25 Mayıs 2022, Çarşamba

Kılıçdaroğlu Savcılara Seslendi: Rüşvet Olaylarının Üzerine Niye Gitmiyorsunuz?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin grup toplantısında açıklama yapıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

“84 milyon insanın derdi var. Bir avuç kişi dertsiz ama 84 milyonun derdi var. Herkes perişan vaziyette, ben onların sözcülüğünü yapıyorum. Çözümsüz eleştiri doğru değildir. Çözümü de dile getireceksiniz. Sizin çözümlerinize halk da destek veriyor.

Belediye başkanlarımız bütün engellemelere, baskılara rağmen başarılı görev yapıyorlar. Şikayet etmeyeceksiniz, engelleri aşıp halka ulaşacaksınız. Bulunduğunuz yerlerde bir çocuk dahi yatağa aç girmeyecek. Herkesin güvencesi o kentin belediye başkanı olacak, valisi, kaymakamı, cumhurbaşkanı, bakanı değil, belediye başkanlarımız olacak.

Saydıklarımda adalet duygusu yok, onlara ulaşamazsınız. Muhtarlarla iş birliği yaparak ulaşabilirsiniz. Kara kış fonu dolayısıyla 4 milyon 480 bin 466 aileye yardım yapıldı, gıda, nakdi, eğitim, kırtasiye, ulaşım, ısınma yardımı… Toplam 3 milyardan fazla yardım yapıldı.

5 Nisan Avukatlar Günü… Hakim var, iddia makamı var ve savunma var. Yargı bu üçlüden oluşuyor. Avukatlar yargı bağımsızlığı konusunda endişe taşıyor, ücretleri konusunda endişe taşıyor. Bugün grup başkan vekillerimiz bunu gündeme getirecekler, bakalım iktidar ve küçük ortağı ne söylüyor avukatlar konusunda, bizler ne söylüyoruz.

Her yerde ceplerim kağıtlarla doluyor. Ya iş istiyorlar ya dertlerini dile getiriyorlar. Manisa’da bir kağıt verdiler, şöyle diyor: ‘Biz ne şartlarla çocuklarımızı nasıl okuttuğumuzu bir Allah bir de biz biliriz. Ailelerimizin desteği ile bir öğretmen ailesi olarak 15 yıl Sivas’ın köyünde kız çocuklarımız kimseye boyun eğmesin diye mücadelemizi verdik, atanamadılar. Çok yıprandık, umudumuzu kaybetmek istemiyoruz.’

Atama bekleyen öğretmenler gibi sağlıkçılar da var. Buradan atama bekleyen öğretmenlere, sağlıkçılara söylüyorum, biraz sabredin, az kaldı, kimseyi aç ve açıkta bırakmayacağız. Herkesin işi ve gücü olacak!

2021 yılını sağlık çalışanları yılı olarak belirlemişti hükümet, ama sağlıkçıların dünya kadar sorunları var, o sorunları aşacağız.

Emekli polisler de aramızda. Hiç merak etmeyin, emniyette, yasa dışı talimatları kim verirse devri iktidarımızda onun hesabını verecek. Haklının yanında olun, hukukun, adaletin yanında olun. Bunların gereğini yapın. Angarya işler de sizlere verilmeyecek.

Zam haberleri havuz medyası hariç her yerde var. Ama herkes biliyor ki mutfaklarda, depolarda yangın var. Otobüs şoförleri büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Kamyon şoförleri, TIR şoförleri de mağdur. Yağmur gibi zamlar gelecek, eski tarifeden gidecek… Bayram geliyor insanlar bayrama gidip gitmemekte tereddüttüler. Uçak daha ucuza geliyor. Uçağa devlet desteği var, trene devlet desteği var, otobüse devlet desteği yok. Rekabeti eşit koşullarda yap. Uçağa yardım yaparsan otobüse kimse binmez. Binlerce otobüs var. On binlerce çalışan var.

