Saniye Yurdakul İle Gündemi Konuştuk - Kozmopolitik

 Saniye Yurdakul İle Gündemi Konuştuk

1. Merhaba, tanımayanlar için bir de sizi kendinizden dinleyelim… Saniye Yurdakul kimdir?
1966 yılında Fındık zamanı doğan 6 çocuklu bir ailenin en büyükleriyim. Babam çiftçi,annem ev hanımı. İlk orta okulu köyümde okudum. Lise yi yakın bir akrabamın yanında Ordu’da okudum.. Doğduğum topraklarda 19 yıl yaşadıktan sonra İstanbul’a geldim. Uzun yıllar muhasebe ve mali işler müdürlüğü yaptım. 2006 yılında emekli olduktan sonra CHP ve sivil toplum kuruluşlarında aktif olarak çalışmaya başladım.

2. İstanbul 2. bölge ön seçim aday adayı oldunuz. Örgüt emektarı olarak örgütün karşısına çıkıyor olmak nasıl bir duygu ve yol arkadaşlarınızdan, CHP örgütünden beklentiniz beklentiniz ne yönde?
Öncelikle yetmez ama evet diyerek örgütle adayları buluşturan Genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkür ediyorum.Önseçim olmasaydı aday adayı olmazdım. Örgütün her kademesinde görev yapmış olmanın rahatlığını yaşıyorum. Bir çok yerde oy vereceği aday kriterlerinin başında “partiye emek vermiş mi” var. Ben 3 dönem mahalle kadın kolu başkanlığı yapmış, İstanbul’un 39 ilçesinin istifa eden tek kadın kolu başkanı olarak işim kolaylaşıyor ama haksız rekabet her alanda olduğu gibi var. Aday olmak için partinin kapısından içeri girip baba ve koca parasıyla siyaset yapanlara tanığız.

3. Türkiye’de hızla gündem değişiyor. Neredeyse her gün yeni bir konuya açıyoruz gözlerimizi. Buna binaen Türkiye siyaseti için neler söyleyebilirsiniz?
Biz sizinle bu röportajı yaparken bile Türkiye’nin Allah bağışlasın yepyeni bir gündemi oldu. Arınç – Gökçek atışmasını izliyoruz. Bunlar Türkiye’nin yüzeysel ve sığ tartışmalarından başka bir şey değildir. Türkiye’de günden güne değişen gündem ülkenin temel sorunlarını tartışmaya yönelik değil, aksine bu sorunları örtmeye yönelik bir gündemdir. Bizim , kent mağdurlarının sorunlarını nasıl gidereceğimizi,yoksulluğu nasıl ortadan kaldıracağımızı tartışmamız gerekiyor. Okmeydanın’da kentsel dönüşümden mağdur olacak olan 100.000 kişinin haklarını nasıl koruyacağız, onu tartışmamız gerekiyor. İstanbul’un sokaklarında aç gezen annelere ve çocuklara nasıl çözümler üretiriziz bunları tartışmamız gerekiyor. İstanbul’un Nişantaşı’sıyla Dolapdere’si arasında bu denli uçuruma ne sebep oluyor bunu tartışmamız gerekiyor.Aslında bunun gibi sayacağımız yüzlerce sorun için en başta bir sistem tartışması yapmamız gerekiyor. Demokratikleşme, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, ibadethanelerin tanınması, özelleştirme , kamulaştırma ve istihdam konularına ağırlık vermemiz gerekiyor. Bu tartışmaları Gezi ruhuyla ve o bakış açısıyla yaparsak Türkiye gerçek 21.yy’ı o zaman yaşayacak.

4. Türkiye’nin yarınını ön görebilmemiz mümkün mü? Sizce 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra olası tablo ne olacak?
7 Haziran sonrası tablo için çok umutluyum. Ön seçim, gerek İstanbul’a gerek Türkiye’ye bambaşka bir enerji getirdi. İnanarak söylüyorum; bu enerji partiye iktidarı getirebilir. Yeter ki örgütümüze ve örgütlülüğümüze güvenelim. Güvenirsek biz kendimize birbirlerine paralelci diyen, birbirlerine yolsuz diyen haramilerin saltanatını yıkarız. Hayallerimizin Türkiye’si bu sefer çok yakın..

5. Son olarak sizin eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Sitenizi yakından takip ediyorum. Genç ve dinamik bir kadrosunuz. Sizlere bana bu olanağı verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. 29 Mart günü sandıklardayız. Örgütümüzün bilmesini istiyorum, bizler o sandıklarda başarısız dahi olsak emin olun ki 30 Mart günü canla başla partimiz için çalışacak kadrolarız. Örgütümüzün bu kriteri tüm aday adayları için uygulamasını istiyorum. Tekrar teşekkür ediyorum.