Mevlüt Çavuşoğlu: Ulaşmamız Gereken Kızıl Elma Var - Kozmopolitik

 Mevlüt Çavuşoğlu: Ulaşmamız Gereken Kızıl Elma Var

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, operasyınun Afrin'le sınırlı kalmayabileceğini söyledi: Sınırlı olun derken kastın 'Sadece Afrin'le sınırlı kalın, Afrin'in dışına girmeyin' derseniz o da bizim için geçersizdir.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bazı ülkelerin Zeytin Dalı Harekâtı için ‘Afrin’le sınırlı kalın’ taleplerine sert tepki gösterdi. Çavuşoğlu, “Sınırlı olun derken, kastın ‘Sadece Afrin’le sınırlı kalın, Afrin’in dışına girmeyin’ derseniz o da bizim için geçersizdir. Terör, tehdit ister Afrin’den, ister Sincar’dan, ister Kandil, ister Membiç’ten, isterse Fırat’ın doğusundan gelsin, nereden gelirse gelsin terör örgütüne müdahale ederiz, onu yok ederiz” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, memleketi Antalya’da Kepez Belediyesi tarafından Kütükçü Mahallesi’nde yaptırılan 52 yataklı Şefkat ve Huzurevi’nin açılışında konuştu. “Ulaşmamız gereken büyük hedefler var. Ulaşmamız gereken bir hedef var, Kızıl Elma var. Bir de bu hedeflere giderken önümüzde engeller var. O hedeflere ulaşmak için çok çalışacağız, o engelleri, zincirleri kırmak için dimdik ayakta güçlü duracağız” diyen Çavuşoğlu’nun açıklamalarından başlıklar şöyle:

SURİYE’DE GÖZÜMÜZ YOK
Bizim Suriye’nin toprağında gözümüz yok. Biz Irak’ın da Suriye’nin de sınır bütünlüğünü destekliyoruz. Ama Irak’ta da Suriye’de de bize yönelik bir terör örgütü varsa gider o terör örgütünün tepesine bineriz. Yaptığımız budur. Türkiye’den Fırat Kalkanı bölgesine 100 bine yakın insan döndü. Suriye içinden de 150 bin insan döndü. Türkiye’de 350 bine yakın Suriyeli Kürt kardeşimiz yaşıyor. Neden bugüne kadar Suriyeli Kürt kardeşimiz Suriye topraklarına dönemedi, bunu sormuyorlar. Şimdi bu müdahale zamanında bize ders vermeye kalkıyorlar. Esasen hiç kimse kalkıp da bizim PKK-YPG terör örgütüne karşı mücadelemize laf edemiyor.

TARİH DE YAZDI BEN DE BİLİYORUM
Üstelik kim hatırlatıyor. Irak’ta, Irak’ı işgal ettikten sonra çıkan fotoğrafları, videoları gördük. O insanları soyundurup, üstündeki elbiseleri çıkarıp da işkence edenleri gördük biz. Sen hâlâ bana insani konuları hatırlatırsın. Sivillere yaptığınız işkenceler tarihte yazıyor, biliyor, biz de biliyoruz. Senin Afrika’da birçok ülkede o insanlara yaptığın zulmü, tarih de yazdı ben de biliyorum. Sen hangi hakla bana sivil ve insani konuları hatırlatıyorsun. Daha bugün dünyanın her yerinde Müslümanlara zulmediyorlar, Myanmar’da başka yerde Müslümanlara zulmederken susuyorsun da terör örgütüne yaptığımız bir müdahaleden doğrudan rahatsızlığını belirtmiyorsun ama insani, sivil konularda Türkiye’ye ders vermeye çalışıyorsun. Biz sizin ikiyüzlülüğünüzü çok biliriz. Geçmişinizi de çok biliriz.

BİTTİĞİ, TÜKENDİĞİ YERE KADAR GİDECEĞİZ
Söyleyeceğiniz bir laf varsa açıkça söyleyin bize. Terör örgütüyle mücadelemizden rahatsız olduysan onu da açık söyle. Mert ol, ikiyüzlü olma, dürüst ol. Hem terör örgütüne silah vereceksin, ondan sonra silah verdiğin kısımdakiler ayaklanacak, ondan sonra Türkiye’ye de aman efendim işte sivillerden endişe ediyoruz, fazla uzamasın da. Ne fazla uzamasın kardeşim, bittiği yere kadar, tükendiği yere kadar gideceğiz.

BAZILARI SİYASİ ÇÖZÜM DİYOR…
Ne sınırlı olsun, operasyon mu sınırlı olsun? Bazıları da diyor ki siyasi çözüm. Terör örgütüyle ne siyasi çözümü bulacaksın, kiminle oturup konuşacaksın, diplomasiymiş, kiminle diplomasi yapacaksın? Biz diplomasinin en iyisini biliriz, yapıyoruz. Uyarı yapmadık mı, ağababalarını da uyardık, onlara da söyledik. Uyarıdan kimse ders almazsa, dinlemezse olacağı budur. Ha senin sınırlı olun derken kastın ‘Sadece Afrin’le sınırlı kalın, Afrin’in dışına girmeyin’ derseniz o da bizim için geçersizdir. Terör, tehdit nereden gelirse gelsin, ister Afrin’den, ister Sincar’dan, ister Kandil, ister Membiç’ten, isterse Fırat’ın doğusundan gelsin, nereden gelirse gelsin terör örgütüne müdahale ederiz, onu yok ederiz. Hem mücadele edeceğiz hem de diplomasiyi yürüteceğiz. Diplomasiyi kimle yürüteceğiz, Türkiye ile dost olmak isteyen herkesle biz dost oluruz. Ama önce Türkiye’ye saygı duymayı herkes öğrenecek. Güzel öğrenmeye başladılar. Türkiye tehditten, baskıdan veya şantajdan korkan bir ülke değil.

KILIÇDAROĞLU BANA DAVA AÇ
Kılıçdaroğlu ne diyor? Neredeyse Amerika haklı demeye getiriyor. Şu milletin birliğinin, beraberliğinin tesis edildiği zamanda bile kerhen de olsa operasyona destek verdiğin ortamda bile şu milli ruhu bozacak davranışlardan kaçın. Bakıyoruz, son günlerde attığımız adımlardan da ilişkileri geliştirmemizden de çok rahatsız. Türkiye’nin yararına olan her şeyden rahatsız olan bir ana muhalefet partisi ve onun genel başkanı vardır. ‘Allah ıslah etsin’ dedi vatandaşımız, ben diyecektim. Allah başımızdan eksik etmesin diyeceğim ama siz anladınız onu. Çünkü bu partinin içinde DHKP-C’liler var. DHKP-C, PKK bugün beraber. İdeolojileri de beraber. Bu partinin içinde PKK sempatizanı olanlar da var. Bunu söylediğimde de kızıyorlar, bağırıp çağırıyorlar. Dava aç, benim hakkımda dava aç, ön seçimde kimlerin nasıl girdiğini de biliyoruz. Bir partinin iç işlerine karışmıyoruz ama bir partinin içine DHKP-C’li giriyorsa o zaman güvenlik meselesi haline geliyor.