19 Eylül 2021, Pazar

Cihan Erdönmez: İklim Değişikliğinin Etkileri Her Geçen Sene Daha Kötü Olacak

Son dönemde yaşanan sıcak hava dalgaları ve dünyanın dört bir yanında yaşanan orman yangınları kaygı yaratıyor. Türkiye, Yunanistan ve Avrupa’nın bazı bölgeleri ile Kuzey Amerika’da, tarihin en kötü yangın sezonunun yaşanıyor olabileceği uyarısı yapılıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye tarihinin en kötü orman yangınları” olarak nitelediği yangınlar, batı ve güneyde 200’den fazla noktada görüldü.

Hükümet yetkilileri, yangınların büyük oranda kontrol altına alındığını açıkladı.

Öte yandan Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi’nin verilerine göre, bu yılın başından beri çıkan yangınlarda 175 bin hektarlık alan yandı.

Bu, 2008-2020 yılları arasında yılın bu dönemi için kayda geçen yangınların ortalamasından 8 kat daha fazla.

Yaşanan orman yangınlarını ve iklim değişikliğini Doç. Dr. Cihan Erdönmez kozmopolitik.com.tr için değerlendirdi.

Türkiye’nin güneyi ve güneybatısı geçtiğimiz on gün boyunca tarihimizin en büyük yangın felaketini yaşadı. bu yangınların önlenip önlenemeyeceğini sorduğumuz Erdönmez;

Ülkemizin sadece güneyi değil aslında batısı güneybatısı orman yangıları var aslında pek çok yerde meydana geldi ama büyük orman yangınları güneyde meydana geldi. Elbette önlenebilirdi en azından şöyle Türkiye’de istatistikler gösteriyor ki ülkemizde çıkan her 10 yangından 9’u insan kaynaklı çıkıyor. Teorik olarak insan nedeniyle çıkan her bir yangın önlenebilir. Pratikte, 100 yangından 50 ya da 60 kadarı söndürülebilir. Yeterli önlemler alınsaydı bir kısmı evet pratik olarak söndürülebilirdi.” şeklinde ifade ediyor.

Tarım ve Orman bakanı Bekir Pakdemirli’nin yetki alanları konusunda yaptığı açıklama birçok çevrede tartışmalara sebep olmuştu. Ormanların kimin yetki alanına girdiği sorusunu yönelttiğimiz Cihan Erdönmez konuya ilişkin ” Yerleşim yerlerinde belediyeler yeterli önlem almadığı için biz yerleşim yerlerini korumak zorunda kaldığımız için ormanları koruyamadık dedi. Eğriye eğri doğruya doğru demek lazım. Orman yangınları konusunda tek yetkili orman genel müdürlüğüdür. 6831 numaralı kanunun 69. Maddesi bunu açıkça ortaya koyar. Yangından etkilenen kırsal yerleşimler de orman genel müdürlüğünün yetkisindedir orman yangınları kente sirayet ederse belediyelerin yetki alanına girer.” açıklamasında bulunuyor.

Bir başka tartışmalı konu ise havadan müdahale idi. Havadan müdahalenin geç kalması, THK hangarında bulunan hava söndürme araçlarının kullanılmaması, helikopterle müdahale edilmesi gibi konular son on beş gündür en çok tartışılan konular arasında yer almakta. Erdönmez tüm bu tartışmalara; ” Helikopterin müdahale edebileceği alanlar var uçağın müdahale edebileceği alanlar var. Uçak bir boşaltım yaptıktan sonra gölden ya da denizden dolum yapmak zorundayken helikopterler orman sahalarına yakın oluşturulmuş göletlerden deposunu doldurabilir. Orman Genel Müdürlüğü’nün açıkladığına göre Türkiye’de 4000 kadar bu havuzlardan bulunmakta. Uçağın manevra hareketinin zor oluğu yerlerde de helikopterle müdahale edilebilir. Hızlı müdahale edebilecek uçak ve helikopter filomuz daha iyi olsaydı elbette büyüyen yangınlardan bir kısmını büyümeden söndürmemiz mümkün olacaktı. Benim fikrim orman genel müdürlüğünün mutlaka kendi uçaklarının kendi filosunun olmasıdır. Ama olmadığında Rusya’dan kiralanan ucaların, THK hangarında bulunan uçakların, katılsaydı ebette şu an ki kadar büyük bir fatura ile karşı karşıya kalmazdık. Pandemiden çıkan toplumsal hareketlilik, insanların hapisten çıkan bir insan gibi kendini farklı yerlere atması, kurban tatiliyle birlikte gelişen ekstrem hareketlilik, sıcaklık rekorları, nemin düşmesi ve rüzgarın şiddeti çıkan orman yangınlarının pozitif yönde büyümesini etkileyen faktörlerdi. Bunların hepsini bir arada yaşadık. Erken söndürme çalışmalarında teknolojinin yetersiz kalması yangınları bu noktaya getirdi.” açıklamasında bulunmakta.

