Sur'da 6 bin 300 parsel için 'acele kamulaşŸtırma' kararı - Kozmopolitik

 Sur'da 6 bin 300 parsel için 'acele kamulaştırma' kararı

Diyarbakır'da, 2 Aralık’tan bu yana sokağa çıkma yasağının sürdüğü Sur’da 6 bin 300 parsel için ‘acele kamulaştırma’ kararı alındı. Çevre ve şehircilik Bakanlığı'nın talebi üzerine Bakanlar Kurulu'nca alınan karar, Resmi Gazete'de bugün yayımlandı.

2 Aralık’ta yasağın ilan edilmesiyle yoğun çatışmaların yaşandığı Sur’da ağır hasar gören alanlar için Bakanlar Kurulu'nun bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile 'acele kamulaştırma' kararı alındı. Kararla, ilçedeki 15 mahallede bulunan toplam 368 adadaki 6 bin 300 parselin acele kamulaştırılmasını karar verildi.

Bakanlar Kurulu'nun bugünkü Resmi Gazete'de yer alan kararından şöyle denildi:

"Diyarbakır ili Sur ilçesi'nde ilan edilen riskli alan sınırları içerisinde bulunan ve ekli listede bulundukları yer ile ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların Çevre ve şehircilik Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılması, adı geçen bakanlığın 16.03.2016 tarihli ve 2988 sayılı yazısı üzerine 2942 sayılı kamulaştırma kanunun 27'nci maddesine göre Bakanlar Kurulu'nca 21.03.2016 tarihinde kararlaştırılmıştır."

DHA'nın haberine göre, UNESCO Uluslararası Kültür Mirası Listesi'nde de yer alan tarihi Sur ilçesi'nde Bakanlar Kurulu'nun Çevre ve şehircilik Bakanlığı'nın talebi ile aldığı kararla kamulaştırılacak parseller üzerinde Sur Belediyesi binası, bazı oteller, Cemil Paşa Konağı gibi binaların da bulunduğu belirtildi.

Anlı: Amaç, Sur'u tecrit edilmiş alan haline getirmek

Bakanlar Kurulu'nun Resmi Gazete'de yayımlanan Sur ile ilgili kamulaştırma kararını değerlendiren Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı DBP'li Fırat Anlı, hükümetin Sur ile ilgili yaklaşımına baştan beri kuşku ile yaklaştıklarını ve alınan karar ile haklı olduklarının ortaya çıktığını anlattı. Sur'un 'tecrit edilmiş alan' haline getirilmek istendiğini ileri süren Fırat Anlı, şunları söyledi:

"Kamulaştırılan yerler arasında Belediyeye ait binalar ve kamusal alanlar da var. Hükümetin derdi Sur’da insanların yaşayabileceği alanlar yaratmak değil, bölgeyi insansızlaştırmaktır. Bu halkın iradesine yapılmış sivil bir darbedir. Alınan kararda ne kent dinamikleri, ne Belediyeler ne de STK’ların görüşü var. Başka bir niyet ve kastın olduğu bu karar ile bir kez daha ortaya çıktı. Amaç, Sur’u yeniden yaşanabilir bir alan haline getirmek değil, güvenlik ve tecrit edilmiş bir alan haline getirmektir. Başbakan Toledo örneğini vermişti. Oranın açık hava müzesi değil, yarı açık cezaevi projesine dönüştürmek olduğu bu karar ile bir kez daha ortaya çıktı."