19 Ocak 2021 , Salı

İTO Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, Çin Menşeli CoronaVac Aşısı İle İlgili Tartışmaları Değerlendirdi

2021 yılına birkaç hafta kala korona virüs salgınında yeni tartışmalar, yeni sorunların başladığı bir döneme girildi. Virüsle mücadele adına çalışmaları yapılan çok sayıda aşıdan bazıları artık teorik değil, uygulanabilirlik aşamasına geçti. Böylece de ülkeler, denemeleri biten ve ruhsatlanan aşıları almak için sıraya girdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Covid-19’a karşı geliştirilen aşıya ilişkin Çin’li Sinovac firmasıyla 50 milyon dozluk anlaşmaya varıldığı açıkladı. Bu açıklama üzerine Türkiye’nin Avrupa’da üretilen aşılar yerine Çin’de bulunan aşıyı tercih etmiş olması Türkiye’de tartışmaları alevlendirdi.

Ülkemizde salgın hızlı bir şekilde yükselişe geçmiş durumdayken Aşı tartışmaları daha da hız kazandı. Aşı farklı tartışmalara yol açarken İstanbul Tabip Odası Başkanı, İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Pınar Saip, aşı ile ilgili nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini http://kozmopolitik.com.tr ‘ye aktardı.

“CoronaVac aşının güvenilir olmadığına dair bilimsel bir dayanak yok”

Çin menşeli CoronaVac aşısı ile ilgili güvenirliliğin olmadığı yönündeki bilgileri değerlendiren Pınar Saip, CoronaVac aşısı Sinovac firması tarafından üretiliyor. Bu firmanın çoğalma yeteneği olmayan ölü virüs aşısı geliştirme deneyimi ve aşı üretimi için gerekli uluslararası geçerli ‘İyi Üretim Belgesi’ mevcut. Bize kesin sonuçları verecek olan faz 3 çalışma sonuçları ise henüz hiçbir aşı için yayımlanmadı. CoronaVac aşısının daha erken aşamada az sayıda hasta ile yapılan ve Kasım ayında Lancet dergisinde yayımlanan Faz 1-2 sonuçlarına göre ciddi bir güvenlik sorunu olmadığını söyleyebiliriz. Aralık ayında yayımlanacağı bildirilen binlerce insanda yapılan faz 3 çalışma sonuçları çıktığında daha kesin bilgi sahibi olacağız. Bu faz 3 çalışmaların bir bölümü ülkemizin İstanbul Tıp Fakültesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve Hacettepe Tıp Fakültesi gibi önemli tıp fakültelerinde yürütüldü. Ayrıca aşının topluma uygulanması öncesinde Sağlık Bakanlığı Tıbbi İlaç ve Cihaz Kurumu’nun denetiminden geçmesi gerekiyor. Kısaca güvenilir olmadığına dair bilimsel bir dayanak olmadığını söyleyebiliriz. Faz 3 çalışma sonuçlarının biran önce yayımlanması çok iyi olacak.” dedi.

Çin’deki Faz çalışmaları için ise Faz1-2 çalışmalarının yan etikeleri ve etkisinin kasım ayında yayınlandığı aktardı. Saip, Faz 1-2 çalışmlarının sonuçlarında ciddi bir yan etki bildirilmediği için faz 3 çalışmalarına geçildi. Brezilya, Endonezya ve Türkiye’de yürütülen çalışmalarda bugüne kadar ciddi bir yan etki bildirilmedi. Bildirilmiş olsaydı çalışmalar durdurulurdu.” ifadesini kullandı.

Salgının başından bu yana şeffaflık vurgusu yapan, halka gerçekleri açıklama konusunda tereddütü olmayan Türk Tabipleri Birliği aşı konusunda halka hangi aşının yapılmasını uygun görüyorsunuz sorusuna Saip, Çok zorlu milyonlarca kişiyi hastalandırmış ve ölümcül bir hastalıkla karşı karşıyayız. Halen herhangi bir tedavisi maalesef henüz bulunamadı. Toplumun % 60’na aşı ile aktif bağışıklama yapılması dışında bir seçeneğimiz yok. Geliştirilen aşıların hiçbirinin henüz faz 3 çalışmaları yayımlanmadı. Faz 3 sonuçları yayımlandığında daha kesin olarak göreceğiz. Ama bugüne kadar elde edilen veriler ve erken dönem çalışma verilerini ülkeler değerlendirerek erken onay vermeye başladılar. Dünya Sağlık örgütü ölümcül salgınlarda, tedavi mümkün olmadığında, yapılan çalışmalarda ciddi bir güvenlik sorunu yaşanmamışsa, ürün iyi üretim uygulamaları sertifikası olan bir merkezde üretilmişse erken onay verilmesini uygun buluyor. Covid-19 aşısı için koyduğu etkinlik sınırı %50; yani hastaların yarısında etkili olmasını yeterli görüyor. Aşıların hepsi bu sınırı aşmış durumda görünüyor. Hangisinin daha iyi olduğunu gösterecek aşıları birbiriyle kıyaslayan bir çalışma yapılması bu aşamada mümkün değil, aylarca sürecek böyle bir çalışma için vaktimiz yok. Her geliştirilen aşının avantaj ve dezavantajları var. Ulaşılabilen aşı, güvenlik ve etkinlik verileri olan aşı en iyisidir. Ülkemize şimdilik 50 milyon doz CoronaVac ve 1.5 milyon doz Pfizer-Biontech aşıları ile ilgili anlaşmalar yapıldığını Sağlık Bakanı açıkladı. Toplumdaki kuşkuların giderilmesi ve güven sağlanması için bu sürecin çok şeffaf bir şekilde Türk Tabipleri Birliği ve ilgili Uzmanlık Dernekleri ile birlikte yürütülmesi, sürecin, anlaşmaların ve verilerin paylaşılması gerekir. Daha öncesinde veriler, testler ve maske dağıtımındaki sorunlar kesinlikle yaşanmamalı, toplumda güven sağlanmalı ve aşı tereddütlerinin önüne geçilmeli. Türk Tabipleri Birliği Covid-19 İzleme Kurulu tarafından yürüyen çalışmalar ve süreç yakından takip etmekte ve konu ile ilgili açıklama hazırlanmaktadır.” dedi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ‘koronavirüse karşı ilk aşının sağlık çalışanlarına yapılacağını, aşılamanın 11 Aralık’tan itibaren kademeli olarak başlayacağını’ söylemişti bu açıklamanın üzerine İTO Başkanı Saip, 11 Aralık’ta aşı uygulamasının başlamasının çok mümkün olmadığını söyledi.

“En az 14 gün yaşamsal üretim alanları dışında tam kapanmayı sağlamalı”

Saip, aşılama konusunda ise şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Toplum aşılaması konusunda oldukça fazla deneyime sahip bir ülkeyiz. Tepeden inme kararlar yerine ilgili tüm tarafların, sahada uygulayacak olanların görüşleri alınarak iyi bir planlama yapılırsa mümkün olabilir.”

“Faz 3 çalışma erken analiz sonuçları değerlendirilmeli, gelen aşı örnekleri Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından incelenmeli, firmalarla yapılan anlaşmalar toplumla, bilgiler ilgili uzmanlık dernekleri ve TTB ile paylaşılmalı. Herkesin aynı anda aşılanması mümkün değil, öncelik sırasına göre aşamalı olarak uygulamalar başlayacaktır. Aşılama başladıktan 14 gün sonra aşı yapılanlara ikinci doz yapılacak ve aşılananlarda ancak 1 ay sonra bağışıklama mümkün olacaktır. “

“Nüfusumuzun göçmenlerle birlikte 90 milyon olduğu düşünülürse %60’ını aşılamak için bir süre gerekecek. Şu ana kadar tedariği yapıldığı bildirilen miktar 25 milyon 5 yüz bin kişiye yetecek düzeyde. Geri kalan nüfus için gerekli miktarda aşı dozlarının ayrıca tedarik edilmesi gerekecek. Sabırlı olmalıyız bu süre içinde ölümlerin azaltılması hatta hiç olmaması için hem iktidar gerekli tedbirleri sosyal önlem paketleriyle almalı, en az 14 gün yaşamsal üretim alanları dışında tam kapanmayı sağlamalı, hem toplum bulaşma önlemlerini almaya devam etmeli.” dedi.

PAYLAŞ:

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

AKP’li Vekilden Gazeteci Cemile Bayraktar’a “Cemal Kaşıkçı” Tehdidi

Gazeteci Cemile Bayraktar’ın sosyal medya üzerinden yaptığı “Nasıl Bir Ülke isterdiniz” temalı paylaşımı AKP’li Milletvekili …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir