Demokrasinin Z Raporu - Mücahit Avcı - Kozmopolitik

Demokrasi Türkiye'de cümle içinde en çok kullanılan kelime olmasına rağmen henüz kelime anlamıyla bağdaşan bir demokrasiye rastlayamadık. Yaşadığımız süreçleri antidemokratik olarak nitelerken kendimizce tanımladığımız demokrasi bile antidemokratik uygulamalar içeren birer fikir yumağına dönüşüyor. Siyasilerin halkın ikbalinden çok kendi ikballerini düşünmeleri bunun temel nedeni. 

Türkiye'de etnik kimlikler üzerinden siyaset yapılmaya başlandığından beri demokrasi de dar bir alana sıkıştı ve siyasetçiler tarafından böğrüne böğrüne ağır darbeler alıyor. Hatta çözüm sürecinde HDP ve AKP'nin oturup pazarlık masalarında demokrasiye sağlı sollu girişmişliği bile var. 

Mesela 5 milyon 148 bin oyun temsilcisi HDP ve 23 milyon 681 bin oyun temsilcisi AKP, demokrasi adına pazarlıklar yaparken CHP ve MHP'nin temsil ettiği oyları hangi demokrasi anlayışıyla dışarıda tuttu? Ya da 14 milyon 400 bin Kürdün yaşadığı Türkiye'de 5 milyon 148 bin oy alıp kendini Kürt halkının temsilcisi ilan etmek ne kadar demokratik? Bu demokrasi anlayışına göre CHP ve MHP'ye oy veren Kürtler sırf AKP ya da HDP'ye oy vermedikleri için temsil haklarını kaybetmiş mi oluyorlar?

Kusura bakmayın ama bu demokrasiyi siz birlikte yarattınız ucu size dokununca da faşizm geldi demeniz pantolon üzerine şort giymiş gibi duruyor. 

Asıl faşizm, silahlı terör örgütünün gücünü baskı unsuru olarak kullanıp meclis ve devlet yönetimine taleplerinizi dayatmaktır. Asıl faşizm, aldığınız 5 milyon 148 bin oyun iradesini Kürt kimliği üzerinden istismar ederek temsil haklarını Öcalan'ın ikbali için PKK'ya bırakmaktır. 

Açıkçası bugün faşizm dediğiniz şey, dün demokrasi dediğiniz şeyin ta kendisi!