15 Temmuz’un Ardından Söylenmesi Gereken Birkaç Şey - Okay ÖNDER - Kozmopolitik

15 Temmuz’un ardından söylenmesi gereken birkaç şey:

İddia ediyorum; FETÖ’nün Türkiye topraklarından tamamiyle temizlenmesini en fanatik Tayyip Erdoğancı, en fanatik CHP’liden daha fazla isteyemez. 

15 Temmuz’un ardından Kuleli Askeri Lisesi’ni, bağrında FETÖ’cü barındırıyor diye kapatıyorsanız, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı tez zamanda kapatmakla kalmayıp, yerinde 7 kat dibine gömmeniz gerekiyor.

15 Temmuz’un ardından gazetelere boy boy darbe karşıtı ilan verenlerin FETÖ’cü olma ihtimalleri, olmama ihtimallerinden daha fazladır. 

15 Temmuz’un arından her gece meydanlarda “demokrasi nöbeti” tutanlar, demokrasinin geleceğinden önce Cumhurbaşkanı’nın geleceğini savunuyor ve düşünüyorlar.
 
15 Temmuz’un arından FETÖ’ye karşı oluşan siyasi birliktelik, yine FETÖ’nün ana tema olacağı siyasi açıklamalar ile yerle yeksan olacak gibi…

FETÖ’cüleri idam etmek, onlara verilecek en büyük ödül olur:

Memleket insanlarının paralarıyla alınan tankları, helikopterleri ve savaş uçaklarını yine o memleketin insanlarını öldürmek üzere öküz oğlu öküz gibi kullanıyorsanız; idam sizin için en büyük nimet olur.

Savaş halinde dahi bombalanmayan gazi meclis, FETÖ’cü hıyar oğlu hıyarlar tarafından bombalandı, kısmen yerle yeksan edildi. Bu vicdan sızlatıcı gelişme karşısında o bombaların atılmasını sağlayanları idam ederseniz, onları mutluluk kumkuması haline getirirsiniz.

Koca koca tankları, en ufak bir acıma göstermeksizin bu ülke insanının üzerine süren FETÖ’cü lavukları, özgürlüklerini ellerinden alarak yıllarca hapishanelerde süründürmek yerine, 3-5 saniyelik bir acı hissiyatı eşliğinde idam ederseniz, yanaklarına sevgili busesi kondurmuş kadar mutlu edersiniz. 

Seversin sevmezsin, istersin ya da istemezsin… Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nı öldürmek gibi bir eylemin içerisine girişen lağım farelerini, tek kişilik koğuşlarda gün yüzü göstermeden çürütmek yerine idam ederseniz, gerçekleştiremedikleri o eylemi gerçekleştirmiş kadar bahtiyar edersiniz.

Diyeceğim odur ki; AB kriterlerini falan salla… İdam gelse de gelmese de zaten bizi almayacaklar… Gelişmiş hukuk standartlarını falan da bir kenara koy… Mevzu bahis, Türkiye Cumhuriyeti’nde rejimi değiştirmek gibi bir aşağılıklığın içerisine girenler ise; onlara öyle bir asimetrik psikolojik ceza vereceksin ki, “ya rab, ya rab, al benim canımı ya rab!” diye inim inim inleyecekler! 

Aklımın almadığı iki şey:

Nasıl oluyor da; Devletimizi yönetenler Fetullah Gülen ve avaresinin devleti ele geçireceğini 17-25 Aralık’ın sonrasında anlıyorlar?

Nasıl oluyor da; MİT, emniyet ve askeri istihbaratın içerisinde olduğu o devasa Devlet aygıtı, FETÖ denen bu leş kargalarının gerçek yüzünü “eşek öldükten” sonra anlayabiliyorlar?


15 Temmuz en çok kime-neye yaradı?
Özellikle AKP’li belediyeler başta olmak üzere, memleket sathındaki belediyeler ile iş yapan çeşitli organizasyon şirketlerine yaradı…

CNNTürk kanalının 21.00’da başlayan tartışma programlarına yaradı…

Fetullah Gülen ve avaresinden yıllardır kurtulmaya çalışan CHP’lilere yaradı…

Cumhurbaşkanı’na yalakalık yapmak için kapı gözetleyen gazeteci kılıklı tetikçilere yaradı.