Sözcü Yazarı: Barış Atay, Aferin Ne Kadar Da İyi Yaptınız, Yanınıza Kâr Kalsın Mı Deseydi? - Kozmopolitik

 Sözcü Yazarı: Barış Atay, Aferin Ne Kadar Da İyi Yaptınız, Yanınıza Kâr Kalsın Mı Deseydi?

Sözcü gazetesi yazarı Ümit Zileli Ahmet Hakan’ın hedef göstermesi sonucu bugün gözaltına alınan oyuncu Barış Atay’a destek veren bir yazı kaleme aldı.

Barış Atay geçtiğimiz günlerde, Soma katliamının ardından bir madenciyi yerde tekmeleyen Yusuf Yerkel'in sosyal medya üzerinden özür dilemesi üzerine "Hepiniz ağlayarak özür dileyeceksiniz. O gün geldiğinde; affedeni, acıyanı, yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız!" diye yazmıştı. Hürriyet gazetesi Ahmet Hakan da köşesinden Atay'ın sözlerini çarpıtarak "bu adama haddini bildirin" diyerek Atay'ı hedef göstermişti.

Sözcü yazarı Zileli yazısında “Barış Atay, Yargılanacaksınız diyor! Yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız diyor! Yok öyle torunlarla emeklilik, hepimiz kardeşiz, kavga istemiyoruz martavalı diyor! Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz diyor!

Ya ne deseydi? ‘Aferin ne kadar da iyi yaptınız, yanınıza kâr kalsın, beyaz bir sayfa açalım, kardeş olalım’ mı deseydi? Bu mudur kardeş olmak?” Diye sordu.

Zileli’nin yazısında bazı bölümler şöyle:

“Barış Atay genç bir oyuncu…
Hiç karşılaşmadım, çok isterdim ama hiç tanışmadım… Ancak şöhretli bir oyuncu olmanın yanı sıra, vicdanlı, mert, gözünü budaktan, sözünü dudaktan sakınmayan bir yurttaş olduğunu, Yeni Türkiye'de “aman bana ne ben oyunumu oynarım, dizimi çeker, paraları istiflerim” kaypaklığına kaçmadan hatta elindekileri kaybetmek pahasına haksızlıklara, baskılara, merhametsizliklere karşı çıktığını biliyorum…
Bu genç adam, Soma vahşetinin 4. yıldönümünde anaların, çocukların döktüğü gözyaşlarına, adaletin bir türlü yerini bulmayışına üzülüp, madenci yakınını tekmeleyen Başbakanlık müşavirinin, seçim öncesi büyük bir ikiyüzlülükle dilediği “sözde özürden” tiksinip şöyle bir mesaj paylaşmış sosyal medyada:
-Hepiniz ağlayacak, özür dileyeceksiniz. O gün geldiğinde; affedeni, acıyanı, yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız! Yok öyle “torunlarla emeklilik, hepimiz kardeşiz, kavga istemiyoruz” falan. Her şey yeni başlıyor. Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz!
Ahmet Hakan, Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde Barış Atay'a ve attığı mesaja deyim yerindeyse ateş püskürdü!.. Ne ilkelliğini bıraktı, ne kıymetten yoksunluğunu… Hızını alamadı, şu satırları karaladı:
-Bu adam bir zihniyeti temsil ediyor! Bu zamana kadar yakındığımız ne varsa, illallah ettiğimiz ne varsa, “bitsin” dediğimiz ne varsa… Hepsini sırtlanmış ve karşımıza çıkmış!
Neymiş peki bu genç oyuncunun sırtlandığı? Ona da yanıtı şu muhteremin:
-Rövanş peşinde koşanların, kavga isteyenlerin, huzursuzluk ve kargaşa rüyaları görenlerin bir temsilcisi!..

YAPANIN YANINA KÂR KALMASINI ALKIŞLAMAK MIDIR KARDEŞLİK?!

Bununla da yetinmedi muhterem…
“Adamın (Barış'ın) şahıs olarak tabii ki hiçbir önemi yok ama onun şahsında bu ilkel zihniyete haddini bildirmek şart!” terbiyesizliğini sergiledikten sonra Muharrem İnce ile Meral Akşener'den isteğini ilan etti:
-Pespaye ve ilkel dürtülerle hareket eden bu tür adamların kafalarına indirin lütfen “inadına kardeşlik” haykırışını… Kavgadan, merhametsizlikten, düşmanının aynısı olmaktan başka bir şey bilmeyen bu tür adamların suratına çakın lütfen “hepimiz kardeşiz” haykırışını… Gürül gürül bağırın lütfen “Biz rövanş için, intikam, kavga için gelmiyoruz… Huzur için geliyoruz huzur için” diye..
Ahmet Hakan bu kadar keskin şekilde bağırıp çağırdıktan sonra tüm yazdıklarını bir çırpıda değersizleştiren şu paragrafla bitiriyor yazısını:
-Kestirip atın lütfen “Biz sadece yargıyı bizi bile yargılayabilecek denli bağımsız hale getirmekle mükellefiz. Yapacağımız tek şey budur” diye…
Karadenizli yurttaşın o güzelim sözleri geldi aklıma; şu zavallı ve bir o kadar kaypak saldırıyı okuduktan sonra:
-Eee, biz ne deduk?!.
Öncelikle Barış Atay'ın mesajını bir kez daha okuyun lütfen; Ahmet Hakan'ın anlamadığı ya da bir yerlere yaranma güdüsüyle anlamak istemediği o mesajda ne diyor?.
-Yargılanacaksınız diyor! Yargılamaktan vazgeçeni de unutmayacağız diyor! Yok öyle torunlarla emeklilik, hepimiz kardeşiz, kavga istemiyoruz martavalı diyor! Bu ülkeye, insanına yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz diyor!
Ya ne deseydi? “Aferin ne kadar da iyi yaptınız, yanınıza kâr kalsın, beyaz bir sayfa açalım, kardeş olalım” mı deseydi?
-Bu mudur kardeş olmak?..