24 Ekim 2021, Pazar

Devlet Bahçeli: Ülkü Ocaklarından Bilim İnsanı Çıkar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor. Konuşmasında Rusya-Türkiye ilişkilerine değinen Bahçeli, “Rusya Dışişleri Bakanı ve Kremlin Sözcüsü’nün Türkiye’nin Suriye’deki taahhütlerine uymadığını söylemesi çarpıtmadır” dedi. Partisinin seçim çalışmalarına başladığını da aktaran Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın pek çok konuda yasal düzenleme kararı olduğunu bildirdi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 27’nci dönem 5’inci yasama yılının başlamasının ardından partisinin ilk grup toplantısında konuşuyor. Konuşmasında Rusya-Türkiye ilişkilerine değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, “Rusya Dışişleri Bakanı ve Kremlin Sözcüsü’nün Türkiye’nin Suriye’deki taahhütlerine uymadığını söylemesi çarpıtmadır” diye konuştu.

MHP’nin 2023 seçimlerine hazırlıklarının başladığını aktaran Bahçeli, “Sahadaki temas ve çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Siyasi faaliyetlerimizi ülkemizin her köşesine sirayet edecek şekilde yaygınlaştırdık” diye konuştu. Bahçeli ayrıca, “Cumhur İttifakı olarak Türkiye’ye sağlayacağımız ve kazandıracağımız pek çok yasal düzenleme, insanımızı huzur, refah ve esenliğe kavuşturacak pek çok sayıda adım ve kararımız olacaktır. Eylül ayı ile birlikte sahadaki çalışmalarımızı yoğunlaştırdık” ifadelerini kullandı.

‘ÜLKÜ OCAKLARINDAN BİLİM İNSANI ÇIKAR’

Konuşmasında ABD’ye “Ülkü Ocakları” konusunda tepki gösteren Bahçeli, “FETÖ irtibatlı Demokrat Partili bir senatör, Temsilciler Meclisi’nde gündeme Ülkü Ocakları’nı getirmiştir. 2022 yılı ABD Ulusal Savunma Yetki Yasası’nın onaylanan metninde, Ülkü Ocakları’nın bir terör örgütü olup olmadığı hakkında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından rapor hazırlanmasını öngören bir madde de yer almıştır. Ülkücülerin varlığından bu kadar mı korkuyorlar. Bu kadar mı kabus görüyorlar? Dünyaya bir daha gelsem yine ülkücü olurdum. Ülkü ocaklarından şehit, gazi, bilim insanı çıkar” diye konuştu.

Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“1 Ekim’de başlayan yeni yasama yılında ilk grup toplantısını gerçekleştiren Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Yeni yasama yılının aziz milletimize, milletvekillerine ve parti gruplarına hayırlı olmasını diliyorum.

Sorunların ve zihni kurcalayan soruların varlığına işaret ettiğinin de farkındayız. Bizim her soruya verecek cevabımız, çözüm önerilerimiz vardır. Her zaman milletimizin emrine amadedir. Taşıdığımız sorumlulukların fevkinde hareket etmeye kararlıyız. Taviz çukuruna devrilmeden, yolumuza ve tarihi yolculuğumuza şevkle devam edeceğiz. İradesi sıra dağlar gibi duranlardanız. MHP, Türk milletinin sesidir. Türkiye’nin beka siperidir. MHP, Cumhur İttifakı Türkiye’nin muazzam sinerjisidir.

‘SAHADAKİ ÇALIŞMALARIMIZI YOĞUNLAŞTIRDIK’

TBMM’nin yeni yasama yılında Cumhur İttifakı olarak Türkiye’ye sağlayacağımız ve kazandıracağımız pek çok yasal düzenleme, insanımızı huzur, refah ve esenliğe kavuşturacak pek çok sayıda adım ve kararımız olacaktır. Eylül ayı ile birlikte sahadaki çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Siyasi faaliyetlerimizi ülkemizin her köşesine temas edecek şekilde planladık. Afyonkarahisar’da başlayan istişare toplantılarımız 9 ayrı bölgeye yayılmış ve çok başarılı sonuçlar ortaya çıkmıştır.

MHP yaparsa en iyisini yapar. Davamızın haklarını layıkıyla savunacağız. Vatan ve millet sevdasının bayraktarı olacağız. Başarmanın sınırı, mücadelenin sonu yoktur.

İnandığımız sürece, ilkelerimize, davamıza bağlı kaldığımız sürece ne bir engel tanıyacağız ne de iftira ve ihanetlere boyun eğeceğiz. Bilinmesini isterim ki hiçbir çılgın varlığımıza zincir vuramayacaktır. Fitne ile örülmüş tuzaklara düşmeyeceğiz. Doğru duracağız, dürüst davranacağız, dengeli olacağız. Nerede bir mazlum varsa elinden tutacağız. Nerede bir garip varsa yanında olacağız, nerede bir hain çıkmışsa tam karşı cephesinde yerimizi alacağız. Bizler Türkiye sevdalısıyız, MHP’yiz. Ortak inanç ve şuurla kenetlenmiş iman neferleriyiz.

ERDOĞAN-PUTİN GÖRÜŞMESİ

Başta Rusya olmak üzere aynı coğrafyayı, aynı kıtayı paylaştığımız müessir ülkelerle de ters düştüğümüz konu başlıkları, anlaşma ve uzlaşmada zorluk çektiğimiz sorun alanları vakidir. Hükümet, maharet ve makuliyetle, takip ettiği çok yönlü ve aktif diplomasiyle farklı dönemlerde farklı çıkarları çatışan taraflarla aynı masaya oturabilme, Türkiye’nin haklarını savunabilme dinamizmine sahiptir. Bu bir denge siyaseti değil, dirayetli siyaset numunesidir. Soçi Zirvesi, mevcut statükoyu canlı tutmuştur.

29 Eylül’de Soçi’de Putin ile 3 saat toplantı yapan Cumhurbaşkanımız Suriye’yi görüşme fırsatı bulmuştur. Rusya ile iş birliği alanlarının uçak motorları, savaş uçakları gibi alanları kapsayacak şekilde genişletmek iki ülkenin de çıkarlarına uygundur. Suriye’de nihai ve sürdürülebilir bir çözüm bulma vakti Sayın Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi gelmiştir.

Rusya Dışişleri Bakanı ve Kremlin Sözcüsü’nün Türkiye’nin Suriye’deki taahhütlerine uymadığını söylemesi çarpıtmadır. Soçi Zirvesi İdlib’in çok ötesine geçerek bütüncül bir perspektife bürünmüş, karşılıklı anlayış ön plana çıkmıştır. Suriye konusu kağıda dökülmüş, defalarca mutabakat sağlanmış bir durumdur.

Birincisi İdlib, ikincisi 5 Mart 2021 mutabakatı ve üçüncüsü PKK/YPG ile Rusya ilişkisidir. PKK’ya, PYD’ye Moskova’da ofis açmasına müsaade eden Rusya’nın İdlib’de terörle mücadele söylemi bize göre inandırıcı değildir. Sözde M4 karayolunun güvenliğini sağlamak üzere Rusya ve Suriye ortaklığı ile bir operasyon bile gündeme gelmiştir. Bu operasyon sonrası oradaki insanların Türkiye’ye kaçması demektir. Buna rıza göstermemiz hayal ötesidir.

‘ABD’NİN YAPTIRIM TEHDİDİNE ALIŞTIK’

ABD yaptırım kartını masaya çıkardı diye devletimizin egemen vasfından vazgeçeceğimizi bekleyenler, bunu dileyenler, aldığımız füze ve hava savunma sistemini depolarda çürümeye terk edilmesini tavsiye edenler işbirlikçilerdir. Türkiye olarak neyi, ne zaman, nasıl alacağımızı ihtiyaç duyulan hesabını yalnızca büyük Türk milletine vereceğimizi herkesin bilmesinin yararı vardır.

ABD yönetimi bizi yeni yaptırımlarla bizi tehdit ediyormuş, varsın etsinler, nasıl olsa alıştık, yaptırım var diye Türkiye Cumhuriyeti’nin haysiyetini hiç kimseye çiğnettirmeyiz. Yağlı kuyruk gördüler mi ağızlarının suyu akan içimizdeki emperyalist kalıntıların Türkiye’de hükmü geçemez.

ABD silah almayın diye ülkemize yaptırım gözdağı verirken aynı anda Suriye’nin kuzeydoğusunda ne işler çevirdiğini itiraf edecek dürüstlüğe sahip midir? PKK’ya, YPG’ye suikast silahlarını bedelsiz vermeyi kendisine hak görüyor da milli güvenliğimizi korumak amacıyla temin ettiğimiz silahlar mı gözüne batıyor? Teröristlerle ittifak içinde olan bu ülkenin şaşkın ve şuursuz yöneticileri Türkiye’yi ne sanıyorlar?

Afganistan’ı bu hale getiren kimdir? Dünya üzerinde 800 noktada 350 bine yakın askeri konuşlandırarak yapmadığını bırakmayan ülke, Türkiye’ye ne anlatıyor?”

Ülkücülerin varlığından bu kadar mı korkuyorlar. Bu kadar mı kabus görüyorlar? Dünyaya bir daha gelsem yine ülkücü olurdum. Ülkü ocaklarından şehit, gazi, bilim insanı çıkar.

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

BloombergHT: Benzinin Litresi 44 Kuruş Zamlanacak

Pazartesi gece yarısından geçerli olmak üzere benzinin litresinin 44 kuruş zamlanacağı belirtildi. Dolar/TL kuru ile …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir