Haydi Kadınlar İşbaşına! - Sevtap KAYA NURGÖNÜL - Kozmopolitik

Dünya Emekçi Kadınlar Günü, her yıl 8 Mart'ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesi, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanması olarak da tanımlayabiliriz. Türkiye'de ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı.

8 Mart 1857 yılında ABD'nin New York kentinde bir dokuma fabrikasında çalışan kadınlar, çok ağır çalışma koşulları, çok uzun iş günleri ve buna karşın çok düşük ücretler nedeniyle greve çıktı ve taleplerini açıkladı. Ancak aniden çıkan yangınla olayların seyri değişti. Şüpheli yangında 129 kadın hayatını kaybetti. Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin , bu olayın ardından 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını öneri olarak sundu ve öneri oy çoğunluğuyla kabul edildi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 19 Mart 1911’de Almanya ve İsviçre’de anıldı. Anmaların 8 Mart olarak değiştirilmesine 1921'de Moskova'da düzenlenen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda karar verildi. ABD'de de ise 1960’lı yıllarda anılmaya başlandı. Birleşmiş Milletler, 66 yıl sonra 8 Mart'ı 'Dünya Kadınlar Günü' olarak kabul etti.

Toplumların tarihsel süreçlerine baktığımızda, erkek egemen bir toplum düzeninde yaşadığımızı görüyoruz. Ancak dünyanın kendisi bile bence aslında doğurgan, üreten ve anaerkildir.

Peki Türkiye'de kadın olmak!Nasıl bir durum?
29 Ekim 1923'de Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte ülkemizde kadına verilen değer artmış ve kadın toplum içinde itibar sahibi olmuştur. Dünyanın birçok ülkesinden önce, ülkemizde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.

Türkiye'de kadınlar, 20 Mart 1930 günü belediye seçimlerinde seçme hakkı kazandı. 1933 yılında İdr Köy Kanunu'nda muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı düzenlendi. Kadınlar, milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkına 5 Aralık 1934'te yapılan anayasa değişikliğiyle kavuştular. 8 Şubat 1935'de ilk defa meclis seçimlerine katılan kadınlar, mecliste 18 sandalye elde etti.

Ve gelelim günümüz Türkiye'sinde kadın olmaya! Atatürk ve Cumhuriyet sayesinde toplum içinde değer sahibi olan kadınlarımız ne yazık ki son yıllarda hızla artan bir ivmeyle, cinsel taciz, tecavüz, şiddet ve hatta cinnet ve töresel cinayetlere kurban gitmektedirler. Bu oranın sistematik bir şekilde artış göstermesini, ülkemizin yönetim biçimine bağlayabilir, dinsel öğelerin ön plana çıkartılarak, ahlakın ve eğitimin çökertilmeye çalışılmasını gösterebiliriz. Ataerkil bir toplumda eril güç her geçen gün artmakta, toplum cinnet ve şiddet toplumu olmaya doğru yol almaktadır.

Bu durumda iş yine biz kadınlara, biz annelere, biz emekçilere düşmektedir! Haydi kadınlar işbaşına! Aydınlık yarınlar ve demokratik bir Türkiye için çocuklarımızın ilk eğitmeni olan bizler, onlara eşitliği, doğruluğu ve güzelliği anlatalım, öğretelim.

Tüm emekçi kadınlarımızın gününü kutluyor, emekçi tüm analarımızın ellerinden hürmetle öpüyorum.