"Sonunda İnce Siyasette Karar Kıldılar" - Kozmopolitik

Kayseri kadın kolları kongresinde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Haftalarca milleti oyaladılar. Yok çatı dediler, yok kapı dediler, yok pencere dediler; sonunda ince siyasette karar kıldılar" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, valilik önünde geçekleştirilen AKP Kayseri Kadın Kolları 5. Olağan İl Kongresi'ne katılarak partililere hitap etti.

Erdoğan, "Bize böyle bir milletin evladı olma şerefini bahşeden Rabbime hamd ediyorum. Şu muhteşem kalabalık, gönüldaşlarım, sizlerle birlikte buradan inşallah 24 Haziran'a yürüyoruz." diye konuştu.

Kayserililere, 16 Nisan halk oylamasında yüzde 68 gibi rekor bir oyla kendilerine destek vermesinden dolayı şükranlarını sunan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kayseri AK Parti iktidarlarının diriliş hamlelerinin en yakın şahidiydi. İnşallah Kayseri 24 Haziran'da, altını çiziyorum, erdem, irade ve cesaretle Türkiye'yi şahlandıracak illerin de başında gelecektir. Ey Kayseri, 24 Haziran'da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçmeye hazır mıyız? Kayseri, 24 Haziran'da güçlü ve itibarlı Meclisiyle etkili ve istikrarlı hükümetiyle bağımsız ve tarafsız yargısıyla yeni bir Türkiye'ye merhaba demeye hazır mıyız? Şimdi bir şey soracağım, birileri bir fitne, fesat kaynatıyor. Bu ne biliyor musunuz? 'Oyumu cumhurbaşkanına vereceğim ama parlamentoda AKP'ye vermeyeceğim.' Böyle bir şeye siz ne diyorsunuz? Böyle bir şey olabilir mi? Bu oyunu da bozmaya var mıyız? Bu oyun, bu tezgah. Kimlerin olduğunu anlıyorsunuz. İnşallah bu münafıklar çetesini 24 Haziran'da hep birlikte yere gömeceğiz. Kayseri buna muktedirdir. Kayseri'de bu oyun sökmez, dolayısıyla Türkiye'de sökmez. Kayseri, 24 Haziran'da gelişmiş demokrasisiyle, geniş hak ve özgürlükleriyle sınırlarımız içinde ve dışında sağlanmış güvenliğiyle daha güçlü bir Türkiye'ye yürümeye hazır mıyız? İşte Kayseri budur, benim tanıdığım, bildiğim Kayseri budur, her zaman milletinin ve devletinin yanında yer alan Kayseri budur. İşte 2023 hedeflerimize birlikte yürümek istediğimiz Kayseri budur."

Kayseri'nin kendilerine, kendilerinin de Kayseri'ye destek verdiğini aktaran Erdoğan, Kayseri'ye son 15 yılda 20 milyar liralık yatırım yaptıklarını bildirdi.

Kayseri'ye eğitimde 4 bin 337 yeni derslik kazandırdıklarını, yüksek öğrenim öğrencileri için 5 bin kapasiteli yurtlar açtıklarını belirten Erdoğan, gelecek 3 yıl içerisinde 2 bin 250 kişi kapasiteli yurtlar açacaklarını dile getirdi.

Erdoğan, sağlık alanında 14'ü hastane olmak üzere 41 sağlık tesisi yaptıklarını, 2 devlet hastanesinin inşaatının da sürdüğünü ifade etti.

Kayseri Şehir Hastanesinin açılışını yapacaklarını anımsatan Erdoğan, bunun kendisinin belediye başkanlığı dönemindeki rüyası olduğunu söyledi.

Toplam maliyeti bir milyar lirayı aşan 16 yol projesinin yapımının devam ettiğini belirten Erdoğan, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) Hattı'yla bağlantılı olarak Yerköy, Şefaatli ve Kayseri arasında maliyeti yaklaşık 2,5 milyar lira olan yüksek hızlı tren hattıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Erdoğan, bu hattın altyapı uygulama projelerinin tamamlandığını kaydederek, tekliflerin alındığını, yakında yapımının başlayacağını açıkladı.

"Nerede o cumhurbaşkanı, o aday nerede?"
Sulama projeleriyle 353 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıkları bilgisini veren Erdoğan, Kayserililerin yıllarca bitmediği için "gıcık tünel" diye tanımladıkları tüneli hizmete soktuklarını hatırlattı. Erdoğan, böylece Zamantı Irmağı'ndan Develi Ovası'na su aktardıklarını ifade etti.

Bu hizmetlerin kendilerinin eseri olduğunu vurgulayan ve "Şimdi birileri çıkmış, diyorlar ya 'Cumhurbaşkanı adayı ekonomiyi iyi bilecek, yatırımlarıyla tanınmış olacak.' Nerede o cumhurbaşkanı, o aday nerede?" diye soran Erdoğan'a meydandakiler, "Burada" karşılığını verdi.

Ziya Paşa'nın "Zerduz palan ursan eşek yine eşektir" dizelerine ve "Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri" sözlerine atıfta bulunan Erdoğan, "Biz, eserlerimizle konuşuyoruz. Biz, eserlerimizle milletin karşısındayız. Bilemiyorum ana muhalefetin adayı neyle milletin karşısında? Bizim bu millete, ülkeye eser verişimiz yeni başlamadı. Ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından eser vermeye başladık, başbakanlığımızda devam ettik, cumhurbaşkanlığımızda da devam ediyoruz. Bizi buralara siz getirdiniz. Sizinle birlikte büyüdük, büyümeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

"Kayseri, siyasetçinin kalitelisini de çok iyi bilir"
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "24 Haziran'da milli iradenin gücünü bir kez daha göstermeye hazır mıyız? 24 Haziran'da bir kez daha yatırımın, projenin, icraatın, büyümenin, gelişmenin, kalkınmanın önünü açmaya hazır mıyız? 24 Haziran'da tercihimizi bir kez daha demokrasiden, özgürlüklerden yana kullanmaya hazır mıyız?" sorularını yöneltmesi üzerine meydandan "Evet" cevabı geldi.

"İnce siyasette karar kıldılar"

Kayserilinin ticareti iyi bildiğini, kaliteden de çok iyi anladığını ifade eden Erdoğan, şunları dile getirdi:

"Kayseri, siyasetçinin kalitelisini de çok iyi bilir. Türkiye, 24 Haziran'da bir seçime gidiyor. Seçim tarihinin açıklandığı 18 Nisan tarihinden bugüne kadar yaşananları şöyle bir gözününüzün önünden geçirin. Ana muhalefetin ve onunla birlikte hareket edenlerin, cumhurbaşkanlığı adaylığı, milletvekili transferleri, ittifak arayışları konusundaki tavırlarına, hesaplarına, taktiklerine bir bakın. Oyun içinde oyun. Göreceğiniz tek şey tutarsızlık, ilkesizlik, millete saygısızlık olacaktır. Ne yaptılar? Haftalarca milleti oyaladılar. Yok çatı, yok kapı, yok pencere dediler. Sonunda ince siyasette karar kıldılar. İnce siyaset... Niçin biliyor musunuz? Çünkü 16 Nisan'dan bugüne kadar geçen bir yılda ülkemizin önünde öyle bir mesele olduğunu hiç düşünmemişler.

İnanın bana seçim bu haziranda değil, önümüzdeki yılın kasımında olsa da farklı bir şey yaşanmayacaktı. Şimdi bu oyunu iki hafta oynadılar. Belki o zaman iki ay oynayacaklardı. Sadece bu iki haftada yaşananlar bile kimlerin siyaseti ülkenin ve milletin geleceği için yaptığını, kimlerin de siyaseti sadece ve sadece kendi çıkarları için düşündüğünü tüm açıklığıyla ortaya koymuştur."

"Sözümüzü Pir Sultan gibi söyledik"
Milletin bu eski devir siyaset tarzından çok çektiğini dile getiren Erdoğan, "Bu siyaset tarzı 1960'da mazlum bir başbakanı dar ağacına gönderdi. Bu siyaset tarzı 1970'li yıllar boyunca kardeşi kardeşe düşman eden bir fitnenin ülkemizi kasıp kavurmasına yol açtı. Bu siyaset tarzı, 1980 darbesinde 'Bir sağdan, bir soldan' diyerek fidan gibi delikanlıların hayatlarını kararttı. Bu siyaset tarzı, 1990'lı yıllar boyunca kaosun, istikrarsızlığın, güvensizliğin ülkemizin başına bir kara bulut gibi çökmesine sebep oldu. Bu siyaset tarzı, kökeninden, inancından, meşrebinden, fikrinden, zikrinden dolayı insanlarımıza eziyet edilmesine göz yumdu." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, tüm siyasi hayatı boyunca bu köhne siyaset anlayışıyla mücadele ettiğini vurgulayarak, milletvekilliğine ve başbakanlığına engel olunduğunu, cumhurbaşkanlığına kem gözle bakıldığını belirtti.

Ne yapılırsa yapılsın mücadeleden kaçmadıklarının altını çizen Erdoğan, "Sözümüzü Pir Sultan gibi söyledik: 'Koyun beni Hak aşkına yanayım. Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan. Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım? Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.' İşte böyle 40 yıldır, Tayyip Erdoğan'ı milletiyle birlikte Hak yolunda yürümekten alıkoyamayanlar, 24 Haziran'da da bunu başaramayacaklar." dedi.

"Meselenin özüne inmenin vakti gelmiş demektir"
Hep aynı şeyi yaparak, farklı sonuçlar elde etmeye çalışmanın akıl karı olmadığına dikkati çeken Erdoğan, "Halen Türkiye'de işler, bir türlü tam olarak milletimizin istediği gibi gitmiyor. Öyleyse meselenin özüne inmenin vakti gelmiş demektir." şeklinde konuştu.

AKP'nin 16 yıllık iktidarı boyunca Türkiye'nin 3,5 kat büyümesinin, demokrasiden ekonomiye her alanda tarihi reformlara imza atılmasının, birtakım hastalıkların her fırsatta nüksetmesine engel olamadığını belirten Erdoğan, "Eski devrin mahsulu bu hastalıklarla iktidarımızın her döneminde, attığımız her adımda karşılaştık. Kimini milletimizle paylaştık, kimini paylaşamadık ama öyle şeyler yaşadık ki artık bu anlayışla, bu yönetim sistemiyle daha fazla gidemeyeceğimizi gördük. Bu terazinin, bu sıkleti çekemeyeceği açıkça ortadayken hala aynı yanlışların peşinden sürüklenmenin anlamı yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

"'Yenikapı ruhu' Cumhur İttifakı'na dönüştü"
Erdoğan, 15 Temmuz gecesi vatanını darbecilere karşı koruyan milletin, 16 Nisan'da da ülkesinin yeni yönetim sistemine onayını verdiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Şartlar bizi anayasa değişikliğine göre Kasım 2019'da geçeceğimiz yeni yönetim sistemini, 24 Haziran seçimleriyle birlikte hayata geçirmeye yöneltmiştir. 'Her olanda hayır vardır.' Biz de böyle diyerek ülkemizi bu süreçten hızla ve en sağlıklı şekilde çıkarmak için harekete geçtik. Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte kurduğumuz, Büyük Birlik Partisi'nin de destek verdiği seçim ittifakımızla milletimizin karşısına çıktık. Dün YSK'ye adaylığımızın resmi başvurusu yapıldı ve ittifak protokolümüz teslim edildi. 'Yenikapı ruhu' Cumhur İttifakı'na dönüştü. Şimdi ne var? Cumhur İttifakı var. Cumhur İttifakı'nda bütünleştik mi? Zira ümmetin buna ihtiyacı vardı. Şimdi bunu yapıyoruz. Ayrılığa, gayrılığa son. Şimdi birlik, beraberlik zamanı."

Yarın İstanbul'da cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin manifestonun milletle paylaşılacağına dikkati çeken Erdoğan, yaklaşık bir hafta sonra da cumhurbaşkanlığı seçim beyannamesini milletin takdirine sunacaklarını kaydetti.

Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4406
Özellikle terör örgütleriyle mücadelede en küçük bir zafiyete asla izin verilmeyeceğine vurgu yapan Erdoğan, şunları söyledi:

"Ana muhalefetin başındaki zat, 'Afrin'e gitmeyin' diyor. Beyefendi sen bu ülkenin başında olsaydın, Allah göstermesin, kim bilir şu anda Hatay'da ne olacaktı? Kim bilir şu anda Gaziantep'te, Kilis'te, Şanlıurfa'da ne olacaktı? Biz, ülkemizi taciz eden kim olursa olsun beklemeyiz, üzerine üzerine gideriz. Onun için Afrin'e gittiğimiz gibi, Fırat Kalkanı Harekatı'nda da önce Cerablus dedik, ardından El Ray, El Bab dedik ve 2 bin kilometrekarelik alanı kontrolümüzün altına aldık. Afrin'de de şu anda 2 bin kilometrekarelik alanı yine kontrolümüzün altına aldık. Son olarak Afrin'de etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4406. Kararımızı verdik, adımımızı attık. Şimdi İdlib, Tel Rıfat, Münbiç... Buralardan da bu teröristleri kazıyacağız. İnlerine girdik, devam edeceğiz. Gabar'da, Cudi'de, Tendürek'te, Kandil'de, Bestlerderesi'nde bunları biz kovalayacağız, sonuna kadar. Zira, bunların anladığı dil ne ise, onlara o dilden konuşacağız."

S&P'ye tepki
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's'un (S&P) Türkiye'nin kredi notunu düşürmesine tepki gösteren Erdoğan, "S&P diye bakıyorsunuz bir kredi derecelendirme kuruluşu siyasi kararlar alıp bizim gerilediğimizi söylüyor. Haddini bil haddini. Türkiye nerede siz nerede? Zaten biz bunları dehledik, artık onlara üyeliğimiz filan da yok ama buna rağmen bunlar rahat durmuyor, yine ne yapıyorlar? Türkiye'ye not veriyorlar. Haddinize mi? Sen bu sınıfın öğretmeni değilsin, öğretmeni olduğun yerlere bak." açıklamasını yaptı.

Yeni ekonomi politikalarının merkezinde üretim, yatırım, istihdam ve büyüme olduğunu vurgulayan Erdoğan, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışıyla önceliklerinin vatandaşların huzuru, güvenliği ve refahı olacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletimiz zenginleştikçe devletimiz de güçlenecektir. Bunun ilk adımlarını şimdiden atmaya başladık." dedi.

Kongre alanındaki emeklilere seslenen Erdoğan, emeklilere her yıl Ramazan ve Kurban Bayramları öncesinde bin lira ikramiye verileceğine değinerek, esnaf, iş adamı ve sanayicilerin, devlete olan borçlarının yeniden yapılandırılacağını, gençlere de yarıda kalan eğitim öğretimlerine devam etmeleri için yeni bir fırsat tanıdıklarını belirtti.

"Herkes heybesindekileri ortaya döksün"

Genç girişimcilerin mevcut desteklerine ilave olarak Bağkur primlerini 1 yıl süreyle devletin ödeyeceğini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yaşlılarımıza da bir müjdemiz var: yaşlılık aylığını yaklaşık iki kat artırarak 250 liradan 500 liraya çıkardık. Böylece yaşlılarımız kimseye muhtaç olmadan ihtiyaçlarını karşılayabilecek. Bütün bunlar büyüyen, güçlenen Türkiye'nin, elindeki imkanları vatandaşlarıyla paylaşma iradesinin tezahürleridir. Şimdi 11 bin dolarlık milli gelirle başımızdaki onca sıkıntıyla bunları yapıyoruz. Yarın 25 bin dolarlık milli gelire sahip, bölgesindeki sorunları kendi istediği gibi çözmüş bir Türkiye'nin neler yapabileceğini varın siz düşünün. Benim 24 Haziran'da cumhurbaşkanı adayı olarak milletime taahhütlerim, işte bir kısmı bunlar.

Yarın manifesto açıklanacak ama ondan sonra da seçim beyannamesini açıklayacağız. Seçim beyannamesinde de neler yapacağımızı açıkça ortaya koyacağız. Herkes heybesindekileri ortaya döksün. Milletimiz de hepsine bakıp ona göre kararını versin. İşte meydan, işte millet. Biz yaptıklarımızla ve yapmayı taahhüt ettiklerimizle zaten hep milletimizin karşısında olduk. Bakalım ötekiler kendi iç kavgalarını bitirip ne zaman size gelebilecekler."

Alandakilere, "Tarlalarda toprağa akıtılan terleri berekete dönüştürmeye var mıyız? Hizmet sektöründe verilen emeklerin karşılığını insanca bir hayat sürmeye yetecek düzeye çıkarmaya hazır mıyız? Bu milletin ekmeğine göz dikenleri pişman etmeye var mıyız? PKK'sından FETÖ'süne, tüm terör örgütlerine sadece Türkiye'yi değil, dünyayı dar etmeye var mıyız?" sorularını yönelten ve "Evet" karşılığını alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kongrenin hayırlı olmasını dileyerek, sözlerini tamamladı.