23 Ocak 2021 , Cumartesi

Türkiye’de Kadın Sığınma Evleri: 12 Bin Kadına Bir Yer Düşüyor

2020 yılın ilk 9 ayında 225 kadının öldürüldüğü Türkiye’de 145 kadın sığınma evi bulunuyor. Sığınma evlerinin toplam kapasitesi 3 bin 482.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu raporuna göre, Eylül ayında 16 kadın cinayeti işlendi ve 20 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Kadınların yüzde 56’sı yaşadıkları evde ve yine yüzde 56’sı evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de kadınların maruz bırakıldıkları şiddete karşı varsa çocuklarıyla birlikte şiddetten korunmalarını sağlamak amacıyla açılan Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’ne bağlı 110, belediyelere bağlı 33, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne bağlı 1 ve Mor Çatı Sivil Toplum Kuruluşu’na bağlı 1 tane olmak üzere toplam 145 kadın sığınma evi bulunuyor. 83 milyonluk toplum nüfusun 41 milyon 433 bini kadın olan Türkiye’deki sığınma evlerinin toplam kapasitesi 3 bin 482. Yaklaşık 12 bin kadına bir yer düşüyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Temsilcisi Ayşen Ece Kavas, kadınların sığınma evleri yetersizliği nedeniyle pandemi döneminde pek çok sorun yaşadığını belirterek, “Pandemi döneminde kadına yönelik şiddet arttı. Sığınma evi açmak bakanlığın görevi. Bakanlık bir an önce kadın sığınma evleri için bütçe ayırarak yeterli sayıda kadın sığınma evi açmalı” diyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Temsilcisi Ayşen Ece Kavas

Yaptırım Uygulanmıyor

5393 sayılı Belediye Kanunu madde 14’e göre büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100 binin üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorunda. Kanuna göre kadınlar için sığınma evi açmakla yükümlü olduğunu halde yerine getirmeyen belediyeler hakkında herhangi bir yaptırım uygulanmadığını kaydeden Kavas, “Sadece belediyeler değil 6284 sayılı kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanunu uygulamayan hiçbir kamu kurumuna herhangi bir yaptırım uygulanmıyor” diyor.

Kadınlar Ve Çocuklar Şiddet Sarmalında

Kadın sığınma evine 18 yaşından büyük kadınlar, kadınların beraberindeki 18 yaşından küçük kız çocukları ve 12 yaşından küçük erkek çocukları kabul ediliyor. Çocukların bakım yükünün genelde kadınlarda olduğunu belirten Kavas, “Çocuklarını, özellikle 12 yaşından büyük erkek çocuklarını bırakıp sığınma evine gitmek istemeyen çok sayıda kadın var. Hal böyle olunca da pek çok kadın sığınma evine gitmekten vazgeçiyor. Şiddet ortamında kalmaya devam ediyor. Buna uygun düzenleme yapılmalı” diyor.

“Kadına Yönelik Erkek Şiddetini Sonlandırmak İçin Siyasi İrade Gerekli”

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı Kurucularından Avukat Arabulucu Canan Arın, Türkiye’deki kadın sığınma evlerinin artması gerektiği görüşünde. Kadın sığınma evlerinin artması için kadına yönelik erkek şiddetini sonlandıracak siyasi iradeye ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Arın, “Avrupa Konseyi Kadın-Erkek Eşitliği Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Uzmanlar Kurulu Üyesi olduğumda çıkardığımız raporda her 7 bin 500 kişilik nüfusa bir sığınak öngörülmüştü. Mevcut durumda Türkiye nüfusuna bölerseniz kaç sığınağa gereksinim olduğu ortaya çıkar” diyor.

Av. Canan Arın

Belediyelerin sığınma evi açma yükümlülüklerini kaymakamların denetlediğini aktaran Arın,

“Kaymakam kadın sığınma evi açılmamışsa ‘açın’ diyor böylelikle görevini yerine getirmiş oluyor. İçişleri Bakanlığı’nın son çıkarttığı 81 İle Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Genelgesi’ne göre sorumluluklarını yetine getirmeyen belediyeler denetlenecek” diyor.

Kadıköy Belediyesi’nde Bir İlk: Kadın Yaşam Evi hayat geçirildi

Kadıköy Belediyesi, geçen ağustos ayında şiddete maruz bırakılan kadınların 12 yaş ve üstü erkek çocuklarıyla kalabileceği Kadın Yaşam Evi hayata geçirdi. Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Elif Duygu Adıgüzel, “Kadın Yaşam Evi Projesi’ne pilot çalışma olarak bir evle başladık, 5 ayrı ev daha bu amaç için hazırlanıyor” diyor.

Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Elif Duygu Adıgüzel

Kadınların erkek çocuklarından ayrılmadan yeni bir yaşam kurmalarını hedeflediklerini söyleyen Adıgüzel, “Mevzuat gereği 12 yaşından büyük erkek çocukları anneden ayrılarak kurum bakımına alınıyor. Evden ve şiddet döngüsünden çıkabilme cesareti gösteren kadın ve beraberindeki çocuk için yeniden travmatize edecek bir durum yaşanıyor. Hatta birçok kadın çocuğunu kurum bakımına vermek istemediği için evden ayrılamıyor. Bu durum şiddetin devam etmesine sebep oluyor” diye konuşuyor.

Belediye Kanunu madde 14’e göre, Kadıköy Belediyesine ait 1 kadın sığınma evi, 1 kadın dayanışma merkezi olduğunu söyleyen Adıgüzel, “Kadın sığınma evine gelmiş olan kadınların kendi hayatlarının kontrolünü ellerine almış, kendilerini ve varsa çocuklarını şiddet ortamından kurtarmayı başarmış şiddet döngüsünü kırma gücünü kazanmış olduklarını görüyoruz. En büyük gayemiz kadınların hayatlarını kurmak için bu ara istasyonda kendi içlerindeki gücü keşfetmeleri ve neler başardıklarını görebilmeleri” diyor.

Kadıköy Belediyesi’nin Kadın sığınma evi hizmetini ilk veren belediyelerden olduğunu anımsatan Adıgüzel, “Kadınların ve çocuklarının birbirlerinden ayrılmaya zorlanması veya annenin çocuğundan ayrılmak istememesi nedeniyle şiddet ortamında kalmak durumunda olması şiddetle mücadelede çok eksik kalan bir basamaktı. Kadıköy Belediyesi olarak bu eksiğin farkındaydık ve bu durumu sonlandırmak için bu projeyi hayata geçirmeye karar verdik” diye konuşuyor.

Adıgüzel, Kadıköy Belediyesi olarak İstanbul Sözleşmesi’ni desteklediklerini ifade ederek, yükümlülüklerini yerine getirmek için çalışmaya devam edeceklerini belirtiyor.

Seda Karatabanoğlu

PAYLAŞ:

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

Mısır’da Kadın Sünnetinin Cezası Ağırlaştırılıyor

Mısır’da, kadın sünnetini 2008’de yasaklayan, 2016’da suç olarak tanımlayan yasadaki ceza maddeleri ağırlaşıyor. Buna göre, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir