Günümüzden Geçmişe Eğitim Sistemi ve Köy Enstitüleri - Adem Atbaş - Kozmopolitik

Yeni bir yıla girmeye sayılı saatler, dakikalar var ama belki de siz bu yazıyı okurken çoktan girdiniz bile. Umarım hayalini kurduğunuz yıl sizin olur. Bunca iyi dilekten sonra canınızı sıkacağım, kusuruma bakmayın.

Eğitimim sistemimiz her an evrim geçirmeye uygun bir şekilde şekilleniyor. O denli hızlı bir evrim geçirme süreci var ki çocuklar galiba sonunda X-Men olacak! Konuya ciddi yaklaşmak istiyorum ancak uygulamalar mevsimlerle yarışır hızda değişince ciddi olmak imkansızlaşıyor! Tamamen ciddiyetten kopmadan önce isterseniz biraz eğitim sürecimizi irdeleyelim...

  • 1997 yılında alınan bir karar ile ilkokul eğitimi kesintisiz 8 yıl olmak üzere yeniden düzenlendi ve ilköğretim sistemi geldi. Liselere orta öğretim dönmesi ve anamızın, babamızın ilk şaşkınlıkları yaşadığı sene.
  • 1999 yılında üniversite giriş sisteminde ilk kez kat sayı farkı uygulanmaya başlandı.
  • 2003 yılında katsayı problemi iyice siyasi bir çekişme meselesine dönüştü ve katsayı sorunu artarak devam etti. Esasen meslek sahibi olarak mezun olan biri ile tek iş imkanı üniversite okumak olan biri ne denli eşit bir sistemde yarışıyor, tartışılır!
  • 2005 yılında 3 yıl eğitim veren liselerin eğitim süresi 4 yıla çıkarıldı. Aynı yıl LGS sınavının adı OKS olarak değiştirildi.
  • 2007 yılında OKS yerini 3 aşamalı SBS'ye bıraktı.
  • 2009 yılında ÖSS yerini YGS ve LYS'ye terketti. Aynı yıl katsayı da kaldırıldı. Danıştay tarafından Şubat 2010 yılında karar yürürlülüğü durduruldu.
  • 2010 yılında 3 aşamalı SBS kalktı tek aşamalı SBS'ye dönüldü. Artık sınav sadece 8.sınıfta olacaktı. Aynı sene içinde tüm Düz Lise'lerin Anadolu Lisesi olacağı duyuruldu. Uygulamada Anadolu ve Anadolu Meslek/Turizm/Sağlık olarak değiştirildi.
  • 2011 yılında katsayı tamamen kaldırıldı. 13 sene süren siyasi bir polemikte böylece tarih oldu.
  • 2012 yılında 4+4+4 sistemi getirildi. Aynı yıl Tek SBS yerine çoklu sınavlar tekrar geri döndü. Aynı yıl içerisinde dershanelerin kaldırılması da ilk kez gündeme geldi.
  • Son olarak TEOG sınavı var ancak yazının buradan sonrası ile ilgili orta öğretim, lise, ilk okul kavramları tamamen karıştığı için susuyorum!

 

Bunca değişiklik yapılmış bir eğitim sistemi ile en güzel ve çağdaş sisteme mi ulaştık?

Basitçe Hayır! Eğitim sistemimizin geliştirilmesi gerektiğini kendi eğitim aldığımız yıllarda öğrenci olarak bizler de hissettik. Ancak "Böyle mi olmalıydı?" diye sormadan edemiyorum. Çünkü bir düz lise mezunu olarak ve ilk 4 yıllık lise okuyanlardan biri olarak ne lisenin 4 yıl olmasına anlam verebildim ne de aldığımız eğitimi şuan da alan bir öğrenci görebildim. Bizim hocalarımız çok nitelikli diyenlerden ve ego kokan cümleler kuranlardan olmayacağım.

Mezuniyetimizin ardından kendi hocamızı ziyaret ettiğimizde artık eğitim sisteminden bunalmış ve öğrencilerin de müthiş şımarık bir şekilde ve disiplinden uzak şekilde eğitilmelerinden kaynaklı umursamaz bir sınıf ve öğretmen gördük karşımızda. Bizim derslerimizde sürekli neşe ve daha fazlasını öğretmen aşkı ile sınıfa 3 kaynakla gelen öğretmen nasıl oldu da elinde kaynak olmadan sayısal ders anlatmaya başladı? Sınavlarında bize TÜBİTAK yayınlarından sorular sorabilen öğretmen nasıl oldu da "Sınıfı geçsinler diye ittiriyorum!" diyebildi. Suç öğretmenin miydi, yoksa eğitim sisteminin mi? Hatta okuma yazma dahi bilmese de ilköğretim mezunu oranını arttırmak için mezun edilen çocukların mıydı?

Belirli istatistikler sağlamak için ve çağdaşlık, kültür seviyesi ve eğitim seviyesini kağıt üzerinde arttırmak için kurgulanan hiç bir revizyon eğitime hizmet etmez!

75 sene önce alternatif bir eğitim sistemi uygulanmıştı ve ülkemize özgü bir sistemdi, ihtiyaç duyduğumuz bir sistemdi...

17 Nisan 1940 yılında bir güneş gibi doğdu Köy Enstitüleri ülkemizde. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel Köy Enstitüleri projesini bizzat yönetmiştir. Fikir babası İsmail Hakkı Tonguç'tur. Dönemin Köy Enstitülerinde de sık sık Tonguç Baba diye anılmaktadır. Anadolu ve Anadolu'nun köylerini hedefleyen Türkiye'ye özgü bir uygulamadır. Öğrenci adaylarının ilkokul mezunu olması ve üzerlerine okul üniforması alacak paralarının olması aranan tek şarttır. Zaten geri kalan herşeyi köy enstitülerinde öğreteceklerdir öğrencilere.

Mezun olan öğrencilerin tekrar köylerine gidip orada bulunan çocuklara eğitim vermesini amaç eden eğitim tarzıdır. Sanat eğitimlerinde öğrenciler kendi enstürmanlarını yapacak şekilde, çifçilikten ve hayvancılıktan anlayacak şekilde eğitilmişlerdir. Kısacası köyde kendi ve öğrencilerinin her türlü gereksinimini karşılayacak şekilde eğitilmişlerdir. Yemeklerini de kendileri yaparlar, hastalarını da kendileri tedavi ederlemiş. "Miş" kullandım çünkü göremedik bize kadar ulaşamadı bu akıllı sistem.

Sistemin başarısı ve dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından da ziyaret edilmiş bir eğitim kurumudur. Köy Enstitülerinin ilericiliğini açıklayabilmek adına da İnönü'nün bir ziyareti bize ışık tutar;

İsmet İnönü'ye ziyareti sırasında özel yemek çıkarılmıştır ve her cumartesi yapıldığı gibi öğrenciler, öğretmen ve müdürün katılımı ile düzenlenen toplantı yapılmaktadır. Müdür öğrencilerine enstitü ile ilgili bir sorunlarının olup olmadığını sorar ve öğrenci temsilcisi şöyle der, "Neden Cumhurbaşkanı'na özel yemek çıkartılmıştır?". Müdür İsmet Paşa'nın şeker hasta olduğunu ve o yüzden diyet yemek çıkarıldığını aynı şekilde şeker hastası öğrencilere de çıkarılan yemek olduğunu açıklamıştır. Görüldüğü üzere cumhurbaşkanına verilen imtiyazın bile sorgulanabileceği özgür bir ortamdır!

İlerleyen yıllarda komünist yetiştiriliyor gerekçesi ile kurucusu İsmet İnönü tarafından kapatılmıştır. Bir daha tekrardan asla açılamamıştır.

Bu yazı vesilesi ile de Hasan Âli Yücel'e tekrardan teşekkürü bir borç bilirim. Öncelikle Köy Enstitüleri projesi ve ardından da Dünya Klasikleri'nin Türkçe'ye çevrilmesi gayreti yüzünden gerçekten teşekkürü hak etmektedir. Bugün Hasan Âli Yücel Klasikleri varsa bunu baştan sonra hak etmiştir.

Konuyla ilgili merakınızı okumadan da gidermek isterseniz eğer aşağıdaki kaynakları inceleyebilirsiniz;

1.Köy Enstitüleri - Can Dündar [Belgesel ve Kitap olarak temin edebilirsiniz.]

2.Köy Enstitüleri Bir Meçhul Öğretmen [Belgesel]

3.Toprağın Çocukları [Film]

muhammed.sipahi@gmail.com
https://twitter.com/MuhammedSipahi
https://www.facebook.com/muhammed.sipahi