen öğrencilerin bu merkezlere giderek orada bulunan üniversite öğrencileri, yeni mezun olmuş öğretmen adayları ya da emekli öğretmenlere danışabildiği bir yerden bahsediyorum. Bu şekilde atanamayan öğretmenler için geçici olarak bir çözüm üretmeyi de düşünüyoruz.

5. Hayatınızı adeta engelli mücadelesine adamış biri olarak belediye başkanlığınızda bu anlamada dezavantajlı bireylere nasıl bir Avcılar vadediyorsunuz?

Biz dezavantajın kendisini bireyde değil, bu durumu yaratan sistemde olduğunu düşünüyoruz. Özellikle kentlerde sosyal hayata katılımın önündeki en büyük engelin erişilebilirlik olduğunu söylemek gerekmektedir. Kentsel tasarımdan, kültürel mekânlara kadar toplumsal hayatın içindeki tüm unsurlar sistemin idealize ettiği “normal” insanlara göre tasarlanmakta ve bu durumun kendisi zaten bir dezavantaj yaratmaktadır. Biz, yönetimimizde dezavantaj yaratacak tüm koşulları acilen ortadan kaldıracağız.

Öte yandan engel yalnızca fiziki koşullarla ilgili bir durum değil. Bizim pozitif bir ayrımcılık yaratarak toplumun engellilik konusunda ciddi anlamda bir farkındalık ortaya koymamız gerekiyor. Dezavantajlı kesimleri toplumsal bir grup olarak ele aldığımızda, gündelik
yaşamdaki karşılaştıkları sorunları, ailelerinin de yaşadığının biliniyor olması gerekir. Örneğin engelli ve bakıma muhtaç yaşlı aileleri, gün içerisinde yakınlarını bırakıp kendilerine sosyal anlamda zaman ayırabilecekleri bir mekâna ihtiyaç duymaktalar. Bunun için konuyla ilgili aktif faaliyet yürüten STK, dernek gibi aktif faaliyet yürüten örgütlerin temsilcilerinden oluşan danışma birimlerinin önerileriyle özel eğitimcilerin de çalıştığı bir engelli bakımevi projesini hayata geçireceğiz.

6. Son olarak CHP'de Aday adaylığı sürecinde birden çok aday vardı bu isimleri
sürece nasıl dâhil edecekseniz?


Süreci bir yarış olarak değil, demokratik bir şenlik olarak görüyoruz. Dolayısıyla bu süreç içerisinde adaylıklarını açıklayanların tamamı yol arkadaşımızdır. Biz bu yola hep birlikte Avcılar için daha güzel şeyler yapabilmek umuduyla çıktık. Hepsinin varlığı bizler için büyük bir zenginliktir. Arkadaşlarımızla birliktelik bizim için çok önemli ve birlikte hareket ediyoruz, edeceğiz. Adaylığım açıklandıktan sonra ilçe örgütümüzü ziyaret ettim ve o an orada olan, yetişebilen bir çok aday adayı arkadaşım yanımdaydı. Daha sonra aday adayı olan yol arkadaşlarımızla bir kahvaltıda buluşup Avcılar’a dair umutlarını ve birlikte neler yapabileceğimizi konuştuk. Her arkadaşımızın bu yola çıkarken ilçemiz için kurduğu güzel hayallerini, projelerini bizlerle paylaşmalarını istedik. Avcılar ve halkımızın mutluluğu için geliştirilen bu güzel fikirler bizim yol haritamıza da katkı sağlıyor. Ve böyle olmaya da devam edecek.