İspanya Seçimlerinin Ardından - İlayda Koçoğlu - Kozmopolitik

Hazırlanan bütçe tasarısının parlamentoda onaylanmaması ve koalisyon ortağı Katalanların hükümetten çekilmesi sonucunda İspanyollar 28 Nisan pazar günü genel seçime gitti.

Her 4 seçmenden 1'inin kararsız olduğu İspanya'da gözler seçim öncesi ve günü karasız seçmenin ne yapacağı çok fazla merak ediliyordu. İspanya demokrasi tarihinin en yüksek katılımlı seçimlerinden birine imza atılan 2019 genel seçimleri merkez sağ partileri özellikle Mayıs 2018'de yapılan güven oylamasına kadar ülkeyi yöneten Halk Partisi ( Partido Popular ) açısından hayal kırıklığı oldu.

Ancak tüm Avrupa'da yükselişte olan aşırı sağ İspanya seçimlerinde de kendini gösterdi ve çok kültürlülük, feminizm ve göçmen karşıtı parti Vox parlamentoda 24 sandalye ile temsiliyet sahibi oldu. Böylece diktatör Franco'nun ölümünden sonra ilk defa aşırı sağ görüşe sahip bir parti parlamentoya girme hakkı kazanmış oldu.

Peki Vox bu noktaya nasıl geldi?

ABD  başkanı Trump'ın kampanya döneminde kullandığı '' Amerika'yı yeniden büyük yap'' sloganının aynısını kullanan Vox ''İspanya'yı yeniden büyük yap'' sloganıyla seçim çalışmasını sürdürdü. Cinsiyet eşitliği ve erkek şiddetine karşı olan yasalarının hepsine karşı olan parti aynı zamanda göçmen söylemlere de sahip.

İktidarı kazanan sosyalist işçi partisi PSOE oyların yüzde 29'nu alarak birinci parti oldu. Ne yazık ki birinci parti olarak çıksa da hükümet kurmak için yeterli çoğunluğu bulunmayan partinin koalisyon yapması gerekecek. Koalisyon için en yakın parti radikal sosyalizmi savunan PODEMOS. Lakin, iki partinin sandalye sayıları hükümet kurmak için yeterli değil bu sebeble üçüncü bir partinin koalisyona katılması ( Bask milliyetçileri ya da bağımsızlık yanlısı Katalanlar ) ya da merkez sağ parti CUIDADANOS ile koalisyon yapılması gündemde. Seçim öncesi kapılarını PSOE'ye tamamen kapayan CUIDADANOS'un şu an için ne yapacağı belirsiz. Ayrılıkçı Katalanlar'ın hükümetten çekilmesi sebebiyle gidilen erken seçimde PSOE lideri Pedro Sanchez'in birleştirici mesajlarından sonra tercihini ne yana kullanacağı merak konusu.

Peki İspanya bu sonuçlara nasıl ulaştı?

Uzun zamandır iktidarda söz sahibi olan Halkçı Parti (PP)'nin ismi bir süredir yolsuzlukla anılıyordu. 2011'den beri süren ekonomik krizin üstüne eklenen Kraliyet ailesiyle olan girift ilişkiler  ve rüşvet iddiaları aslında partinin sonunu hazırladı. En son çıkan rüşvet skandalından sonra gidilen güven oylamasından yeterli oyu alamayan parti iktidarı PSOE'ye bırakmak durumunda kalmıştı. Bu seçimde de meclis sandalyesini 137'den 65'e düşürdü.

Seçimlere yönelik bir diğer önemli unsur ise parlamentodaki kadın dağılımı oldu. 17 bakandan 11 tanesinin kadın olduğu bir önceki PSOE hükümetinde şu an parlamento kadın temsiliyeti 46.8% . Bu durum İspanya demokrasisinde bir ilk olmakla birlikte aynı zamanda Avrupa'daki en yüksek temsiliyetlerinden biri. Ülkemizde de aynı oranlara ulaştığımız günleri yakın zamanda görmek dileğiyle...