Bir Rejimin Temeli : Eğitim - İlayda Koçoğlu - Kozmopolitik

Türkiye’de karma eğitimin temelleri Cumhuriyet’in ilanından kısa bir süre önce 1922 yılında,
Mustafa Kemal Atatürk’ün mecliste yaptığı ‘‘Medeni bir devlet olmak bilim yolu sayesinde
gerçekleşir, kadınların eğitimine erkeklerle eşit oranda önem vermeliyiz’’
sözleriyle atılmıştır.
1927 yılına gelindildiğindeyse karma eğitim zorunlu hale getirilmiştir.

Modern Türkiye’nin inşaasında eğitimin rolü, kadın hakları birinci sırada önem taşımaktaydı.
Hedef olan muassır medeniyetler seviyesine ulaşmak için, kadın kapatıldığı evden çıkarılmalı,
toplumsal hayatta erkekle eşit şartlara sahip olmalıydı. Osmanlı zamanında başlayan kadın
hakları mücadelesi karşılığını, Cumhuriyet’te buluyordu.
Günümüze geldiğimizde ise 1999’dan beri dönem dönem gündeme gelen karma eğitim
tartışmalarında, cemaatlerin istediği noktaya gelmiş, 1923 kazanımlarının neredeyse tamamen
gerisine düşmüş bulunmaktayız.

Kısa Türkiye tarihinde ideolojik bir yere sahip olan karma eğitim, birkaç gün önce açıklanan
MEB mevzuatıyla zorunlu olmaktan çıkarılmış bulunmakta. Cumhurbaşkanlığı sözcüsünün
açıklamasından anladığımız üzere mevcut hükümet bütün uygulamaları nasıl aşamalı olarak
uyguladıysa, eğitimdeki köklü değişiklikte aynı şekilde aşamalı olarak uygulanacak.

Yeni toplumun inşaasında eğitim gücü elinde bulunduranların hedefinde. Kadının sosyal
hayattan silinmesi politikasının direk olarak karşılığı olan bu karar vesilisiyle kadın iktisadi
hayattan da silinecektir. Karma eğitimin zorunlu olmaktan çıkarılması ileride cinsiyet
eşitsizliğinin artmasının yanı sıra ekonomik dolasıyla sınıfsal farkında büyümesine yol
açacaktır.

Halihazırda erkeklerle eğitim konusunda eşit şartlara sahip olmayan ülkemizde karma eğitimi
bu kadar önemli kılan ne?

Modern bir toplumda, kadın ve erkeğin, sosyal ve iktisadi açıdan, eşit haklara sahip olarak ve
bir toplumun yükselişi erkeğinki kadar kadının iktisadi ve toplumsal hayata katkısı ile
gelişebilmesi için,karma eğitim o şarttır elzemdir. Karma eğitimin olmadığı bir ortamda
kadın, toplumsal ve iktisadi hayattan silinir, yaşamının önemli bir bölümünde kadınlarla aynı
ortamda bulunmayan erkekler, kadınlarla nasıl iletişim kuracağını nasıl davranacağını bilemez
ve bu akabininde psikolojik ve fiizksel şiddetin artmasını ve cinsiyetler arasındaki eşitsizliğin
büyümesine yol açar. Bu eğitimi yok etmek isteyen bir zihniyet, kadını sadece mahreminde
görmek isteyen biri zihniyettir, kadının iktisadi ve toplumsal hayatta karşısına çıkmasını
istemeyen bir zihniyettir, kapalı bir zihniyettir.

Ek olarak, yapılan birçok bilimsel araştırmaya göre; eğitim kalitesinin hangi formatta arttığı,
karma eğitimin kız ve erkekler üzerinde akademik, sosyal ve psikolojik yönden nasıl etki
yarattığı, öğrenmenin hangi durumlarda maksimuma çıktığı ve ayrı okumanın getirdiği
olumlu ve olumsuz yönlerin neler olduğuna cevap arıyorlar.
90’lı yıllarda yapılan araştırmalar etraflarında erkekler olmadığında kızların daha başarılı ve
rekabetçi olduğunu gösteriyordu. Kültürel yapıdan gelen zorlamalar, erkeğin baskın olduğu
toplumlarda kadınların eğitim, siyaset,iş dünyası ve sosyal ortamlarda geride kaldığını ve
daha pasif bir rolde olmasını gerektiriyordu. Oysa son yıllardaki araştırmalar kadınların aktif
oldukları her alanda pozitif bir fark yarattığını gösteriyor. Bunun küçük örneği de sınıflar,
hem kızların cinsel ayrımcılıktan korunması için hem de hayatta ayrı yaşamak mümkün değilse neden ayrı sınıflarda okunsun?

Son olarak;
Karma eğitimin faydaları konusunda yapılan araştırmaların sonuçları da şu şekilde;
• Kadın ve erkeklerin hormonları farklı çalışıyor, beyin yapıları da farklı. Sosyal davranışları
ve öğrenme stilleri farklı olduğundan, küçük yaşlardan itibaren farklılıklarını öğrenmek ve
adapte olabilmek açısından beraber okumaları avantaj oluyor.
• Beraber okuduklarında erkekler, kızların sosyal ilişkilerindeki doğru davranış modellerini
görüyor, hassas olmayı ve açık iletişimi örnek alıyor. Kızlar da erkeklerden; istediklerini dile
getirmeyi, itiraz etmeyi, kendini koruyabilmeyi ve daha atılgan olmayı öğreniyor.
• Taciz, zorbalık ve cinsel istismar gibi konularda farkındalıkları artıyor, uygun olan ve
olmayan davranışların neler olduğunu, karşı cinse nasıl davranması gerektiğini görüyorlar.
Özellikle kızlar kendilerini koruma becerisini elde ediyor.
• Kızlarla beraber okuduklarında erkeklerin akademik başarılı görülür şekilde artıyor, agresif
davranışları azalıyor.
• Kızların ağırlıklı olduğu sınıflarda ders akışı daha verimli olduğundan öğretmenler daha az
yoruluyor. Öğrenciler öğrenme sürecinden daha fazla tatmin oluyor.Sınıfın akademik başarısı
da yükseliyor.
• Üniversite ve ardından iş hayatında kız ve erkekler beraber çalışmak zorunda, iletişimleri
daha yoğun oluyor. Beraber eğitim alanlar bir adım önde, psikolojik ve sosyal olarak daha
donanımlı, öz güvenleri daha yüksek oluyor. Doğal olarak genel başarıları artıyor.
• Aileler de, toplum içindeki çeşitliliği yansıttığı için çocuklarının karma okullarda okumasını
istiyor.

Hali hazırda kadına karşı şiddetin ve çocuk istismarının çığ gibi büyüdüğü ülkemiz açısından,
alınan karar son derece trajiktir. Karma eğitim kararı yol açacağı sorunlar ve sonuçları
açısından tamamen ideolojiktir ve yeni sisteme bütünüyle uyan bir karardır. Toplumu daha
fazla kutuplaştırıp, her açıdan eşitsizliği büyütecek bu karardan bir an önce geri dönülmelidir.
Kadınların sosyal hayattan silinmesiyle mücadele ederken, eğitm hakkına müdahaleye ve iktisadi yaşamdan izolasyonuna izin verilmemelidir.