19 Ocak 2022, Çarşamba

CHP’li Ağbaba: Erdoğan Yoksuldan Alıp Zengine Verecek!

CHP Esnaf Masası heyeti, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba başkanlığında 10 milletvekiliyle birlikte bugün Aksaray’da çalışmalarına devam ediyor.

CHP Aksaray İl Başkanlığında düzenlenen basın toplantısında, CHP’li Ağbaba Erdoğan’ın açıkladığı kur garantili TL mevduatını ve Bakan Nebati’nin açıklamalarını eleştirdi.

BAKAN NEBATİ 21 ARALIK KUMPASINI İTİRAF ETTİ

Ya tutmazsa modelinin mucidi mayacı başı Hazine Bakanı Nebati konuştukça 21 Aralık günü kur müdahalesinde nasıl bir kumpas kurulduğu, bu modelin nasıl bir tezgaha dönüştüğünü, milleti nasıl çarptıklarının da itirafları açığa çıkıyor. Ne diyor Bakan Nebati: “16 liradan, 17 liradan doları alanlar var. Kim bunlar, büyük finansörler değil. Niye biliyor çünkü çarpılan kim oldu küçük yatırımcılar.” Bakan resmen açık açık arka kapıdan bilgi sızdırıldığını, büyük yatırımcıları da, yandaş dolar milyonerlerine de bilgi verildiğini söylüyor. Bakan Nebati büyük yatırımcılar, yandaş 5’li çete, bilinçli ve kasıtlı bir şekilde yükselttiğiniz dövizden zengin olanlar neyi biliyordu acaba. Öncesinden haber verdiğinizi mi biliyordu.”

NEBATİ İLE ESKİ DAMAT BAKAN ALBAYRAK GİZLİCE BULUŞTU MU

“Bakan Nebati’nin ‘çarpıldılar’ dediği kim: AKP’ye güvenmediği için üç kuruş birikimini kenara atıp alım gücünü korumaya çalışanlar. Yani gariban yoksul yurttaşı nasıl çarptıklarını itiraf ediyorlar. Üç beş kuruşuna sahip çıkmaya çalışan yoksul vatandaşa nasıl kumpas kurduklarını itiraf ediyorlar. Şimdi anlıyoruz ki bu gecenin hazırlığı çok daha öncesinde yapılmış, kimin nasıl vurgun yapacağı önceden planlanmış, arka kapıdan yandaşlara haberler sızdırılmış, yine birileri iktidarın desteği ile bir gecede milyarder yapılmış. Milletinde üç beş kuruşu iç edilmiş. Şimdi Bakan Nebatiye soralım; Tıpkı 128 milyar doların arka kapıdan piyasaya satıldığı gibi, kurun düştüğü gece arka kapıdan 7 milyar dolar daha iç edildi mi? Geçtiğimiz hafta bakan yardımcıları döviz satışına karşı çıktıkları için görevden alındı mı? Bu programın açıklanmasından bir gün önce Nebati ile eski Damat Bakan Albayrak gizlice buluştunuz mu? Kurun düştüğü gece öncesi kimlere haber verildi, kimler 18,40’tan dolarını bozdu? Bunların hepsi yanıt bekleyen sorular.”

ERDOĞAN YOKSULDAN ALIP ZENGİNE VERECEK

“Açıklanan bu program Erdoğan fakirleştirmesi modelidir. Erdoğan’ın bu programında bir avuç yandaşa hazine garantili hayatlar vaat edilirken, milyonlarca vatandaşa daha fazla yoksullaşma vaat ediliyor. Erdoğan bankada parası olan zenginlere, bankada parası olmayan milyonlarca yoksulun emeğini, alın terini garanti ediyor. Bu modelde ne var? Millete Nas, zengine ise faiz var. Beşikteki bebeğin mamasına, bezine vergi var, faizcilere ise dolar garantili faiz var. Sofradaki ekmeğe, süte, yumurtaya, bulgura, kuru soğana vergi var ama faizcilere ise dolar garantili faiz var. Zenginlere ödenecek faizler; açlık sınırı altında yaşayan asgari ücretlinin cebinden çıkacak. Yoksulluk sınırı altında yaşayan memurun cebinden çıkacak. Tarlası, traktörü bankalarca haczedilen çiftçinin cebinden çıkacak, kredi faizlerini ödeyemeyen, sattığı ürünü yerine koyamayan esnafın cebinden çıkacak, aylık 1500 TL’ye geçinen emeklinin cebinden çıkacak. Yani Erdoğan yoksuldan alıp zengine verecek. Vaat ettikleri sistemin adı bu; TL’yi adeta tedavülden kaldırıp dövize endeksleyen “mandacı yoksullaştırma modeli”dir.”

4250 TL ASGARİ ÜCRET SOFRADAKİ KAYIPLARI KARŞILAMIYOR

Müjde diye sunulan asgari ücret, geçtiğimiz yıla göre mutfakta eksilen besin maddelerini yerine koymamıştır. Hiç şüphe yoktur ki gelecek aylarda yükselecek enflasyona göre de mutfaktaki kayıplar devam edecek, yeni asgari ücret çok geçmeden yine açlık sınırının altında düşecektir. 4250 TL’yi asgari ücretlinin bugün cebine girmiş olduğunu düşünsek bile asgari ücretli geçen yıla göre aynı oranda aldığı ekmeği, yumurtayı, yağı, nohuttu, patatesi ve tavuğu alamayacaktır.

107 BİN 74 ESNAF İFLASININ BAŞ SORUMLUSU ERDOĞANDIR

Kur garantili mevduatın açıklamasından sonra dolar kuru 18,40’lardan 11 TL’ye kadar düştü. AKP Genel Başkanı Erdoğan kurun üzerindeki köpüğü bir günde kaldırdıklarını söyledi. İktidar yetkilileri 18 TL kritik eşiği geçince müdahale ettiklerini söyledi. Peki, soralım bugüne kadar niye müdahale edilmedi. Doların 18 TL’yi aşması neden beklenildi. Esnaf iflas edip, kepenk kapattıktan sonra, sattığı ürünü yerine koyamayıp siftah yapmadıktan sonra şimdi yapılan bu müdahale neye yarar. Sene başında 7,34 TL olan dolar 20 Aralık’ta gündüz saatlerinde 18,40’a çıktı yani TL dolar karşısında yüzde 150 değer kaybetti. Yine Ocak ayından Kasım ayına kadar; Esnaf Sicil Gazetesi verilerine göre 88 bin 734 esnaf, Ticaret Sicil gazetesi verilerine göre 18 bin 340 gerçek kişi ticari işletmesi olmak üzere 107 bin 74 esnaf iflas etti. Erdoğan 107 bin 74 esnaf iflas edene kadar, bu aileler işsizi aşsız kalana kadar neyi bekledi. Bu iflasların sorumlusu sırf yandaşlarını zengin etmek için kuru bilinçli olarak yükselten Erdoğan’ın bizzat kendisidir. Esnafın elinden dükkanını alan, işinden eden Erdoğan’ın kendisidir.

İŞSİZLERİN AHI ERDOĞAN’IN ÜSTÜNDE

Dolara bugüne kadar neden müdahale edilmedi diye bir de işsizlerimiz için sormamız gerekiyor. SGK verilerine göre ocak ayından- Kasım ayına kadar işsiz kaldıkları için işsizlik sigortasına başvuran işsizlerin sayısı 1 milyon 210 bin kişi artmış. 1 Milyon 210 bin kişi işini kaybettiği için gelir desteği için işsizlik sigortasına başvuru da bulunmuş. Bir başka veri; 15-29 yaş arası gencimiz ev genci olmuş. 842 ‘si doktora mezunu 842 bin üniversite mezunu genç bir yıldır İŞKUR’dan iş bekliyor. Ama Erdoğan bir gecede finansal istikrarı sağladık diyor. Madem bir gecede bu istikrar sağlanıyordu bunca kişi neden senin yüzünden işsiz kaldı. Sen kendi yandaşını dolar zengini yapacaksın diye, milyonlarca insan işinden oldu. İşini kaybeden, işsiz olup da iş arayıp ama bulamayan milyonlarca işsizin de vebali Erdoğan’ın boynundadır.

İKTİDARIMIZDA NELER YAPACAĞIZ

“İktidarımızda; yandaşlara, müteahhitlere, dolar zenginlerine, saray eşrafına sunulan hazine garantili düzene son vereceğiz. Bir avuç zengine hazine garantili faizle hayat vaat edenlerin karşısında biz, esnaflarımızın bankalara olan kredi faizlerini sileceğiz. Onlar döviz kuru TL garantilerde stopajları kaldıradursun, biz esnaflarımızın kira stopajlarını kaldıracağız. Esnafımızın pandemi sürecinde kapalı kaldığı dönemlerde ki fatura borçlarını sileceğiz. Esnafımızı kur vurgunuyla kumpas kuran bakanlığa mahkûm etmeyeceğiz, esnaf bakanlığını kuracağız. Ayrıca traktörü elinden alınan, tarlasına haciz gelen çiftçimizin tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarının da, bankalara olan borçlarının da faizlerini sileceğiz. Çiftçilerimizin elinden alınan traktörlerini geri vereceğiz ve diyeceğiz ki artık yandaşın tarlasını değil kendi tarlanı süreceksin diyeceğiz. Tüm dolar garantili ihalelere son vereceğiz. En düşük emekli aylığını asgari ücret seviyesine getireceğiz. Emeklilerimizin yıllardır beklediği ‘’intibak’’ yasasını çıkartacağız. Asgari ücreti olağan ücret olmaktan çıkartacağız, ücretleri yükselteceğiz. Memurumuz yoksulluk sınırı altında maaşlara mahkum etmeyeceğiz. Onlar, arka kapıdan zengin edilen dolar milyarderlerine faiz garantili hayat vaat etsin. Biz, emeklilikte Yaşa Takılanların emeklilik hakkını vereceğiz. Halen kadro bekleyen taşeron işçilere kadro vereceğiz. Gün kazanıp gün geçinen sokak emekçilerine güvence vereceğiz. Vatandaşımızı tarihi geçmiş gıda kuyruklarına, yağmur altında ekmek kuyruklarına mahkûm etmeyeceğiz, tüm gıda ürünlerinde ve temel tüketim mallarında KDV’yi sıfırlayacağız.”

TÜRK ŞEKER FABRİKALARI PİYASAYA KİLOGRAMI 5,90 TL’DEN ŞEKER SATARKEN ÖZELLEŞTİRİLEN FABRİKALAR ŞEKERİ 9 TL’YE SATIYOR.

Bir konuyu daha dikkatinize sunmak istiyorum. Geçen dönemlerde biliyorsunuz Ömer Fethi Gürer ve diğer arkadaşlarımızla birlikte mitingler yaparak şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili çeşitli eylemler yaparak özelleştirmelere karşı çıktık. Şeker vatandır vatan satılmaz diye yüksek sesle dile getirdik. Türk Şekere ait fabrikaların özelleştirilerek AKP’nin gazabına uğradığını görüyoruz. 2018’de büyük tepkilere rağmen kıymetli arazilere sahip Bor, Çorum, Kırşehir, Erzincan, Erzurum, Turhal, Afyon, Alpullu, Elbistan, Muş, Yozgat, Ilgın ve Burdur şeker fabrikaları satılmıştı. O dönem 25 milletvekilimiz ile satışa çıkarılan/çıkarılmayan tüm fabrikaları gezerek “Şeker Vatandır, vatan satılmaz” dedik, özelleştirmenin yaratacağı sonuçları anlattık, halkı ayağa kaldırdık, ancak maalesef iktidara geri adım attıramadık. O dönem yapılan anketlerde halkın yüzde 82’si şeker fabrikalarının satışına karşı çıkmıştı. Bir tek AKP ve MHP satışı destekledi ve istediklerini yaptılar. Bugün geldiğimiz noktada özelleştirmenin ne kadar yıkıcı bir etki yarattığını daha net görüyoruz. Şeker Fabrikalarının üst kuruluşu olan Türk Şeker 2018’de en değerli fabrikaları satılınca, üç yıl sonra da iflas noktasına geldi. Türk Şeker’in birikmiş zararı 4,6 milyar TL’ye ulaştı. Türk Şeker maalesef talan edilmiş durumda. Bundan da en büyük mağduriyeti yine çiftçi üretici yaşıyor. Özelleşen şeker fabrikalarında, tonu 470 TL’den aldığı şeker pancarının sadece küspesi bugün 500 TL. Eskiden küspe şeker pancarı verenlere bedava verilirdi şimdi şeker pancarı ile küspenin fiyatı neredeyse birbirine eşitlenmiş durumda. Kırşehir Milletvekilimiz Metin İlhan’ın verdiği bilgiye göre özelleştirilmeyen fabrikalarda mesela Yozgat şeker fabrikasında küspenin fiyatı 280 TL. Türk Şeker fabrikaları piyasaya kilogramı 5,90 TL’den şeker satarken özelleştirilen fabrikalar şekeri 9 TL’ye satıyor. Ve vatandaşlar şeker bulmakta zorlanıyor. Şeker pancarından şeker melas, alkol ve küspe elde edilirdi. Bunlarda da kıtlık yaşanıyor.

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

Benzine Zam Bekleniyor

Petrolün varilinin 89 dolara dayanması ve uluslararası piyasalarda ürün benzin ve motorinin ton fiyatında yaşanan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir