2019'da CHP ve Türkiye... - Cem Özgür Yaman - Kozmopolitik

Bu satırları yazarken bir delege olarak yazdığımı, ama en önemlisi dev çınarın, CHP'nin onurlu ve gururlu bir üyesi, şanlı Türkiye Cumhuriyeti'nin harika vatandaşlarından biri olduğumu bilmenizi isterim.

Seçimler yaklaşıyor. Yerel, genel, parti içi olaga kongreler, olağan kurultay ve parti dışı bir çok seçim. Ülke olarak 1999'da başlayıp, 16 Nisan 2017 referandumu ile devam eden olağanüstü hain ve yıkıcı bir süreç ile karşı karşıyayız.

2019 Süreci başladığından beri kafam da bir kaç konu var. Cezaevinde yattığım ve 17 Nisan sabahından beri düşündüğüm.

İl, İlçe Ana Kademe, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları seçimlerin de aday olmuş ve olacak büyüklerim, akranlarım, kardeşlerime seslenmek istiyorum.

Değerli CHP'liler.

Gözlemlediğim bazı seçim süreçleri var. Aday olan kişilere ve söylemlerine bolca vakit ayırıp takip ettiğim. Kimisi 2019 diyor, " Vatan, Millet, Sakarya.. " diyor. Kimisi ise o listede şu bana oy verir yazalım, bu bana oy vermez yazmamayalım ile uğraşmakta. Kimi aday 2019 için projeler üretip, bunu bütün üyelere anlatmaya çalışmak için uğraşıyor, kimi adaylar, yönetimim de asker olacaksan seni yazayım, proje önemli değil buralar bizden sorulur naraları atıyor.

Bakın efendiler ! 

Bu süreç kimsenin kişisel hırslarına, basit yerel yönetim hayallerine ya da siyasette ki tabiri ile ekipler arası yarışınızdan daha önemlidir.

Ben başkan olacağım, yönetim benim yazdığım adamlar ile olacak gayesi bir felâket duvarına beton karmaktan farksız olacaktır. İttifak, birlik, özveri ve fedakârlık içinde gidilmesi gereken bir yol, süreç görüyorum ben. Başka bir yol bana çok saçma ve haince geliyor. 

Peki bu sürecin nasıl gitmesini istiyorsun ? Dediğinizi duyar gibiyim. Konsorsiyum yönetimler dostlarım, büyüklerim. Hani yeri geldiği zaman seçim komiteleri kurarız ya ve bazen çok başarılı, faydalı sonuçlar doğurur bu çalışmalar. İşte böyle yönetimler kurmalıyız 2019 sürecinde.

Çünkü bir grup, ekip kazandığı zaman, diğer ekip kendini geriye çekiyor. Ben bunca yıllık partiliyim, birleşme adı altında bir yol olmadığı sürece kaybeden hiçbir ekip, karşısında kazanan grup ile seçim sonrası çalışmamıştır. Ancak seçimden seçime karşı karşıya gelmek için birbirlerine bilenirler.

Bu gibi süreçlere girildiği takdirde ülkemizi iç tehditlere kendi ellerimiz ile teslim etmiş oluruz.

Bu süreçte aday olanın defalarca düşünmesi gerekmektedir. Ben nereye neden aday oluyorum. Kişisel egomu mu tatmin edeceğim ? Birilerinin maşası mı olacağım ? O makama gelsek bile faydalı olamazsak ülke daha da karanlığa bürünecek. Benim bir ünvan ile kendimi tatmin etmekten başka ne olayım olacak ! Diye defalarca düşünmesi lazım. Bu düşünceyi, kendi çıkarları ya da birine, birilerine bilenen bir adayın sorması lazım.

Delege seçimlerinden başlayarak gidilen bu süreç sonunda, il ve ilçeleri 2019 da ki seçimlere organize ve entegre edecek örgüt yönetimleri seçilecek. Ne kadar kritik bir süreç değil mi ? Ülkenin kaderini belirleyecek isimler, kişisel hırslarından arınmış, düşman olarak gördüğü partilisi ile kapı kapı gezmeye, meydanlar da omuz omuza mücadele etmeye, gerekirse günlerce uyumayıp proje ve seçim çalışması yöntemi geliştirmesi gerekecek.

Hayır, ben bunları diğer partililer ve rakip gördüğüm üyeler ile yapmam, kendi başıma asker yazdığım üyeler ve yönetimler ile gerçekleştiririm diyorsa da, birşeyler ters gittiği zaman unutmayın ki siyasi tarih onların yüzüne tokat gibi çarpacaktır. Yüz yıllar boyunca belki de kefaretini ödenmeyecek bir sürece destek olmuş olacaklardır.

Çok basit aslında. Nereye aday olursa olsunlar ( 2'den fazla adayın yarıştığı kademeler ) oturup, konsorsiyum yönetimler kurmak için çabalamalıdırlar. Süreç aksini kaldıracak bir süreç değildir. Bir çok adayın yarıştığı yerde illa ki küsme, kendini geri çekme ve kinlenme olacaktır çünkü vahim bir durumdur ki partimiz henüz siyasi olgunluğa erişmiş bir zemine sahip değildir.

Alt kademelerden gidilerek başlanacak bir konsorsiyum, birleşme en üst kademede yani genel merkez dahilinde de kabul görecektir ve bu sistem ile tekrar bir seçim geçirilecektir. Örnek olarak 16 Nisan Referandumu gösterilebilir. İl'ler, İlçe'ler de ve Genel Merkez'de nasıl bir seçim sürecim geçirdiğimizi gördünüz. Seçim felaket ile mi bitti ? Tâbi ki HAYIR. Evet yine ne yapıp ettiler ama bir gerçeği de görmüş olduk. Birleştiğimiz zaman eşsiz bir güç olabiliyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi birleştiği zaman ülke birleşiyor, bütünleşiyor.

Değerli büyüklerim, dostlarım. Bütünleştirici ve birleştirici söylemlere ve eylemlere her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Kişisel hırslarımızdan arınarak, ben şununla yan yana gelmem, ben bununla çalışmam demek bu süreç için hainlik yapmaktır daha da ağırı parti suçu değil vatana ihabettir.

Herkesin elini vicdanına koyarak çok ince düşünmesi lazım. Özellikle bir yerlere aday olmuş partililerimizin.

Ya var olmaya devam edeceğiz, ya da faşizm duvarını hep birlikte yıkacağız. 

Şu da unutulmasın ! Bu telkini yapan biz yeni nesil, elbet bir gün Cumhuriyet Halk Partisi içinde yönetim kademelerinde top yekün bulunacağız ve bütünleşmiş bir siyaset anlayışı da olabildiğini siz eğer bugün göstermezseniz, biz yeri geldiğinde göstereceğiz. Buna emin olabilirsiniz.

Gelecekte çocuklarımızın bizden hesap sormaması için ortak hedefe ortak yolda birleşerek ilerleme umudu ile.

Birleşe birleşe kazanacağız 2019'u değerli partililerim, birleşe birleşe...