28 Ekim 2021, Perşembe

“AKP İktidarı Çiftçiyi Kredi Mahkûmu Yaptı”

AKP iktidarı döneminde çiftçilere verilen destekler çok yetersiz oldu, ürün girdileri şirketler tarafından sürekli artırıldı, çiftçilerin çileyle elde ettiği ürünlerin fiyatı maliyetlerin altında belirlendi. Üretici fiyatı ile market fiyatı arasında yüzde 300-400 oranında fark oluştu, üretimden pazarlamaya uzanan zincirde, çiftçilerin egemenliği açısından herhangi bir çalışma yapılmadı. Pandemi ve ekonomik krizin etkisiyle çiftçi giderek yoksullaştı ve kredi batağına düştü. AKP’nin Tarım(sızlık) politikasını ve CHP’nin çözüm önerilerini CHP Bursa Milletvekili ve Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Orhan Sarıbal sitemize değerlendirdi.

Arpa ve mısır ithalatında gümrük vergisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla 31 Aralık 2020’ye kadar sıfırlandı. AKP’nin bu kararı almasındaki amacının hükümetin yarattığı ekonomik krizin sebep olduğunu söyleyen Sarıbal şöyle devam etti: Pandemi, küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi etkenlerle dünyada gıda fiyatları artmaktadır. Ülkemizde ise bu saydığımız olumsuz koşullara ek olarak, dışa bağımlı olduğumuz için tarımsal girdi maliyetlerinin yanında döviz kurlarındaki artış nedeniyle üretim maliyetleri de arttı. Yaşadığımız ekonomik buhranın sonucu olarak üretici ürettiğinden para kazanamaz iken tüketici ise düşen alım gücünden dolayı gıda ihtiyacını karşılayamamaktadır. Yeterli üretim olmayınca ve bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de gıda fiyatları artışa geçince AKP yönetimi hep yaptığı gibi ithalata sarıldı. Gıda fiyatlarındaki artışın önüne geçebilmek için AKP gümrük vergileri sıfırlanma yoluna gitti. Bu palyatif çözüm içeride çiftçimizi vururken tüketiciye ucuz gıda imkânı da sağlamamaktadır. Örneğin, ülkemizde gümrük vergisi sıfırlanırken, en fazla buğday ithal ettiğimiz Rusya ihraç ettiği ürünlerin vergi oranlarını yükseltti. Halkımıza ucuz gıda sağlamak istiyor isek ülke çiftçisini destekleyerek üretimi arttırmaktan başka çaremiz yoktur” diye konuştu

“AKP, ÇİFTÇİYİ KREDİ MAHKUMU YAPTI”

AKP hükümetinin çiftçiyi kredi mahkumu yaptığını söyleyen Sarıbal şöyle devam ediyor: “Çiftçi özellikle AKP döneminde ürettiğinden para kazanamıyor. AKP ve tek adam keyfi yönetimi çiftçiye büyük destek verdikleri yönünde manipülasyon yapmaktadır. Gerçek ise farklı. AKP iktidarı döneminde 2006 yılında çıkartılan Tarım Kanunun 21. Maddesi “tarımsal destekler Gayrisafi Milli Hasılanın %1’inden az olamaz” demesine rağmen bu destek hiçbir uygulanmadı. Bugün çiftçimizin Tarım Kanununa göre AKP yönetiminden 211 milyar TL alacağı bulunmaktadır. Çiftçinin bu alacağını ödemeyen AKP, çiftçilerimizi bankalara ve Tarım Kredi Kooperatifine kredi mahkumu yapmıştır. Çiftçimiz ürettiğinden kazanamayan, her yıl artan borç yükü altında ezilen ve tüm bunlara rağmen üretmeye çalışan fedakar insanlardır. Ancak, hayat refahı her yıl biraz daha kötüleşmektedir.” değerlendirmesinde bulunuyor.

“GELECEKTE BİZİ GIDA SORUNU BEKLİYOR”

Çiftçilerin giderek tarımdan uzaklaşmasının gıda krizine yol açacağını vurgulayan Sarıbal, “Tarımsal üretim oldukça gıda ihtiyacımız karşılanacaktır. Çiftçimiz üretmez ise gıda egemenliğimiz ve gıda güvenliğimiz başka ülkelerin eline düşer.

Çiftçimiz tarımsal üretimden her geçen gün kopmaktadır. Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) göre 2003 yılında 2 milyon 765 bin kişi sisteme kayıtlı iken, zaman içinde 637 bin kişi azalarak, 2020 yılında 2 milyon 128 bin kişiye düşmüştür. Çiftçi sayısındaki azalmanın yanında üretim alanlarında da yaklaşık 35 milyon dönüm düşüş olmuştur. Sadece bu iki veri bile gösteriyor ki üretim alanları ve çiftçi sayısı azalıyor. Siz her ne kadar birim alanlarda yüksek verim elde etseniz dahi gelecekte bizi bir gıda sorunu beklemektedir. Topraklarımızı büyütemeyeceğimize göre, başta topraklarımızı koruyarak çiftçimizin üretimde kalmasını sağlamalıyız. Bugün 84 milyon, 2050 yılında 105 milyon insanı doyurmak istiyor isek ileriye doğru tüm tedbirleri alan bir projeksiyon çizmeliyiz” diyor.

Çiftçiyi destekleme ve teşvik konusuna değinen Sarıbal, Yıllardır bilinen ama bir türlü çözülemeyen tarımsal üretim planlamasını yapmadığımız sürece ne çiftçimiz kazanabilir, ne de ülkenin gıda ihtiyacı yeterli düzeyde karşılanabilir. Soğanın, patatesin, karpuzun bir yıl para edip ertesi yıl zarar ettirdiği bu sistemde çiftçi para kazanamaz. Ancak çiftçimiz tarlasında ne üreteceğini, ne kazanacağını bilirse üretimde kalır ve para kazanır. Çiftçinin ürettiğinden para kazandığı bir sistemi mutlaka hayata geçirmek gerekir. İklim değişikliğinden kaynaklı daha sık karşılaştığımız doğal afetlerde zarar gören çiftçilerin zararları mutlaka ve hızlıca karşılanmalı. Ayrıca çiftçinin teknolojiye, bilgiye ulaşmasını da sağlamak, bu yönde yatırım destekleri vermek gerekir. Çiftçiye verilen her destek, misliyle geri dönecektir” ifadelerini kullandı. 

“CHP’NİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ”

AKP’nin 18 yıllık tarım(sızlık) politikasına karşı iktidara aday olan CHP’nin çözüm önerileri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Sarıbal, CHP iktidarında ülkemizin gıda egemenliğini ve gıda güvenliğini sağlamak için tarımsal üretimi arttıracak her türlü tedbiri alacağız. CHP iktidarında tarım topraklarımızı koruyarak tarımsal üretim planlaması yapacağız. Üretim öncesi alım fiyatlarını açıklayarak çiftçinin kazanabileceği bir güvence sistemi oluşturacağız. Tarımsal destekleri ekim öncesi ve zamanında ödeyerek girdi maliyetleri karşısında çiftçinin ezilmesinin önüne geçeceğiz. Çiftçinin ayağına bilgiyi götürürken, son teknolojik uygulamaları yapabilmesi için yatırım teşvikleri vereceğiz. Biz bunları yapmadığımız sürece bugün olduğu gibi gıda egemenliği ve gıda güvenliği tehdit altında kalır. Gelecekte gıda ve su yeni egemenlik alanı olacak. Dünyada gıda ve su savaşlarının olacağı bir ortama gidilmektedir. Buna hazırlıklı olmalı ve ülke insanın gıda güvenliğini sağlayacak tedbirleri hayata geçirmeliyiz. Bugün koronavirüs pandemisi, gelecekte başka hastalıklar, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin oluşturacağı olumsuzluklara karşı ülkemizin gıda güvenliğini ve egemenliğini sağlamak için yurt içinde insanımızın ihtiyacını karşılayacak tarımsal üretim modellerini oluşturmak zorundayız” dedi.

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

Almanya’da Enflasyon 28 Yılın Zirvesinde

Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), fiyat artışlarına ilişkin ekim ayı öncü verilerini açıkladı. Buna göre, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir