16 Ekim 2021, Cumartesi

Pandora Papers – Sultanhamam’dan Vergi Cennetine: Ahmet Çalık

Pelin Ünker ve Serdar Vardar

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) paylaştığı ve Türkiye’den sadece DW Türkçe’nin incelediği yaklaşık 12 milyon belgenin içinden Çalık Holding de çıktı. Vergi cennetlerindeki faaliyetleri daha önce Paradise Papers sızıntıları ile ifşa olan Çalık Holding, yeni sızdırılan belgelerde tam dört offshore şirketle yer alıyor.

Çalık Holding yöneticilerinin de adının geçtiği ve hesaplarında milyon dolarlar olan bu şirketler, kayıtlara göre Holding’in ticari işlemleri için kullanılıyor.

Türkiye’nin en zengin beşinci kişisi
Çalık Holding, AKP iktidarı döneminin en hızlı yükselen gruplarından biri. Holding, özelleştirmeler, TOKİ ihaleleri, yurtdışı anlaşmaları ve uygun kredi koşullarıyla enerjiden telekomünikasyona, finanstan tekstile, inşaattan medyaya kadar birçok sektörde hızla büyüdü. Yıllık faaliyet raporlarına göre Holding, 2012’den 2020’ye öz kaynaklarını yaklaşık dokuz kat artırdı ve 1 milyar 600 milyon liradan 13 milyar 900 milyon liraya çıkardı.

Ticareti İstanbul Sultanhamam’da öğrendiğini belirten Holding’in yönetim kurulu başkanı Ahmet Çalık ise Forbes’in 2021 listesinde 1,5 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zenginleri arasında 2035’inci sırada. Çalık, aynı derginin 2020 Türkiye listesinde de ülkenin en zengin beşinci kişisi olma unvanını elde etmişti. Ancak Ahmet Çalık’ın ne kadar vergi ödediğine açık kaynaklardan ulaşmak zor. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın en son açıkladığı 2019 vergi rekortmenleri listesinde Ahmet Çalık’ın ismi yer almıyor, Çalık, ismini açıklamama hakkını kullanmış görünüyor.

Pandora’daki şirketler
Belgelere göre Çalık Holding’in ilişkili olduğu Britanya Virjin Adaları merkezli dört şirket var. Trident Trust offshore danışmanlık firması aracılığıyla kurulan Oipano Trading S.A, Textiles International Ltd, Lasarre Trading Ltdve Sonjah International Limited adlı şirketlere Straellington Nominee Limited adlı bir firma vekil hissedar olarak atanıyor. Belgelerden edinilen bilgilere göre Ahmet Çalık böylece perde arkasından şirketlerin faaliyetlerini yürütebiliyor.

Belgelere göre 18 Aralık 2000’de kurulan Oipano Trading’in direktörleri Şafak Karaaslan ve Metin Atalay. Şafak Karaaslan, Çalık Holding’in dış ilişkiler sorumlusu. Metin Atalay ise Holding’in Dubai’deki çalışanlarından biri. Firmanın varlıklarının ise 10 milyon ABD Doları olduğu belirtiliyor. Kayıtlara göre şirketin faaliyet alanı, tekstil satışı, tekstil danışmanlığı ve tekstil ürünleri alım satımı. İş yaptığı ülkeler ise Türkiye dışında Çalık Holding’in yurtdışı iştiraklerinin de bulunduğu Türkmenistan ve Dubai (Birleşik Arap Emirlikleri). 24 Ağustos 2016 tarihli evraklarda ise şirketin hak sahipliğinin Türkiye’de Rema Group adlı tekstil şirketinin kurucusu olan Recai Arslan’a geçtiği görülüyor.

1995’te kurulan Textiles International Ltd.’nin faaliyet gösterdiği ülkeler ve faaliyet alanlarının da Oipano ile aynı olması dikkat çekiyor. Kayıtlarda firmanın değerinin 5 milyon dolar olduğu belirtiliyor. 10 Kasım 2010’da şirket direktörü Şafak Karaaslan’ın Trident yetkilileriyle olan yazışmalarında, şirket hisselerin devredilmediği, sadece kaybolduğunu deklare eden Ahmet Çalık imzalı bir evrağa rastlanıyor. Bu sayede şirketin gerçek sahibinin Ahmet Çalık olduğu anlaşılıyor. 24 Ağustos 2016’da ise firmanın hak sahipliğinin yine Recai Arslan’a geçtiği görülüyor. Ancak bu işlemin ardından Çalık Holding ile bağlantılı isimler şirket direktörlüğünde kalmaya devam ediyor. Bu görevi yürütmeye devam eden Şafak Karaaslan ve Metin Atalay, Şubat 2018’de görevi Çalık Holding’in tekstil sektöründe faaliyet gösteren şirketi Gap Pazarlama’nın ofis müdürü olan Süleyman Kankul’a devrediyorlar.

1993 yılında kurulan Lasarre Trading Ltd.’nin direktörleri de 2007 yılından itibaren Şafak Karaaslan ve Metin Atalay iken 2018’de bu iki isimler yerine yine Süleyman Kankul getiriliyor.

Aralık 2000’de 50 bin dolar sermayeyle kurulan Sonjah International Limited’in direktörlüğünü de Şafak Karaaslan ve Metin Atalay yürütüyor. Firma 23 Ocak 2017’de kapatılıyor.

Şirketler faaliyet raporunda yok
Çalık Holding’in dünyanın 20 farklı ülkesinde iştiraki var. Holding’in tekstil sektöründe faaliyet gösteren şirketi GAP Pazarlama ise 40 ülkede faaliyet gösteriyor. Holding’in 2020 faaliyet raporuna göre, 1994 yılında kurulan GAP Pazarlama’nın birçok farklı ülkede fason tedarik ağı var.

Şirketin iştirakleri Dubai merkezli Gap Pazarlama FZE, New York merkezli Gappa Textiles Inc. ve BAE merkezli Synchron Global Trading FZE diye sıralanıyor. Holdingin tekstil kolunda faaliyet gösteren bir diğer şirketi Çalık Denim’in ise Hollanda’da Calik Denim B.V., Türkmenistan’da Balkan Dokuma TGPJ, Serdar Pamuk Egrigi Fabrigi ÇJB, Türkmenbaşı Tekstil Kompleksi, Gap Türkmen-Türkmenbaşı Jeans Kompleksi, Mısır’da Çalık Alexandria for Readymade Garments adlı bağlı şirketleri ve üretim merkezleri bulunuyor.

Ancak Pandora Papers ile ortaya çıkan Britanya Virjin Adaları merkezli offshore firmalar, Holding’in faaliyet raporlarında belirtilen yurtdışı şirketleri arasında yer almıyor.

Offshore şirketi kurmak suç değil
Britanya Virjin Adaları’nda offshore şirketlerin kurulması, Türkiye’de bir suç değil. Ancak yasal mevzuata uygun yapılan bu işlemlerin topluma da birtakım maliyetleri söz konusu.

Pandora Papers “yasal” olan bu işlemlerin etik boyutunu tartışmaya açıyor. Zira “yerli ve milli” sermayenin vergi cennetlerine aktardığı kârlar Türkiye’de kalsa, Hazine’nin elde ettiği bu kaynakla örneğin eğitim ve sağlık alanındaki eksikliklere yatırımlar yapılabilir.

Daha az vergi ödüyor
Peki, bir firmanın offshore şirketler üzerinden ticari işlemler yapması, faaliyet gösterdiği ana ülke açısından nasıl bir etkiye yol açıyor? Sistem şu şekilde işliyor:

Türkiye merkezli bir A şirketi Afrika’dan tekstil hammaddesi almak istiyor. Bu şirketin sermayedarı olan ticari grup, vergi cennetinde B ve C adında iki ayrı offshore şirket kuruyor. B şirketi 10 milyon dolara hammadde satın alıyor ve bu hammaddeyi diğer grup şirketi olan C şirketine 15 milyon dolara satıyor. C şirketi aynı hammaddeyi Türkiye’deki ana şirket olan A şirketine aynı fiyata satıyor. A şirketi 15 milyon dolara mal ettiği hammaddeyi işleyerek iç pazarda 17 milyon dolara satıyor. A şirketinin bilançosunda malın maliyeti 15 milyon dolar, satış bedeli ise 17 milyon dolar olacağından vergiye esas kazancı yani karı 2 milyon dolar olarak belirleniyor. Böylece A, B ve C şirketlerinin gerçek sahibi 10 milyon dolara satın aldığı hammaddeyi 17 milyon dolara satıp aslında 7 milyon dolar kar etse de Türkiye’deki vergi otoritesine sadece 2 milyon dolarlık kar beyan etmiş oluyor. Bu sayede 5 milyon dolarlık “vergiden kaçınmış” oluyor.

Pandora Papers belgelerinde Çalık Holding’in bağlantılı olduğu offshore firmaların 1993-2018 arasındaki işlemleri görülüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da 2007’den 2013 yılının sonuna kadar Çalık Holding Genel Müdürlüğü görevini yürütüyordu. Holding’e 1999 yılında Hazine Uzmanı olarak katılan Berat Albayrak, Genel Müdürlük görevini şu an Holding’e bağlı Turkuvaz Medya Grubu’nun başkanvekili olan ağabeyi Serhat Albayrak’tan devralmıştı.

Kazan-kazan sistemi
Türkiye’de vergi cenneti ülkelerinde yapılan ticari işlemlerde yüzde 30 vergi uygulanması kararlaştırılsa da Bakanlar Kurulu hangi ülkelerin vergi cenneti olduğuna karar vermediği için 15 yıldır bu vergi uygulanamıyor. Kamuoyunda “varlık barışı” olarak bilinen ve periyodik olarak çıkarılan düzenlemeler ise offshore ile mücadele yerine teşvik ettiği yönünde eleştiriliyor.

2008’den bu yana uygulanan varlık barışı sayısı şimdiye dek yediyi bulurken, iktidar bu düzenlemeyi ekonomiye ciddi kaynak sağladığı gerekçesiyle savunuyor.

Peki, “Varlık Barışı” düzenlemeleriyle Türkiye ekonomisindeki kaynak sıkıntısını çözmeye çalışan AKP iktidarı, neden vergi cenneti üzerinden yapılan işlemleri vergilendirmiyor?

Pandora Papers ile sızdırılan belgeler, vergi cennetlerini kullanan sermaye gruplarının AKP iktidarı ile olan ilişkileriyle birlikte okunduğunda, sadece şirketlerin değil iktidarın da kazandığı bir tablo ortaya çıkıyor. Öyle ki kendisine yakın şirketlerin güçlenmesi AKP iktidarının konumunu sağlamlaştırırken belgeler, bu durumda offshore sisteminin önemli bir payı olduğunu gösteriyor.

Peki, Çalık Holding küresel sistemin sağladığı bütün imkanlardan faydalanıp offshore şirketleri üzerinden karına kar katarken elde ettiği sermayeyi Türkiye’deki hangi faaliyetlerinde değerlendiriyor?

Sabah-ATV ihalesi
Telekomünikasyon, inşaat, enerji ve maden alanında çok sayıda ihale alan Holding, TMSF tarafından el konulup satışa çıkarılan Sabah-ATV için Aralık 2007’de yapılan ihalenin de kazananı oldu. Bütün katılımcıların çekildiği ihalede tek teklif o dönem Berat Albayrak’ın genel müdürü olduğu Holding’den geldi. Grup, medya sektörüne girerken kamu bankalarından 750 milyon dolarlık kredi aldı. Sabah-ATV’nin Çalık grubuna satılması medyada bir kırılma noktası oldu. Bu tarihten sonra ana akım medyanın büyük kısmının iktidara yakın şirketlere geçtiği süreç başladı.

Vergi cennetlerinde offshore şirketler üzerinden yürüttüğü ticari işlemlerle ilgili ulaştığımız Çalık Holding ve Holding’in offshore şirketlerinde adı geçen Rema Group kurucusu Recai Arslan sorularımıza yanıt vermedi.

DW Türkçe-

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir

BU HABERİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

“Taliban Heyetindeki 31 Kişiden 18’i Terör Listesinde”

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakır Özer, Ankara’ya gelen 31 kişilik Taliban heyetinden 18’inin BM’nin terör …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir