16 Ekim 2021, Cumartesi

Doğal Afetler Nedeniyle Vergi Borçları Silinebilir Mi?

Sözcü yazarı Nedim Türkmen, bugünkü yazısında, sel, deprem gibi doğal afetler nedeniyle oluşan zararlarla ilgili iki kanunda düzenleme yer aldığını hatırlatarak, “Bugün her felaketten sonra ‘milletimiz cömerttir’ deyip, vatandaşına IBAN numarası veren iktidara, evini, işini hatta canını kaybedenlerin vergilerini silebileceğine ilişkin düzenlemeyi hatırlatmak istiyorum” diye seslendi.

Türkmen yazısında okurlarını şöyle bilgilendirdi:

“Doğal afetler nedeniyle terkin (silme), Vergi Usul Kanunu’nun 115. maddesi ile Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; kanunda sayılan veya sayılmamakla birlikte doğal afet niteliğine sahip olaylar nedeniyle Vergi Usul Kanunu çerçevesinde vergi mükelleflerinin varlık ve/veya mahsullerinin en az üçte birini, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde ise varlık ve mahsullerinin en az üçte birini kaybetmeleri gerekiyor. Bu şartı taşıyan mükelleflerin Vergi Usul Kanunu kapsamında gelir ve kurumlar vergisi ile arazi vergileri kapsamında olmak üzere, zararla orantılı olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uygulaması yönünden ise Cumhurbaşkanı’nca kısmen veya tamamen terkin edilebilecektir. Terkin için Vergi Usul Kanunu çerçevesinde kesin bir süre olmamakla birlikte, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde doğal afetler nedeniyle terkinde altı aylık başvuru süresi mevcuttur.”

Zarar tespiti nasıl yapılacak?
Öte yandan Türkmen, zarar tespitinin nasıl yapılacağına ilişkin de şunları kaydetti:

“Vergilerin silinmesi düzenlemesinden; yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benzeyen afetler yüzünden zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte birini kaybedenler yararlanabilecek.

6183 sayılı Kanun’un 105’inci maddesine göre, terkin yapılabilmesi için; amme alacaklarının afet tarihinden önce tahakkuk etmiş olması ve terkini talep edilen amme alacağının afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili olması gerekiyor. Silinme için başvuruda bulunulmaması halinde, re’sen terkin yapılmasının mümkün olmadığını da hatırlatmak isterim. Silme kapsamına giren bir zararın mevcut olup olmadığı, mahalli il veya ilçe idare kurullarınca belirlenecek. Kanun, zararın derecesinin tespitinde uygulanacak genel esasları belirleme yetkisini Maliye Bakanlığı’na vermekte, zarar derecesi ile ilgili olarak bakanlığın belirlediği esaslar çerçevesinde doğal afetin amme borçlusuna verdiği zararın derecesinin ilgili amme idarelerince tespit edilmesi gerekmektedir. Belirlenen zarar derecesi, madde hükmüne göre aranılan üçte bir şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinde kullanılacak ve şart sağlanıyor ise silme işlemleri başlayabilecektir.”

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

Sedat Peker’in İddianamesi Tamamlandı: 5 Ayrı Suçtan Hapsi İstendi

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun ‘Sedat Peker ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir