Yüksel Mansur Kılınç ile YÖN RADYO’nun Kapatılma Sürecini Konuştuk - Kozmopolitik

 Yüksel Mansur Kılınç ile YÖN RADYO’nun Kapatılma Sürecini Konuştuk

Anadolu’dan başlayıp dünyaya açılan bir dinleyici portföyüne de sahipsiniz. 23 yıllık bir yayın hayatınız var. Ülkenin başından geçen pek çok kırılma dönemine şahitlik yapmış bir radyosunuz. 15 Temmuz darbe girişimi de bu kırılma dönemlerinden biriydi. Ve siz o gece de sağduyulu yayınlarınıza devam ederek demokrasiden yana tavır almıştınız. Hatta yaptığınız yayınlar sonucu RTÜK’ten teşekkür de almıştınız.

-Kararın yayınlanması ve sonrasındaki süreci bize biraz anlatır mısınız? YÖN Radyo neden kapatıldı?
Son bölümü daha doğru. Çünkü kararın bir yayınlanmışlığı yok. Bugün daha net anlıyoruz ki; YÖN Radyo’nun ve beraberinde bulunduğu listenin kararı 20 Eylül günü alınmış ve 26 Eylül günü de ilgili kuruluşlara verilmiş. Biz kararı nasıl öğrenmiş olduk? 29 Eylül günü saat 8.20 sularında, YÖN Radyo’nun TÜRKSAT’tan uydu yayını kesilmiş oldu. Önce bunun teknik bir sorun olduğunu düşündük. TÜRKSAT’ı aradığımızda teknik bir arıza değil, bir karar olduğu ve bu kararın RTÜK’ten geldiği söylendi. RTÜK’ü aradığımızda ise kararın kendileri ile ilgili olmadığını, Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde verilmiş bir karar olduğunu, kendilerinin sadece bu kararı tebliğ ettiklerini ifade ettiler. Sonrasında da zaten bir listenin olduğunu gördük. Ama halen bir liste yayınlanmış değil. Bu kararı veren hükümet hala hangi kuruluşları kapattığına ilişkin kamuoyuna resmi bir açıklama yapmış değil. Nereden öğreniyoruz? Kapatma sırasında.

Radyoda yaptığımız değerlendirmede, YÖN Radyo’yla ilgili kanun hükmünde bir kararname, üstelik de bu kararnamenin dayanağı olan milli güvenliği tehdit, ardından da terörle bağlantılı olan kurumlar terörle ilişkili kurumlar anlamına gelecek bu maddenin YÖN Radyo’yla hiçbir biçimde ilişkilendirilemeyeceğine inancımız nedeniyle bir büyük yanlışlık içinde olunduğunu düşündük. YÖN Radyo terörle bağlantılanabilecek bir kuruluş olmadığına göre, bu yanlışın ortadan kaldırılması konusunda bir girişimde bulunacaktık. Bunun için de ilk kararımız bu karar yani YÖN Radyo’yla ilgili kapatma kararı kaldırılana kadar radyoda nöbet tutmak oldu.

Peki basın kartlarınız iptal oldu mu?
O da şöyle: RTÜK, yeni bir değerlendirme yapılacağını söyledi. Biz de YÖN Radyo’nun, yeniden değerlendirilecek kuruluşlar arasında olduğunu öğrendik. Bu arada, İstanbul dışında olan kuruluşların tümünün kapatıldığını öğrendik. Ardından işlemlerin aynı zamanda uygulanmakta olduğunu gördük. Basın Yayın Enformasyon Müdürlüğü tarafından YÖN Radyo bir sicil kaydına sahip. Bu sicil kaydının kapatıldığını gördük. Aynı zamanda radyoda çalışan sarı basın kartı sahibi arkadaşlara, ben de dâhil olmak üzere, kurum kapatıldığı için basın kartlarımızın iade edilmesi mesajı geldi. Diğer taraftan da radyo çalışanları ile ilgili işlemlerin yürütüldüğü İŞKUR tarafından da YÖN Radyo’yla ilgili işlemlere ilişkin kayıt geldiği ifade edildi.

Bir yandan YÖN Radyo’ya ilişkin yeniden bir incelemenin olduğunu öğreniyoruz. Diğer taraftan da ilgili kuruluşların YÖN Radyo ile ilgili kapatma kararının işletildiğini görüyoruz.

“YÖN Radyo, Kanun Hükmünde Kararname’nin işaret ettiği gibi, terör gibi şiddet gibi hiçbir unsurla yan yana getirilemeyecek, ilişkilendirilemeyecek bir kuruluştur.”

-Kararın alındığı günden itibaren pek çok politik isim, sanatçı, dinleyici YÖN Radyo’yla dayanışma adına tutulan nöbetlere katılıyor. Bu dayanışmaya YÖN Radyo’nun yanıtı nedir?
Bir kurumu halkın kurumu haline getirirseniz, halk gerçekten o kurumu sahiplenir. Bu devlet için de böyledir. Devleti halk için bir devlet haline getirirseniz halk o devleti sahiplenir. Biz de YÖN Radyo’yu kuranların kendi adına kurduğu bir kuruluş olarak değil, Anadolu kültürünün inançlarının, eserlerinin geleceğe taşınması konusunda bir köprü olarak görevlendirdik.

Diğer taraftan, bu ülkede daha mutlu bir hayatı yaratmanın yolu özgür düşünce ortamını geliştirmekti. Onun için de türküler artık her yerde diye başladığımız yolculukta, bugün gelinen nokta, YÖN Radyo’yu dinleyenlerin bu kurumun gerçek sahibi olduğudur. Dayanışma, radyoda gördüğünüz dinleyicilerimizin bu radyoya can katan bu radyonun ayakta kalmasını sağlayan, bugün bu ülkenin saygıyla dinlediği türkü ustalarının YÖN Radyo’yu sahiplenmesi bizim açımızdan şu anlama geliyor: TÜRKİYE KENDİ RADYOSUNA SAHİP ÇIKIYOR. Bize hoş geldiniz demek bile düşmüyor.

-YÖN Radyo dışında, yayınlanan kararda bulunan tüm kuruluşlar polis şiddetiyle kapatıldı. Olası bir polis baskını bekliyor musunuz? Tavrınız nasıl olacak?
Öncelikle bizim sektörümüzle ilgili bir ayrıntıyı açıklamak gerekiyor: Uydu bağlantısı TÜRKSAT tarafından tek tuşla kapatılabiliyor. Nitekim de öyle oldu. Bazı yayın kuruluşları tek tuşla kapatıldı. İnternet yayınlarını da BTK’ya bağlanarak tek tuşla kapatabiliyorsunuz. Ama radyoların tek farkı FM bandından karasal yayın sağlaması. Dolayısıyla bu yayın tek tuşla kapatılamıyor. Ve bir ekiple geliniyor. Ve bu ekibin içinde güvenlik güçleri, vergi memurları, RTÜK görevlileri ve idari diğer görevliler bulunuyor. Evet, doğru radyoların bir kısmı baskın yapılarak kapatılmış oldu.

Eğer bir tebligat yapılmışsa, o kararı o andan itibaren yayını kapatmak zorundasınız. Çünkü kapatmadığınızda o başka bir suç anlamına geliyor. Fakat elimize geçmiş bir tebligat yok. Ve baskın şeklinde bir uygulama hiçbir yerinden kabul edilebilir değil.

-Peki bu kapatma kararını nasıl yorumluyorsunuz?
YÖN Radyo’yla ilgili kapatma kararının gerekçesi siyasal olarak değerlendirildiğinde, neler olabilir diye düşündüğümüzde, YÖN Radyo’nun 23 yıllık yayın hayatında yaptıkları başlıklarıyla düşünüldüğünde, YÖN Radyo, özgür düşünce ortamının geliştirilmesinde katkıda bulunmayı hedeflemiş ve bunu toplumsal olayların yükselişinde daha da fazla yapmayı görev ve sorumluluk olarak kabul etmiş bir kuruluştur. Nerede yükselen bir ses varsa, nerede bir özgürlük mücadelesi varsa, nerede bir emek mücadelesi varsa, nerede haksızlığa karşı yükselen bir mücadele varsa YÖN Radyo’da orada toplumun sesi olma çabasında olmuştur. Bunlardan biri örneğin 1 Mayıs’lardır. Emek dünyasının sesi de olmayı becerebildiğimiz yayınlarımızla bunu gerçekleştirdiğimizi düşünüyoruz. Türkiye’nin daha demokratikleşmesine yönelik en büyük zamanlar 1 Mayıs’lar. YÖN Radyo, 1 Mayıs’ları, kurulduğu 94 yılından bu yana, İstanbul’da 1 Mayıs, Türkiye’de 1 Mayıs, Dünyada 1 Mayıs başlıklarıyla naklen yayınlamış ve bunu bu yıla kadar getirebilmiş tek yayın kuruluşudur. Dolayısıyla YÖN Radyo aynı zamanda Türkiye’de hangi iktidar dönemi olursa olsun iktidara yönelik eleştirilerin sesi olabilmiş, mikrofonlarını iktidara yönelik eleştirilerini aktaran kesimlere sürekli uzatabilmiş Türkiye’de çok sesliliği, özgürlükçü demokrasiyi geliştirmeye yönelik bütün kesimlerin sesini duyurmayı başarabilmiş bir kuruluştur. Dolayısıyla YÖN Radyo’nun aynı zamanda, tek seslilik isteyen kesimler tarafından hedefleniyor olmasına da çok şaşırmıyoruz.