Zamlar yağmur gibi geliyor ama TÜİK açıklama yaptı, tüketici fiyatları yüzde 61, üretici fiyatları yüzde 115 arttı diyor. TÜİK doğruları söylemiyor. Bunun çok daha yüksek olduğunu biliyoruz. ENAG’a göre yıllık enflasyon yüzde 143. Evet, gerçek. Patatese yüzde 207 zam geldi, salatalığa yüzde 193, patlıcana yüzde 185, margarine yüzde 160 zam geldi… Yüzde 61 doğru mu? Köpüre yüzde 221, mazota yüzde 210, LPG’ye yüzde 193, benzine yüzde 161 zam geldi. Doğru rakam yüzde 143. Enflasyon aldı gidiyor. Hükümet bu konuda ‘fedakarlıkta bulunun’ diyor. Enflasyon en haksız ve en acımasız vergidir. Bütün ekonomi kitapları yazar. Antalya borsasının rakamları var, Mart’ta domatese yüzde 33 zam geldi, TÜİK’e göre ise yüzde 9 düştü… Pazar mı, saraydan talimat alan bürokratlar mı? Zam artı zam artı zam eşittir Recep Tayyip Erdoğan. Kimse unutmasın. Bu işin sorumlusu sarayda oturan… Bakkalı, şoförü, simitçiyi, sanayiciyi mi sorumlu tutacağız? Kim memleketi yönetiyor? Tek kişilik hükümette en tepede kim var? Erdoğan var… Zam artı zam artı zam eşittir Recep Tayyip Erdoğan. Hayatın gerçeği bu.

20 yıldır memleketi yönetiyorsun kardeşim. TCMB eksi 46 milyar dolar… 1 centi bile yok. Ekonomistim diyor. Çakma ekonomist, keşke ekonomist olsa. Hangi ekonomist bunu yapar? Bir yerden ekonomist lafını duymuştur. Demişlerdir ki ‘Ekonomist gelince akla Acemoğlu geliyor, o da ben de ekonomistim’ diye öykünmüştür. Merkez Bankasını söğüşlediniz. 128 milyar doları yok ettiniz. Yabancı yatırımcılar Türkiye’yi terk etmeye devam ediyor. Ben faize karşıyım diyordu da. Faiz haramdır diyen kardeşlerim dinlesinler, Erdoğan doğruyu yapıyor diyenler dinlesinler. Bankaların bir numaralı geliri faizdir. Bankaların karı yüzde 322 artmış. Kamu bankalarının geliri ise yüzde 540 oranda artmış. Demek ki faizcilere hizmet eden bir hükümetimiz var. Tek kişilik hükümet var. Hani faiz haramdı? Yüzde 540 kâr ya iki ayda! Kimse TL’ye güvenmiyor. Parayı pul ettiler.

Vatandaşın, bankalardaki tasarruf mevduatının yüzde 64’ü dolar. Kalan kısmı TL. İcradaki dosya sayısı 23 milyonu aştı. 18 yıllık iktidarda, 5’li çeteye hizmet ediyor diye eleştirdim, tahsildarlığını yapıyor diye eleştirdim. Mahkemeden bir karar aldılar, ben ihtiyatlı konuşacakmışım, beşli çete diyemeyecekmişim. Sarayın mahkemesi böyle karar vermiş. O hakime söylüyorum. Ben 5’li çete diyeceğim, bakalım sen ne yapacaksın? Ben vatandaşın hakkını savunacağım, sen 5’li çeteden yana tavır alacaksın. Ben sana hakim değil, sen de 5’li çetenin yandaşısın diyeceğim. Bal gibi 5’li çete! 18 yılda bu 5 şirkete 203 milyar liralık iş verildi ya! Yüzde 10’u 20 milyar lira yapar! Her şeylerini finanse ediyorlar. Savcıya da sesleneyim. Rüşvet olaylarının üzerine niye gitmiyorsunuz? 5 kişiye 203 kişilik ihale verilmiş, bu 5 kişinin adı kamudan ihale alan en büyük 5 şirket diye dünya literatüründe. Sen bana kalkıyorsun 5’li çeteyi kullanma diyorsun. Bunlar bildiğimiz ihale değil. Adamı çağırıyorlar, işi sana verdim diyorlar.

İşi de dolara bağlıyorlar. Lira’yı atıyorsun köşeye, 5’li çeteye hizmet için işi dolarla veriyorsun. Ben 5’li çete dediğim için de beyefendi üzülmüş, incinmiş! Sen 5’li çeteye hizmet ediyorsun, bir daha dava aç, açmazsan namertsin!

Hiçbir banka kredi vermiyorsa ben sana Hazine’den garanti veriyorum diyor Erdoğan. Bu 5’li çeteye dolar bazında ihale vereceksin, bir de Hazine olarak güvence vereceksin. Hazine bunların çiftliği mi, sen de bu çiftliğin reisi misin?

Ne olur ne olmaz bu Kılıçdaroğlu gelir iktidar olur, elimizden bunları alır, ya gelir siz neler yaptınız diye sorar, mahkemelere giderse, bu işi İngiliz mahkemelerine götürelim diyorlar. Sen İngiliz mahkemelerine güvence veriyorsun, TC mahkemelerine güvenmiyorsun. Ben sana 5’li çetenin tahsildarlığını yapıyorsun dediğim zaman da güceniyorsun. Zaten bunu yapıyorsun kardeşim, görevin bu.

Bu 5’li çete, ‘Güzel, parayı aldık, Hazine garantisi var, sözleşmeleri imzaladık, bir talebimiz daha var. Dolar aldık ama ABD’de enflasyon olabilir. Buradan da bizi koruyun’ diyorlar. Dolarla aldıysan ABD’de deki enflasyon kadar para vereceğim sana diyor. Ya bana söyler misin be adam, dünyada böyle bir ihale var mı ya? Burası sömürge bir devlet mi? Hakimlerini, savcılarını devreye koyuyorsun? Kılıçdaroğlu’nun sesini nasıl gezeriz diye mahkeme mahkeme dolaşıyorsun. Mahkeme mahkeme dolaşma, dünya kadar televizyonun var, çık karşıma hesaplaşalım.

Bu hesabı kim yapar ya? Soygun düzeni ya! Adamı çağırıp ihale veriyorsun, dolar garantisi veriyorsun. Enflasyon garantisi veriyorsun bir de mahkeme garantisi veriyorsun. Adamın hiçbir riski yok. Yapan kim, Erdoğan. Farkı veren, imzalayan Erdoğan. Milletin iliğini sömüren kim, Erdoğan. Bakanın yetkisi yok. Bakanların hiçbir yetkisi yok. Bir milyonluk dava açmışlar, beni parayla korkutmaya çalışıyorlar. Parayla korkan sensin kardeşim, benim parayla pulla işim yok. Tek derdim herkes huzur içinde yaşasın, hakları teslim edilsin!

Erdoğan’a söyleyeyim, bari hurma işine girdin, Ramazan boyunca gümrük vergisini sıfırla. Beyefendi manda yoğurdu falan filan… 5’li çeteye girince kapıları açıyorsun, hurma yiyecek vatandaş yüzde 25 gümrük vergisi ve KDV.

Hırsız içeriden olursa kapı kilit tutmaz diye bir laf vardır. Hırsız içeride, kapı da kilit tutmuyor. Devletin bütçesi, devlet yönetimi, bürokrasi darmadağın. Bu yapı böyle gitmez. Hiç kimse şunu unutmasın. Bu ülkenin gerçek sahipleri bu ülkenin halkıdır. Saray şürekası devletin sahibi değildir, 84 milyondur. Devleti yönetmiyorlar, devletin çivisini çıkardılar. Saraylı kafası ile bu işler olmaz.

Sözleşmeyi yapıyorsun, garantileri de verdin. Yine tatmin olmuyor 5’li çete. Bana ek süre ver iş için diyor. Ben daha yoldan geçenleden para alacağım diyor.

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

Kılıçdaroğlu: Görevimiz, Bedel Ödeyenlerin Yanında Durmak

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.