Türkiye’nin yangınla verdiği mücadele çok büyük tartışmalara sebep oldu. Yangınla mücadelede sınıfı geçip geçmediğimizi sorusunu yönelttiğimiz Erdönmez; ” 10-15 gün içerisinde tahmini 200 bin hektara yakın orman yandıysa sınıfı geçmekten söz etmemiz çok mümkün değil. Temelde söndürmekten konuşuyoruz ancak söndürmeden önce önleyici tedbirlerde bütünüyle sınıfta kaldık. Bu yangınların büyüklüğü değişebilirdi ancak bu yangınların geleceğini gördük ve uyardık da. Örneğin 12 Haziran’da yeşil gazete ’de son orman yanmadan isimli bir yazı yazdım. Müneccim değildim bir takım verilere baktığımızda neydi bu veriler yurtiçi hareketlilik çok artmıştı önlemlerin kalkmasıyla, meteoroloji uyarıyordu, Kurban bayramı tatili geliyordu, kanada ve ABD’de çok büyük yangınlar çıkmıştı ve her sene gerçekleşen senaryo bize doğru geliyordu. Önleyici tedbirler yani yangınların nedeni insandan kaynaklandığı için orman içindeki faaliyetleri sınırlandırmak insanı ormandan uzak tutmak, çiftçilerin orman içindeki faaliyetlerini sınırlandırmak gibi önlemler alınabilirdi. Örneğin yangınların en önemli sebeplerinden biri anız yakmaktır. Bu konuda daha ciddi tedbirler alınabilirdi. Söndürmedeyse evet sınıfta kaldık. Evet, çok fazla ekiple araçla insanla çalışmalar yapıldı çok büyük çaba sarf ettiler bu çalışmalara katılan insanlara minnettarız ancak bu tür yangınlarda ilk 15dk içinde bir şey yapamadıktan sonra yapacak bir şey kalmıyor. Erken söndürme çalışmalarında sınıfta kaldık. Temel eksiklik noktamız erken söndürme konusunda çok ciddi sıkıntılar yaşadık. Tabi bu konuda hava söndürme araçları konusunda kamuoyuna yansıyan bilgiler oldu tekrar etmeye gerek görmüyorum umut ediyorum ki orman genel müdürlüğünün hizmet alımı kiralama değil kendi uçağı helikopteri arzözü olur ve bu hatanı farkına varmış olunur.” cevabını veriyor.

İklim değişikliğinin güncel en ağır etkilerini yaşamaya başladık. İklim değişikliğinin orman yangınları üzerinde nasıl bir etkisi olacağını sorduğumuz Erdönmez; ” Bir defa şunu alışalım iklim değişikliğinin etkilerini her sene daha fazla hissedeceğiz. Hükümetler arası iklim değişikliği panelinin yayınladığı 6. Raporda insan kaynaklı etkinlikler sonucu iklimde değişiklikler olduğu bir kez daha tekrarlandı. Bugünden itibaren çok sıkı önlemler alınsa bile dünya iklim değişikliğinin etkilerini uzun yıllar hissedecek ki ne yazı ki bir önlem alınmasının işareti yok şu an. İklim değişikliğinin etkisi bir şekilde çıkan yangının hızlıca yayılmasıdır, yangınları arttırıcı yönde etkiler, iklim değişikliği yüzünden yangın çıkmaz. Bunun içinde demin bahsettiğim erken söndürme, yangın alanına bir an önce ulaşıp söndürme için teknolojinin yeterli hale gelmesi ve teknoloji insan koordinasyonunun çok iyi hale gelmesi gerekir. Bununla birlikte bilim insanları iklim değişikliğinin ormanlar üzerinde böcek ve mantar yani hastalıkların arttıracağını ön görülüyorlar. Her türlü ekosistem değişikliğinin not edilmesi lazım. Çok daha hassas bir döneme girdik ormanlara gözümüz gibi bakmamız lazım. Her sene bir sonraki seneden daha kötü olacak buna da hazırlıklı olmamız gerekli.

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

Erbil Ziyareti; “CHP’nin Kürt Politikası Seçim Kazanmakla Sınırlı Değil”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı başkanlığında bir heyet, 5-8 Eylül …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir